Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/4671 K.2025/11126

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4671 📋 K. 2025/11126 📅 02.07.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/4671 E.  ,  2025/11126 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3739 E., 2024/3214 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ...6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/499 E., 2024/186 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Irgıllı ...Sulama Birliğinin Kuruma borçlarından sorumlu olmadığı, buna bağlı olarak yapılan takip ve haciz işlemlerinin yerinde olmadığını beyanla menkul, gayrimenkul ve hesaplarına konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 16.07.2024 tarihli celsede; davacının emekli maaşı ve ikramiyelerine haciz uygulanmamıştır, dava dilekçesinde sehven haciz uygulanmış gibi yazılmıştı, şeklinde beyanda bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içerisindeki tüm bilgi belge ve delillerden;...Sulama Birliğinin 6172 sayılı Sulama Birliği Kanunu'na tabi olduğu, bu birliğin ...Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne olan borçlarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibi sebebiyle birlik başkan vekili sıfatıyla davacıya ödeme emri tebliğ edildiği, 6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu'nun 9. maddesinin 3. fıkrasından hareketle birliği temsil ve ilzama yetkili kişinin birlik başkanı ve dolayısıyla başkan vekilinin olduğunun anlaşıldığı, davacının birliğin başkan vekili olarak görev yaptığı, Kurumun bu hususu gözeterek dava konusu işlemleri yaptığı, 6172 sayılı Kanun'un 22.03.2011 tarihinde yürürlüğe girdiği göz önüne alındığında davacı tarafın "birlik başkan vekili olarak görev yaptığı tarihlerde birlik başkan vekilinin de sorumlu olduğuna dair yasal düzenlemenin bulunmadığı" yönündeki iddiasının yerinde olmadığı, sonuç olarak dava konusu borçlardan dolayı davacının sorumluluğuna gidilmesinde hukuka aykırılığın bulunmadığını kabul etmek gerekmiş ve davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekil istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, ...Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 1015842.20 sıra numaralı dosyasında işlem gören asıl borçlu Irgıllı ...Sulama Birliğine ait işyerinin Kuruma olan 2010 yıllarına ait prim, işsizlik sigortası primi ve damga vergisi alacakları ile bunların gecikme zamlarının tahsili amacıyla 6183 sayılı Kanun kapsamında başlatılan icra takiplerinden davacının 2009 - 2012 yıllarında Irgıllı ...Sulama Birliğinin başkan vekilliği yaptığı ve sorumluluğu bulunduğu anlaşılmakla istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un 80, 5510 sayılı Kanun'un 88. maddeleri, 6183 sayılı Kanun'un 103., mükerrer 35. Maddeleri, 6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu ile Kurum yazıları, takip dosyaları ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.