Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/6103 K.2025/11064

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/6103 📋 K. 2025/11064 📅 01.07.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/6103 E.  ,  2025/11064 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1466 E., 2025/2 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ...2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/395 E., 2021/72 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...Bölgesi içerisinde...sicil nosu ile Ziraat Odası kaydına dayanılarak 01.07.1997 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalılığının başlatıldığını, müvekkilinin 30.01.2013 tarihine kadar prim borcunu ödediğini, Bağ-Kur sigortalılığının iptal edildiğini belirterek, müvekkilinin...nolu iptal edilen Bağ-Kur hizmetinin tekrar geçerli kılınarak 30.01.2013 tarihli tahsis talebine dayanılarak 4/b kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının üyesi olduğu oda kayıt defterinin incelenmesinde "kayıt defterinde noter onayı olmadığını, 389 sayfadan oluşan defterin bazı sayfalarında değişiklikler yapıldığını, ..... sayfadaki üyenin kayıt tarihi 1994 iken 138. sayfadaki üyenin kayıt tarihinin 1974 olarak göründüğünü" ilgilinin oda ile ilgili giriş kararının bulunmadığını, Kurum tarafından yapılan işlemde bir hata olmadığını, yalnızca 6 aylık bir sigortalılığı bulunan davacının yaşlılık aylığına hak kazanmasının mümkün bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.03.2017 tarihli kararı ile davanın reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 14.03.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 28.04.2022 tarihli kararı ile ''A-)Davalı SGKB vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ...2. İş Mahkemesinin 23.02.2021 tarih, 2019/395 Esas - 2021/72 sayılı kararının, HMK’nın 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca, düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden karar verilerek,
B-1-)Davanın kabulü ile
a-)Davacının, 01.07.1997-30.01.2013 tarihleri arasında 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanun'u kapsamında zorunlu sigortalı olması gerektiğinin tespitine;
b-)Davacının emekli maaşına hak kazandığının tespitine 1479 sayılı Kanun kapsamında primini ödediği 01.07.1997-30.01.2013 tarihleri arasındaki 18 yıl 7 ay sigortalı olduğu 01.02.2013 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine...'' dair karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 28.04.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Eldeki davada, Mahkemece tespite konu karar ile bu karara dayanak gerekçenin uyumlu ve infaza elverişli bir şekilde oluşturulmadığı, gerekçede davanın yasal dayanağının 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 7 nci maddesi uyarınca mülga 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu olduğu belirtilip bu kabule göre açıklamalarda bulunulmasına karşın, hüküm fıkrasında davacının 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu kapsamında zorunlu sigortalı olmasının gerektiği ile 1479 sayılı Kanun kapsamında davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilerek, çelişkili ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Bu sebeple öncelikle yapılması gereken iş; Anayasanın 141/3 üncü maddesi ve ona koşut bir düzenleme içeren 6100 sayılı HMK’nın 297 nci maddeleri de gözetilerek, verilen hükmün gerekçesinin de hüküm fıkrası ile uyumlu bir şekilde kaleme alınarak kararda gösterildiği denetlenebilir, her türlü çelişkiden uzak ve infazı kabil bir hüküm kurmak olmalıdır. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
''Davanın kabulü ile
Davacının 01.07.1997-30.01.2013 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, 01.02.2013 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, '' dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum işleminin yerinde olduğunu, davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Kurum işlemince iptal edilen Tarım Bağ-Kur sigortalılığın tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.