Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/3041 K.2025/11212
10. Hukuk Dairesi 2025/3041 E. , 2025/11212 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2785 E., 2021/3337 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ...6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/794 E., 2021/596 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili davalı ...Müh. Ltd. Şti. ' ne bağlı olarak diğer davalı ... Vinç Nakliyat San ve Tic. Ltd.Şti.'ne ait ...plaka sayılı vinç ile dış cephe cam temizleme işinde çalışmakta iken 19.10.2017 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeni ile bacak, bel ve omuzlarında bulunan tüm kemiklerin kırıldığını ve neticesinde kalıcı maluliyetinin oluştuğunu, yatalak duruma geldiğini ve başkasının bakımına muhtaç olduğunu iş kazasının tamamen davalıların kusuru ile meydana geldiğini, davacının günlük yevmiyesinin 350.00 TL olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili 16.01.2020 tarihli bedel artırım dilekçesi ile maddi tazminat tutarını 740.302,83 TL'ye arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalı........... Müh. Ltd. Şti. vekili, müvekkili şirketi ile ...........Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü arasında temizlik hizmetlerinin yürütülmesi hususunda hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, söz konusu cam temizleme işinin asıl işverenin Kredi Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü olduğunu ve olayın çok düşük bedel ile işi yaptırma amacı güdülmesi ve kurum binasının da ilave önlemler açısından uygun olmaması nedeni ile meydana geldiğini, meydana gelen kazaya ilişkin olarak müvekkili şirketin almış olduğu ihaleye uygun şekilde kendisinin alabileceği tüm güvenlik tedbirlerini aldığını, kazanın diğer davalı şirkete vinçten kaynaklı olarak meydana geldiğini, davacının aldığı ücreti kabul etmediklerini, asgari ücretle çalıştığını, manevi tazminat taleplerinin çok yüksek ve kabul edilemez olduğundan bahisle davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Vinç Nakliyat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin tüm iş güvenliği önlemlerini almasına rağmen kazanın meydana geldiğini, yaşanan olayda müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, davacının aylık ücret miktarına ilişkin iddiasının yersiz ve fahiş olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Uyuşmazlık konusu olan ve meydana gelen iş kazasının oluşumunda % 100 oranında davalı işverenin kusurlu olduğunu davacı işçiye ise kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, kaza nedeni ile davacının % 54 oranında maluliyetin oluştuğu ve yılın 6 ayı için günlük 300.00 TL yevmiye ile çalıştığı, aktüerya uzmanı tarafından düzenlenen hesap raporuna göre davacının 437.640,95 TL maddi zararının tespit edildiği, itibar olunan rapor doğrultusunda maddi tazminat talebi ile manevi tazminat talebinin kısmen kabulü gerektiği..." gerekçesiyle,
Davanın kısmen kabulüne,
437.640,95-TL (23.208,70-TL si geçici 414.640,95-TL si sürekli iş görmezlik tazminatı olmak üzere) maddi tazminatın kaza tarihi 19.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
2-56.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi 19.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
3- Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılardan ... Vinç Nak. San ve Tic. Ltd. Şti. tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Davacı vekili temyizinde, davacının yılın 6 ayı ve haftanın 5 günü çalıştığı kabul edilerek yapılan hesaplamaya göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, tüm yıl günlük 300.00 TL ücretle çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkili yatalak kaldığı için bakıcı masraflarının hesaplanması gerektiğini, manevi tazminat miktarının düşük belirlendiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
A) Davacı vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacaklarına ilişkin temyiz istemi yönünden;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
3.Dosya içeriğine göre davacı için hükmolunan manevi tazminatın Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz itirazının miktardan reddine karar verilmiştir.
B) Davacı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemleri yönünden;
2.Gerek destek kaybından kaynaklı hak sahiplerinin, gerekse iş göremezlikten kaynaklı sigortalının maddi tazminat alacağının hesaplanmasında, gerçek ücretin esas alınması ön koşuldur. Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödemek amacıyla zaman zaman iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir.
3.Gerçek ücretin ise; öncelikle toplu iş sözleşmesi ile imzalı bordrolara, bunların yokluğu halinde ise işçinin kıdemi ve yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücrete göre tespit edileceği, iş yeri veya sigorta kayıtlarına geçmiş olan miktarın ücret olarak değerlendirilemeyeceği, Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
4. Öte yandan taraflar arasında işçi alacağına ilişkin görülen davada tespit edilen ücretin tazminat davasında hesaba esas alınacak ücret açısından kesin delil mahiyetinde olmayıp, kuvvetli delil mahiyetinde olduğu, davacının yaptığı işe göre alacağı ücretin Dairenin kökleşmiş içtihatları çerçevesinde TÜİK, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı rayiç ücretleri ile ilgili iş kolundaki meslek odalarından getirilecek emsal ücretler gözetilerek belirlenmesi gerektiği, sendikasız işçi için sendikalardan bildirilen ücretin de dikkate alınamayacağı gözden kaçırılmamalıdır.
5.Somut olayda; dosya kapsamında tespit edilen delillere göre, davacı tarafın dava dilekçesi ile günlük yevmiyesinin 350,00 TL olduğunu iddia ettiği, davalı ............. Şirketinin dış cephe cam silme işinin arızi iş olduğunu, davacının cam silme işi dışında aylık asgari ücret karşılığında çalıştığını iddia ettiği,davacı asilin, iş kazası nedeniyle düzenlenen teftiş raporu nedeniyle verdiği ifadesinde, yüksekte cam silme işinin az kişi tarafından yapıldığını, kışın genelde işlerinin olmadığını, ancak yazın cam sildirmek isteyen kişilerin kendisine telefon yolu ile ulaştığını, ücretin binaların yüksekliğine göre değiştiğini, örneğin 10 katlı bir binanın cam silme işini günlüğü net 150,00TL, daha yüksek binalar için ise günlüğü 250,00-300,00TL karşılığı yaptığını, yine binaların yüksekliğine bağlı olarak işin süresinin değişebildiğini beyan ettiği, yine davacı asilin mahkemedeki 26.02.2021 tarihli beyanında yazın haftanın her günü cam silme işi yaptığını, kışın ise havanın çok soğuk/karlı olmadığı günlerde bu işi yaptığını beyan ettiği,aynı iş kazasında yaralanan ve davada davacı tanığı olarak dinlenen ...'nın davacı ile kaza tarihinde aynı sepette iş yaptıklarını, bu iş nedeni ile kendisi daha kıdemli olduğu için günlük 500TL, davacının ise 300TL günlük ücret aldığını, kazadan sonra davalı şirket tarafından hesabına hem davacı hem de kendisinin günlük yevmiyesi olarak 800TL ödemenin yapıldığını ifade ettiği ve söz konusu ... adına yapılan "............. cam silme ücreti" açıklamalı 18.10.2017 tarihli banka dekont örneğinin dosyaya sunulduğu,mahkemece alınan 14.01.2020 havale tarihli hesap bilirkişi raporunda incelenmesi ile hesaplamanın ücret hususunda 2 farklı seçenek değerlendirilerek yapıldığı,bunlardan birinin davacı iddiası gibi günlük 300 TL'den yapılan hesaplama ile 740.302,83 TL maddi zarar, diğer seçenek olarak davacının bildirilen ücreti olan brüt asgari ücretin 1,4999 katı üzerinden yapılan hesaplama ile 214.854,04 TL maddi zarar hesaplandığı, taraf vekillerinin itirazı üzerine aynı bilirkişiden alınan 23.12.2020 tarihli ek raporda ilk raporda değişiklik yapılmasına gerek olmadığı yönünde görüş bildirildiği, taraflarca bu rapora da itiraz edilmesi üzerine başka bir bilirkişiden alınan 19.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmede,davacının SGK müfettiş raporu için verdiği beyanda yaz aylarında cam temizleme işini belirttiği ifade edilmek ve dosyaya sunulan 1 günlük 800 TL cam silme ücretinin 300 TL'si davacıya ait olduğu kabul edilmek üzere varsayımsal olarak yılın 6 ayının günlük 300 TL,geri kalan 6 aylık sürede asgari ücrete göre çalıştığı değerlendirilmesi yapılmak suretiyle 437.640,95 TL maddi zararının hesaplanmış olduğu, mahkemece iş bu hesap raporuna itibar edilmek suretiyle karar karar verilmiş ise de davacı tarafından yapılan yüksek binalarda cam silme işinin özel ekipmanlarla yapılan nitelikli bir iş olduğu, ayrıca yapılan bu işin yılın sadece belli aylarında yapılabilecek bir iş olmadığı, yılın her ayında yapılabilecek bir iş olduğu dikkate alındığında, bilirkişi tarafından varsayımsal olarak yılın 6 ayında bu işin yapılabileceği yönündeki değerlendirmesine göre ücretin de yılın sadece 6 ayında günlük 300 TL'den geri kalan 6 ayında asgari ücretten çalışacağı yönündeki değerlendirmesi ve hükme esas alınması isabetsizdir.
6. O halde mahkemece yapılacak iş, davacının yılın her ayında günlük 300 TL ücret aldığı kabul edilmek suretiyle tespit edilecek alacaktan davacıya bağlanan gelir ile geçici iş göremezlik ödeneğinin rücuya kabil kısmı tenzil edilerek, davacının maddi tazminat alacağını belirlemek suretiyle davacının maddi istemi hakkında usule uygun bir karar vermekten ibarettir.
7. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve maddi tazminat hükmü ile ilgili istinaf itirazının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen karar bozulmalıdır .
VI. KARAR:
Açıklanan sebeplerle,
1.Davacı vekilinin, manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
2.Davacı vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazları nedeniyle, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.