Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/4059 K.2025/11000
10. Hukuk Dairesi 2025/4059 E. , 2025/11000 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/4464 E., 2024/4015 K..
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/139 E., 2024/292 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı... Tarım Ürünleri ve Gıda Tic. A.Ş. iş yerinde 2005 Nisan – 21.10.2013 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığını, ancak sigortalılık günlerinin eksik gösterildiğini, bu dönem içerisinde kısa süreli olarak başka yerlerde de çalıştığını ileri sürerek, davacının 2005 Nisan – 21.10.2013 tarihleri arasında davalı iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin hak düşürücü süreye uğradığını, çalıştığı tüm sürelerdeki bildirimlerinin yapıldığını, davacının tüm çalışmalarının kesintili ve mevsimlik olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, Kurum resmi kayıtlarının esas olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece her ne kadar dosyada mevcut imzalı ücret bordroları, işe giriş bildirgeleri gereğince davacının çalışmalarının bildirilen süreler kadar olduğu, ayrıca imzasız ücret bordroları yönünden de eksik gün bulunduğunun tanık beyanları ile ispat edilemediği sonucuna varılmış ise de dinlenen tanıkların neredeyse hepsinin davacının kesintisiz ve sürekli çalıştığını beyan ettiklerini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
2.Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, iş yeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi iş yerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
3.506 sayılı Kanun'un 79/10. maddesi hükmüne göre Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihi de kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.
Öte yandan, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2003/21-43 Esas, 2003/97 Karar ve 26.02.2003 tarihli kararında ayrıntıları açıklandığı üzere; kural olarak işe giriş bildirgeleri ve ücret ödeme bordroları sigortalının imzasını içermelidir. Sigortalı, anılan belgeleri hile, hata veya manevi baskı altında imzaladığını ileri sürmemiş veya imzanın kendisine ait olmadığını ya da kesintisiz çalıştığını söylememiş ise birden fazla işe giriş bildirgesinin varlığı ve iş yerinden yapılan kısmi bildirimler, sigortalının o işyerinde kesintili çalıştığına karine oluşturur. Bu karinenin, aksinin, ancak, eş değer delillerle kanıtlanması gerekmekte olup tanık sözlerine değer verilemez. Bu halde ise hak düşürücü sürenin kesinti tarihleri dikkate alınarak her bir dönem bakımından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekecektir.
4.İnceleme konusu eldeki davada, davacı, 2005 Nisan – 21.10.2013 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin tespitini istemiş, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
5.Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 15.01.1989 doğumlu davacı adına 01.04.2005, 21.02.2009, 04.04.2010 ve 21.12.2010 tarihli işe giriş bildirgelerinin düzenlenerek davalı iş yerinden verildiği, hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde, 01.04.2005-30.09.2005 tarihleri arasında 1049137.045 sicil sayılı... Tarım Ürünleri ve Gıda San. ve Tic. A.Ş. iş yerinden, 16.12.2005-23.05.2006 tarihleri arasında ... sicil sayılı dava dışı ...Zirai Ürünler San. ve Tic. Ltd. Şti. iş yerinden, 01.06.2006-02.06.2006 tarihleri arasında ...sicil sayılı dava dışı ...Zirai Ürünler San. ve Tic. Ltd. Şti. iş yerinden, 01.09.2006-19.09.2006 tarihleri arasında ... sicil sayılı... Tarım Ürünleri ve Gıda San. ve Tic. A.Ş. iş yerinden, 20.04.2007-30.09.2008 tarihleri arasında 1080110.045 sicil sayılı dava dışı ............ Makine Otomotiv Yedek Parça İml. San. Tic. Ltd. Şti. iş yerinden, 21.02.2009-23.10.2009 tarihleri arasında 1049137.045 sicil sayılı... Tarım Ürünleri ve Gıda San. ve Tic. A.Ş. iş yerinden, 04.04.2010-06.12.2010 tarihleri arasında 1049137.045 sicil sayılı... Tarım Ürünleri ve Gıda San. ve Tic. A.Ş. iş yerinden, 21.12.2010-21.10.2013 tarihleri arasında 1049137.045 sicil sayılı... Tarım Ürünleri ve Gıda San. ve Tic. A.Ş. iş yerinden çalışmalarının Kuruma bildirildiği, ihbar üzerine davalı iş yerinde yapılan denetim sonucu düzenlenen 11.02.2010 tarih ve 2010/NÜ-27 sayılı Kurum inceleme raporu ile İzmir Bölge Çalışma Müdürlüğünün 02.03.2011 tarih ve 17 sayılı raporunun getirtildiği, 21.02.2009 ve 21.12.2010 işe başlama tarihli davacı imzalı mevsimlik iş sözleşmelerinin, 2009/2-10. aylar arası, 2010/4-12. aylar arası, 2013/1-10. aylar arası davacı imzalı ve imzası inkar edilmeyen ücret bordroları ile 2009/11-12. aylar, 2010/1-3. aylar arası ve 7. ay kaydı bulunmayan puantaj kayıtlarının, 22.10.2013 tarihli ibraname, 15.08.2013 tarihli fesih bildirim tebligatı ve tazminat hesaplama tablosunun dosya arasına alındığı, dönem bordrolarının getirtildiği ve tanıkların dinlendiği anlaşılmaktadır.
6.Somut olayda, davacının 01.04.2005 tarihi itibariyle davalı iş yerinden bildiriminin bulunduğu gözetildiğinde, 01.04.2005-15.10.2005 tarihleri arasındaki dönem yönünden hak düşürücü sürenin geçmediği, yine 01.09.2006 tarihinde davalı işyerinden bildiriminin bulunması karşısında 20.09.2006-19.04.2007 tarihleri arasındaki döneminde hak düşürücü kapsamında kalmadığı, 24.09.2009 sonrası dönem yönünden ise yapılan inceleme ve araştırmanın karar vermeye yeterli ve elverişli olmadığı görülmektedir.
7.Mahkemece yapılacak iş; yukarıda yapılan tespitler nazarında hak düşürücü süreye uğramayan dönemler yönünden işin esasına girilmeli, 24.09.2009 sonrası dönem yönünden ise ihtilaf konusu dönemde kayıtlı dinlenmeyen bordro tanıklarının beyanları alınmalı, komşu iş yerleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle araştırılıp tespit edilerek, tespit edilebilenler dinlenmeli, yargılama sırasında ifadesi alınan bir kısım tanıkların davalı şirket aleyhine açmış oldukları dava dosyaları getirtilip irdelenmeli, gerekirse yeniden beyanlarına başvurulmak suretiyle, uyuşmazlık konusu husus hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde çözümlenip; toplanan deliller bir arada değerlendirilip takdir edilerek, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.