Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/13817 K.2025/11078
10. Hukuk Dairesi 2024/13817 E. , 2025/11078 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/1194 E., 2024/359 K.
Taraflar arasında iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemenin Dairemizce verilen bozma kararına uyarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirket bünyesinde 01.01.1986 tarihinde çalışmaya başladığını, 30.07.2007 geçirdiği iş kazası neticesinde sürekli iş göremez hale geldiğini, meydana gelen kazada kusursuz olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla 1.500-TL efor kaybı ve uğradığı zarar nedeniyle 1.500-TL olmak üzere toplam 3.000-TL maddi ve 30.000-TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.04.2019 tarihli kararı ile özetle; "1)-Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine,
2)-3.000-TL maddi tazminat alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu alacağa olay tarihi olan 30.07.2007 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
3)-20.000,00-TL manevi tazminatı alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu alacağa olay tarihi olan 30.07.2007 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davacının manevi tazminat alacağına yönelik fazlaya ilişkin talebin reddine,
4)-Davacının maddi tazminat alacağı yönünden fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına,.." karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin 01.04.2019 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Somut olayda mahkemece uyulan bozma gereğince pasif devre başlangıcının emeklilik aylığının başlangıç tarihi olarak esas alınması ile hesap edilen tazminat alacağından gelir ve aylığın birleştiği tarihte belirlenen ilk peşin sermaye değerinin rucuya kabil kısmının tenzili yerinde olmuş ise de; Kurumca davacıya geçici iş göremezlik döneminde yapılan ödeme ile gelirlerin birleştiği tarihe kadar tamdan ödenen gelirin fiili ödeme miktarının rucuya kabil kısmının tenzil edilmemesi hatalı olmuştur.
Bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece yapılacak iş hükme esas alınan 22.01.2018 tarihli hesap raporunda tespit edilen tazminat alacağından davacıya geçici iş göremezlik döneminde yapılan ödeme ile gelirlerin birleştiği tarihe kadar tamdan ödenen gelirin fiili ödeme miktarının rucuya kabil kısmını tenzil etmek suretiyle davacının maddi tazminat alacağını belirleyerek sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..1)-Davacının asıl davası ile birleşen ek davanın kabulü ile asıl davada 3.000-TL birleşen davada 37.840,31-TL olmak üzere toplam 40,840,31-TL sürekli iş görememezlik gelirini iş kazası tarihi olan 30.07.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 07.10.2023 tarihli bilirkişi raporunda 1. nolu seçeneğe göre verilen kararda fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına,
2)-Manevi tazminat yönünden daha önce karar verildiğinden ve bu husus bozma konusu yapılmadığından yeniden karar verilmesine yer olmadığına." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Ankara 18. İş mahkemesi yönünden birleşen ek davamız yönünden lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesi hatalı olduğunu belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; SGK tarafından yapılan fiili ödemenin düşümünün hatalı olduğunu, zamanaşımı itirazın dikkate alınmadığını, bilirkişi raporları arasında çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, maluliyete itirazı olduklarını belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlerle, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davacı vekilinin tüm davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasında maddi tazminat alacağından tenzil edilmesi gereken gelir noktasında uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmaktadır.
Önceki bozma ilamında da açıklandığı üzere 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 55. maddesinde, “ Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez.” hükmüne yer verilmiştir.
Adalet Komisyonu'nun 55. madde gerekçesine göre; “sosyal güvenlik ödemelerinin, denkleştirme (indirim) işlevi görebilmesi, onun sorumluluğu doğuran olaya sebebiyet verenlere rücu edilebilmesine bağlıdır. Bu kural gereği, rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri; teknik arıza, tam kaçınılmazlık hallerindeki ödemeler, bu tazminatlardan indirilemez. Bağlanan gelirlerin, işçinin kusuru ve kaçınılmazlık gibi nedenlerle rücu edilemeyen kısmı da indirilemez. Bir kısmı rücu edilemeyen miktar dahi denkleştirilemeyeceği gibi, zarar görenin kusuruna (müterafik kusura) yansıyan sosyal güvenlik ödemeleri, tahsis tarihinden sonra meydana gelen sosyal güvenlik ödemelerindeki artışlar, kısmi kaçınılmazlık ve teknik arıza halindeki ödemeler ve benzerleri rücu edilemediğinden bu miktarlar dahi denkleştirilemez.”
Öte yandan, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanun'un 2. maddesine göre “Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları, gerçekleştirildikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanır” Dairemizin ve giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşleri, Kurumca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin ve geçici iş göremezlik ödeneklerinin hesaplanan zarardan indirilmesi, Kurumun rücu hakkının korunması ve mükerrer ödemeyi önleme ilkesine dayandığından, kamu düzenine ilişkin olarak kabul edilmiştir. Kaldı ki, 6098 sayılı Kanun'un 55. maddesi de emredici bir hükme yer verdiğinden gerçekleştiği tarihe bakılmaksızın tüm fiil ve işlemlere uygulanmalıdır.
Somut olayda Mahkemece uyulan bozma gereğince pasif devre başlangıcının emeklilik aylığının başlangıç tarihi olarak esas alınması ile hesap edilen tazminat alacağından gelir ve aylığın birleştiği tarihte belirlenen ilk peşin sermaye değerinin rucuya kabil kısmının tenzili yerinde olmuş ise de; Kurumca davacıya geçici iş göremezlik döneminde yapılan ödeme ile gelirlerin birleştiği tarihe kadar tamdan ödenen gelirin fiili ödeme miktarının rucuya kabil kısmının davalı lehine usulü kazanılmış haklar gözetilmeden tenzil edilmemesi hatalı olmuştur.
Bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece yapılacak iş hükme esas alınan 01.11.2023 tarihli bilirkişi raporunun 1. seçeneği üzerinden fiili ödemenin 29.588,12-TL olduğu tenzil edilerek davacının toplam zararının önceki kararı temyiz etmediği, davalı lehine oluşan usulü kazanılmış hak gözetilerek 21.331,25-TL olduğu dikkate alınarak hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgili davalıya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgilisine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.