Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/6112 K.2025/11124
10. Hukuk Dairesi 2025/6112 E. , 2025/11124 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/99 E., 2024/89 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; eski eşi ...'ten ........ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/213 Esas 2009/205 Karar sayılı 16.04.2009 tarihli kararı ile boşandığını, boşanma kararının 20.05.2009 tarihinde kesinleştiğini, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra babası .......... 'dan kalan aylığın tarafına bağlanması için defalarca SGK'ya başvuru yaptığını, başvurularının kabul edilmediğini en son 01.11.2013 tarihinde ölüm aylığı için başvuru yaptığını, ancak 06.11.2013 tarihinde verdikleri yazı cevabında denetmen raporuna istinaden tarafına ölüm aylığı bağlanamayacağının bildirildiğini, eşi ile boşanmalarının gerçek bir boşanma olduğunu beyan ederek tarafına ölüm aylığı bağlanmasına, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren işlemiş olan aylıkların faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile ........... T.C no'lu davacı ...'ın ... babası ... 'dan almakta olduğu yetim aylığını kesilmesine ilişkin 25.10.2010 tarih 2010/MD-218 tarihli ..... İl Müdürlüğü Denetmen raporunun iptaline, davacıya babası ... 'dan almakta olduğu ölüm aylığın kesildiği yer olan tekrar evlendiği 31.07.2018 tarihine kadar bağlanması gerektiğinin tespiti ile tahsil edilen yetim aylıklarının iadesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Daire kararında; somut olayda; davacının 16.04.2009 tarihli kararı ile boşandığını, boşanma kararının 20.05.2009 tarihinde kesinleştiği, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra babasından kalan aylığın tarafına bağlanması için Kuruma başvuru yaptığı, denetmen raporuna istinaden boşandığı eşiyle birlikte yaşaması nedeniyle tarafına ölüm aylığı bağlanamayacağının bildirildiği somut olayda davacının eldeki dava ile tarafına ölüm aylığı bağlanmasına, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren işlemiş olan aylıkların faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ettiği, Mahkemece davacıya babasından almakta olduğu ölüm aylığın kesildiği yer olan tekrar evlendiği 31.07.2018 tarihine kadar bağlanması gerektiğinin tespitine şeklinde hüküm tesisi edildiği ancak dosya kapsamında davacının almakta olduğu bir ölüm aylığı bulunmadığının anlaşılması karşısında verilen karar ile hükmün kendi içerisinde çelişki oluşturduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu uyuşmazlıkta 2. bozma sonrası dinlenen tanıklar davacı ile eski eşinin 20.05.2009 tarihli boşanma kararından sonra aynı evde birlikte yaşadıklarına dair somut ve davalı Kurum iddialarını teyit eder nitelikte beyanda bulunmamışlar, bozma ilamından sonra dinlenen kamu tanığı ... da davacının eski eşi ile birlikte yeniden yaşamadığını belirtmiştir. Yine davacının babasının vefat tarihi 10.09.1980 olup kendi boşanma tarihi 20.05.2009'dur, davacının evlenme tarihi 20.11.1999 olup yetim aylığı imkanını daha önce kullanamadığı dikkate alınmalıdır. Dava dosyasına celbedilen vukuatlı nüfus kayıtlarından davacının 31.07.2018 tarihinde ....... ile evlendiği 09.11.2020 tarihinde ikiz oğullarının dünyaya geldiği, davacının eski eşi ...'in de 30.03.2017 tarihinde .......... ile evlendiği 29.06.2017 tarihinde bir oğlu ve 19.11.2018 tarihinde bir kızının olduğu tespit edilmiş, davacı ve eski eşinin ortak evliliklerinden ise 02.01.2001 doğumlu bir oğlu ile 27.08.2007 doğumlu bir oğlu bulunmakta olup Türkiye'nin sosyolojik yapısı ve aile gelenekleri dikkate alındığından davacı ile eski eşinin tekrar evlenmeleri birlikte yaşamadıklarına karine teşkil ettiği gibi aksinin davalı SGK Başkanlığı tarafından ispat edilmesi gerekmekte olup sadece muhtar beyanı ile başkaca hiçbir yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı niteliğinde belge olmadığı, aksi yönde birçok komşu-tanık beyanı bulunduğu, nüfusu 2010 sayımına göre ........ olan bir mahallede muhtarın bir haneye kimin girip çıktığını bildiğini belirttiği, ancak bunu nasıl bilebileceği irdelenmeden sadece bu soyut beyan bağlamında tanzim edilen SGK Denetmen raporunun yerinde olmadığı, davacının boşandığı eski eşi ile eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşmediği değerlendirilerek, (aynı doğrultuda Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2023/9270 Esas 2023/10510 Karar sayılı ilamı); davanın kabulü ile davacının ölen babası ... 'dan 02.07.2012 tarihinden, yeniden evlendiği 31.07.2018 tarihine kadar ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline, davacının Kuruma başvuru tarihi olan 02.07.2012 tarihinden yeniden evlendiği tarih olan 31.07.2018 tarihi arasındaki ölüm aylıklarının yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin atfı ile 1086 sayılı Kanun'un 428 ve 439. maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 56. ve 59. madde hükümleri
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.