Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/3767 K.2025/11082
10. Hukuk Dairesi 2025/3767 E. , 2025/11082 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/405 E., 2024/488 K.
Taraflar arasında Mahkemede görülen iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalılardan ... Lojistik Şirketinde tanker şoförü olarak çalıştığını, 16.05.2013 tarihinde ...bulunan ... Firması tesislerinden kullandığı tankere dolumu yapılan etilen alkolü alıcı diğer davalı...Kimya Şirketinin... Sanayi Bölgesindeki tesisine 17.05.2013 tarihinde boşaltmak için getirdiğini, söz konusu tesisin olay tarihinde henüz kuruluşunun tamamlanmadığını ve güvenlik tedbirlerinin alınmadığını, elektrik topraklama hattının dahi yapılmadığını, 12.00 da başlayan yüklemenin 13.00 sularında sona erdiğini, bu esnada tankerde yüklü yanıcı özelliği itibariyle tehlike arz eden alkolün olay mahalindeki tanka yüklenirken hiçbir iş güvenliği önleminin alınmadığını, hatta tankerin hortum bağlantı yerinde bulunan flaştan sıvı damlamakta olduğunu, iş yerinde etankın bulunduğu yerde elektrik prizi olmadığından boşaltma işlemini yapan pompa cihazının yaklaşık 40 metrelik açıktan giden seyyar kabloyla çalıştırıldığını, ekilen alkolün çok yanıcı ve tehlikeli bir ürün olduğu bilinmesine rağmen yangın tehlikesine karşı dolum yapan pompa cihazını kapatmak için herhangi bir şalter bulunmadığından cihazın üzerinden cihaza giren kabloyu çıkartmanın gerektiğini bu hususta müvekkiline yardım edecek kimsenin bulunmadığını nitekim dolum işlemi sonunda kabloyu dolum yapan cihazın prizinden çıkardığı anda topraklama olmaması nedeniyle elektrik arkı nedeniyle o esnada havadaki buharlaşmış etilen alkolün tutuştuğunu, bu esnada davacının bacaklarının da yanan alkol nedeniyle tutuştuğunu belirterek 17.05.2013 tarihli iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle belirsiz alacak davası niteliğinde 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...İleri Kimya San. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: iş yeri kayıtlarında böyle bir yangın nedeniyle iş kazası meydana geldiğine dair bir kayıt bulunmadığını, davalı firmanın kolonya ve kozmetik üretimi yaptığını, kaza tarihi itibariyle firmanın üretimini ...- ... adresinde yaptığını, iş kazası olduğu iddia edilen... Sanayi Bölgesi'ndeki fabrikasına taşınma hazırlığında olduğunu ve bu nedenle hammadde stoğunun yeni fabrikada yapıldığını, davacı işçinin iddia ettiği olaya ilişkin olarak dava dışı ... Firmasından davalının teslim alkol alımı yaptığını, nakliye taşımasının ... Firmasında bulunduğunu, davalı firmanın hammadde alımı fabrikasına teslim olarak aldığından taşıyıcı firmalar ile hiçbir şekilde iş ilişkisine girmediğini, sadece irsaliye imzalamak suretiyle teslim aldığını, kazanın meydana geldiği olaya ilişkin davalı firmaya gönderilen hammadde bir şekilde tüm güvenlik önlemleri alınarak boşaltıldığını, irsaliyenin de imzalanarak teslim alındığını, boşaltma sırasında yangın ve herhangi bir iş kazası meydana gelmediğini, davacı işçinin davalı firmanın iş yerinde yangın olduğu iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, ayrıca işçinin her türlü önlem alınmadığı takdirde böyle bir boşaltma yapmaması gerektiğini, davalı şirket ile davacı arasında herhangi bir işçi işveren ilişkisi olmadığını ve husumet yöneltilemeyeceğini, şirket kayıtlarında böyle bir iş kazası yönünde bir kayıt olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istediği anlaşıldı.
2.Davalı ... Lojistik Nak. Tic Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, yetkili mahkemenin olay yeri... olduğundan... mahkemelerinin yetkili olduğunu, ayrıca olayda davalı firmaya kusur atfedilecek bir durum bulunmadığını, davacının işe girdiğinde iş akdi imzaladığını ve kendisine araç tahsis edildiğini, söz konusu iş kazasının davalı firmanın sorumluluk alanında meydana gelmediğini, olayın... Sanayi Bölgesinde meydana geldiğini, olayda davalı firmanın kusurunun bulunmadığını, davacının kendi kusuruyla olaya sebebiyet verdiğini, tüm bunlara rağmen davacıya olay nedeniyle uğradığı mağduriyeti giderebilmek adına işten kendi isteğiyle ayrılan davacıya tazminatlarının ödendiğini, olaydan sonra davacı işçinin kaldırıldığı hastanede ilk tedavisini gördüğünü, burada herhangi bir eksik tedavi yapılmışsa bu durumdan davalı firmanın kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istediği anlaşıldı.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.06.2020 tarihli kararıyla; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 127.731,39 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 17.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 17.06.2020 tarihli kararına karşı süresin içinde taraf vekillerinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 13.01.2021 tarihli kararı ile davacının istinaf dilekçesinin maddi tazminat yönünden HMK'nın 346 ve 352/1-b maddesi uyarınca kesinlikten reddine, davacının istinaf başvurusunun manevi tazminat yönünden HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davalıların istinaf başvurularının HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.01.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairece, "..Bu açıklamalar ışığında bozma sonrasında yargılama yapılacak Mahkemece yapılacak iş, kusur oran ve aidiyetinin tespiti noktasında yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında alınacak kusur raporuna göre davalılara kusur verilmesi halinde iş bu kusur raporu ile davacının sürekli iş göremezlik oranı olarak %20 oranındaki oranı gözetmek, bu verileri (davacı vekilinin karara temyizinin olmaması nedeniyle) 12.02.2020 tarihli hesap raporuna uygulamak gelirin tenzilinde de %20 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden tespit edilecek gelirin rücu edilebilecek kısmını dikkate almak (özellikle iş bu raporda esas alınan işlemiş bilinen dönem sonu tarihi olan 12.02.2020 tarihinden sonra yürürlüğe giren asgari ücret değişikliklerini rapora yansıtmadan) davalıların sorumluluğunun varlığı halinde sonucuna göre maddi tazminat ile usuli kazanılmış hakka göre manevi tazminat hakkında bir karar verilmesinden ibarettir..." gerekçesi ile bozulmuştur.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra verilen temyiz incelemesine konu 10.12.2024 tarihli kararla;
"..1-Davanın kısmen kabulü ile
2-106.973,82 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 17.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Fazlaya ilişkin taleplerin reddine,.." şeklinde karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararının maddi hata içerdiğinden hukuki kazanılmış hak olmayacağını, manevi tazminatın düşük belirlendiğini, maddi tazminat tutarının da düşük belirlendiğini, yargılama giderlerinin hatalı olduğunu belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur oranlarının tespitinde SGK müfettiş raporunda ve ceza dosyasında kabul edilenler arasında çelişki olduğunu, davacının ... belgesi olmadığını bilmesine karşın karayolunda tehlikeli madde taşıması, alkolün boşaltılması sırasında meydana gelecek tehlikeleri bilmemesine koruyucu ekipmanı olmamasına rağmen boşaltımı hızlandırmak için hortum bağlantısını sökmeye çalıştığı, müvekkile ait işyeri ve olay anında kullanılan tanker üzerinde keşif incelemesi yapılmadığını, maddi tazminatın eksik inceleme ile belirlendiğini kabul edilen kusur oranının hatalı esas alındığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... Lojistik Nak. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; ceza dosyasında müvekkili şirket yetkilileri hakkında beraat kararı verildiğini, davacının alkolün boşaltılmasında kimseden yardım almadığını, boşaltım işi alıcı...Şirketine ait olduğu halde görev tanımı dışına çıkarak bu işi yaptığını, davacıya koruyucu ekipman verildiğini, eğitim verildiğini, davacının %10 oranından daha fazla kusurlu kabulü gerektiğini illiyetin işçi ve diğer davalı eylemiyle kesildiğini, sürücünün ... Belgesi olmasının ya da olmamasının kazanın meydana gelmesinde etkili olmadığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
A) Davacı vekilinin hükmolunan manevi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
İlk Derece Mahkemesinin ilk karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 78.630,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
B) Taraf vekillerinin davacı lehine hükmolunan maddi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden;
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre kusur belirlemesine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Davacı vekilinin davacı yararına hükmolunan manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2-Taraf vekillerinin davacı yararına hükmolunan maddi tazminat alacağına yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
3. Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.