Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/201 K.2025/11010

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/201 📋 K. 2025/11010 📅 01.07.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/201 E.  ,  2025/11010 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/245 E., 2024/960 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/628 E., 2023/454 K.
Taraflar arasındaki meslek hastalığı olmadığının tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigortalının Kuruma müracaat ederek meslek hastalığına tutulduğunu iddia ettiği, inceleme raporları ile Yüksek Sağlık Kurulu kararı arasında çelişki bulunduğu, ancak davalının hastalığı ile çalışma şartları arasında illiyet bağı bulunmadığı iddiasıyla davalı ...'ın hastalığının meslek hastalığı olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; meslek hastalığının sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal özürlülük halleri olup 506 sayılı Kanun'un 11, 18, 28, 30 ve devamı maddelerinde, 5510 sayılı Kanun'un ise 14, 16, 18, 21, 22 ve devamı maddelerinde düzenlendiği, Kurumca yasalar tarafından belirlenen doğrultuda işlem yapıldığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesi ve Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulunun raporlarından davalının işyerinde çalışmasından kaynaklanan meslek hastalığına yakalandığına yönelik illiyet bağının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, davalı ...'ın hastalığının meslek hastalığı olmadığının tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuş ve Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu ve Adli Tıp İkinci Üst Kurulu'nun raporlarından, davalı sigortalının davacı şirkete ait iş yerinde çalışmasından kaynaklanan meslek hastalığına yakalandığına yönelik illiyet bağının ispatlanamadığı dikkate alındığında, istinaf kanun yoluna başvuran davalı Kurum vekilinin dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmadığı, ayrıca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçesini tekrar ettikleri, gerekli kanıtlar toplanmaksızın ve eksik incelemeye bağlı bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, meslek hastalığı olmadığının tespitine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinde meslek hastalığı Kanunun 4/1-a ve b bentleri kapsamında sigortalı olarak çalışanların, çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı, tekrarlanan sebeplerle ve işin yürütüm şartları yüzünden, sigortalının bedenen veya ruhen zarara uğraması olup işle hastalık arasında illiyet bağı bulunması gerekir.
2. 5510 sayılı Kanun'un 14. maddesinin (II) numaralı bendi uyarınca sigortalının çalıştığı işten dolayı meslek hastalığına tutulduğunun; Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları tarafından usûlüne uygun olarak düzenlenen sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi, Kurumca gerekli görüldüğü hallerde, işyerindeki çalışma şartlarını ve buna bağlı tıbbî sonuçlarını ortaya koyan denetim raporları ve gerekli diğer belgelerin incelenmesi sonucu Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmesi zorunludur. Bu kapsamda sigortalının Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucuları olan Sağlık Bakanlığı meslek hastalıkları hastaneleri, eğitim ve araştırma hastaneleri ve devlet üniversite hastaneleri olup bu sunucular tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporları ve bu raporların dayanağı tıbbi belgeler Kurum Sağlık Kuruluna gönderilmektedir. Kurum Sağlık Kurulu da söz konusu belgeleri inceleyerek ruhen veya bedenen uğranan zararın meslek hastalığı olup olmadığına karar vermektedir. Ayrıca belirtmek gerekir ki Kurum Sağlık Kurulu zararın / hastalığın Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Yönetmeliğinde olup olmadığı, fiilen sigortalının işten ayrılmasının ardından çıkan hastalıklarda yükümlülük süresinin geçip geçmediğine de bakar. Sigortalı veya işverenin Kurum Sağlık Kurulu kararına itirazı üzerine ise aynı süreç Yüksek Sağlık Kurulu açısından yürütülerek sigortalının hastalığının meslek hastalığı olup olmadığına Yüksek Sağlık Kurulu karar vermektedir.
3.Yüksek Sağlık Kurulu kararlarına karşı, gerek sigortalı gerekse işveren tarafından itiraz edilmesi ve bu itiraz üzerine yargı yoluna başvurulması hâlinde, Mahkemece yapılması gereken, oluşturulacak uzman bilirkişi heyeti aracılığıyla hastalığın meslek hastalığı olup olmadığının belirlenmesidir. Bu noktada, iki hususun birbirinden açıkça ayrılması gerekmektedir. Birincisi, bir hastalığın "meslek hastalığı" olarak kabul edilip edilemeyeceği; ikincisi ise bu hastalık ile sigortalının çalıştığı işyeri koşulları arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığıdır. Zira, bir hastalığın genel olarak meslek hastalıkları grubuna girip girmediğine dair değerlendirme, Mahkemece belirlenen yöntemler çerçevesinde yapılmakta olup bu değerlendirme, işyerine özgü tekrarlanan sebeplerle somut hastalık arasında illiyet bağının tespitinden farklıdır. İlliyet bağının tespiti açısından Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu ve çelişki durumunda Adli Tıp Üst Kurulu’ndan bilirkişi olarak rapor alınması mümkün iken bir hastalığın kendisinin genel olarak meslek hastalığı sayılıp sayılmayacağı değerlendirmesi Adli Tıp Kurumu’nun görev alanına girmemekte, bu husus esasen Mahkemenin uzman bilirkişilerce değerlendirme yaparak karar vereceği bir konu olarak kalmaktadır.
4. Somut olayda; 06.03.2007 - 13.05.2015 tarihleri arasında davacı işveren nezdinde araç bakım ve onarım işyerinden bildirimleri bulunan davalının 15.08.2016 tarihli rapora istinaden 25.10.2016 tarihli Kurum Sağlık Kurulu raporu ile meslek hastalığı tespiti yapılmıştır. Davacının itirazı Yüksek Sağlık Kurulunun 01.06.2017 tarihli kararı ile reddedilmesi üzerine açılan davada Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi ile 2. Üst Kurul kararlarına istinaden davanın kabulü ile davalının hastalığının meslek hastalığı olmadığına karar verilmiştir. Ne var ki yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde oluşturulacak uzman bilirkişi heyeti aracılığıyla hastalığın meslek hastalığı olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
5. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.