Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/9644 K.2025/11055
10. Hukuk Dairesi 2025/9644 E. , 2025/11055 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/213 E., 2025/64 K.
Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı ... davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili 12.05.2011 tarihli asıl dava dilekçesinde özetle; sigortalı ...’in1985- 2009 yılları arasında davalı ... Ereğli Demir ve Çelik A.Ş.’de çalışması nedeniyle meslek hastalığı olarak tespit edilen işitme kaybı rahatsızlığı nedeniyle 26.11.2010 tarihinde %20,2 oranında sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle 1,00 TL maddi tazminat alacağının 26.11.2010 tarihinden itibaren davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2. Davacı vekili 20.08.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle dava dilekçesinde %20,2 olarak belirttikleri sürekli iş göremezlik oranını %32,2 olarak ıslah ettiklerini beyan etmiştir.
3. Davacı vekili 20.08.2021 tarihli birleşen dava dilekçesinde; aynı sigortalının sürekli iş göremezlik oranının 08.04.2021 tarihinde onanan sürekli iş göremezlik oranının tespiti ve gelir bağlanması istemli dava neticesinde %32,2 olarak tespit edildiğini bu orana göre hesap edilen 118.154,00 TL maddi ve 80.000 TL manevi tazminatın meslek hastalığı tespit tarihi olan 01.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
4. Davacı vekili 07.01.2025 tarihli birleşen dava dilekçesinde; 966.507,73 TL maddi tazminatın meslek hastalığı tespit tarihi olan 01.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili asıl dava dilekçesine cevap dilekçesinde özetle; davacının çalıştığı işten dolayı meslek hastalığına tutulduğunun Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmesinin zorunlu olduğunu, mesleki hastalığı işten ayrıldıktan sonra meydana gelmiş ve sigortalı olarak çalıştığı işten kaynaklanmış ise sigortalının bu kanunla sağlanan haklardan yararlanabilmesi için, eski işinden fiilen ayrılmasıyla hastalığın meydana çıkması için 6 aydan daha uzun bir zamanın geçmemiş olmasının şart olduğunu, davacının 31.03.2009 tarihinde müvekkili işyerinden ayrılmış olduğundan 6 aylık yükümlülük süresinin geçtiğini, Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü Meslek Hastalıkları Listesi E-3 Gürültü Sonucu İşitme Kaybı Bölümünde belirtilen hususlara göre, davacının çalıştığı müvekkili işyerinde, gürültü şiddetinin 85 desibeli aşmadığından sözkonusu hastalığın meslek hastalığı sayılamayacağını, müvekkili işverenin gürültülü işyerlerinde yapılan çalışmalar için İş Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili gerekli her türlü önlemi aldığını, meslek hastalığının kesin tanısı için işyerinde sağlığa zarar verecek derecede gürültü bulunduğunun saptanmasının gerektiğini, bu şekilde bir saptamanın müvekkili işyerinde yapılmadığını, davacının dosyaya sunduğu sağlık raporunun mevzuata aykırı bir şekilde düzenlendiğinin açık olduğunu, söz konusu raporun davacının iddiasına dayanak olamayacağını, müvekkili şirkette tüm işçilerin her yıl periyodik sağlık muayenesinden geçirildiğini, davacının da işe girdiği tarihten itibaren bu kontrollere tabi tutulduğunu, söz konusu kontrol sonuçlarından yararlanılmadan düzenlenen raporun bu nedenle de dayanak olamayacağını, yapılan periyodik muayenelerde davacının kulakları ile ilgili herhangi bir sağlık probleminin bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
2. Davalı vekili ıslah dilekçesine süresi içerisinde sunduğu 03.09.2021 tarihinde zamanaşımı def'inde bulunmuştur.
3. Davalı vekili birleşen dava dilekçesine süresi içerisinde sunduğu 15.09.2021 tarihli cevep dilekçesi ile asıl davaya sunduğu cevap dilekçesini tekrarla zamanaşımı def'inde bulunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.10.2021 tarihli ve 2011/604 E., 2021/352 K. sayılı kararı ile "Karadeniz Ereğli 2. İş Mahkemesinin 2019/265 E. 2020/101 K. sayılı dosyasında alınan ve istinaf ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen kararında dayanılan ATK 2. Üst Kurulu 24.12.2019 üst yazı tarihli raporunda açıkça davacının %32,2 maluliyetinin 21.07.2009 tarihinden itibaren var olduğunun bildirilmesi karşısında, davacının maluliyetinde gelişen ve değişen bir durum olmadığının anlaşıldığı, ayrıca Mahkememizce alınan 01.02.2018 tarihli ATK 2. Üst Kurulu raporunda da Sağlık Kurulu, Yüksek Sağlık Kurulu ve ATK 3. İhtisas Kurulu raporları arasındaki farkın odyometri testlerinin subjektif testler olmaları nedeniyle her bir incelemenin teknik nedenlerle farklı olabilmesi durumundan kaynaklandığının belirtildiği, ilgili raporda da görüldüğü üzere farklı maluliyet oranlarının davacının maluliyetindeki gelişen ve değişen durumdan değil ölçüm testlerinin değerlendirilmesindeki öznellikten doğduğu Mahkememizce tespit edilmiş; dava konusu talep edilen maddi tazminat bakımından davacının meslek hastalığı tespit tarihi 21.07.2009 olduğundan 10 yıllık zamanaşımı süresinin 21.07.2019 tarihinde dolduğu, davacı vekilinin ise ıslah dilekçesi ile ek dava dilekçesini 21.07.2019 tarihinden sonra sunduğu, davalı vekilinin hem ıslah dilekçesine hem de birleştirilen ek davaya cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunduğu gözetilerek zamanaşamına uğramayan 1,00 TL maddi tazminatın kabulüne karar verilmiş, bu miktarın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Diğer yandan davacı yanın manevi tazminat istemine ilişkin olarak yapılan değerlendirme sonucunda ise davacının manevi tazminat talebinin de on yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan reddine karar verilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin19.10.2021 tarihli ve 2011/604 E., 2021/352 K. sayılı kararına karşı taraflar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.02.2022 tarih ve 2021/2751 E., 2022/239 K. sayılı kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK 353/1–b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 02.02.2022 tarih ve 2021/2751 E., 2022/239 K. sayılı kararının süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 27.02.2024 tarih ve 2023/6618 E.- 2024/1867 K. ile "... Somut olay incelendiğinde; davaya konu meslek hastalığı iddiasıyla ilgili Kocatepe Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 03.05.2011 tarihli raporuna göre davacının 26.11.2010 tarihinde tespit edilen "bilateral hafif sinirsel işitme kaybının" mesleki olup sürekli iş göremezlik oranının %20,2 olarak tespit edildiği ve 26.11.2012 tarihinde kontrol muayenesinin öngörüldüğü, kontrol neticesinde aynı merkez tarafından düzenlenen 16.12.2012 tarihli raporda sigortalının meslek hastalığının iyileştiği belirtilerek sürekli iş göremezlik oranı tayinine yer olmadığına karar verilerek kontrol muayenesinin kaldırıldığı, davacı itirazı üzerine SGK Yüksek Sağlık Kurulunun 07.06.2013 ve Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 26.05.2014 tarihli raporlarında da aynı kanaatin benimsenerek sürekli iş göremezlik oranı tayinine yer olmadığının tespit edildiği, davacı itirazı üzerine alınan Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 13.02.2017 tarihli raporda ise; 2009 yılına kadarki odyometrik inceleme ve peryodik muayeneleri doğal olduğu, Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nin 26.11.2010 tarihli raporunda odyometride sağ ............ bilateral hafif sinirsel işitme kaybı tarif edildiği, yapılan odyometrik incelemede tariflenen sensörinoral işitme kaybının mevut bilimsel veriler ışığında iyileşme ihtimalinin olmadığı, odyometrik incelemelerin subjektif bir test olmaları nedeniyle her bir incelemenin teknik nedenlerle farklı olabileceği, Kurulumuzda yapılan 03.08.2016 tarihli odyometrik incelemede hastanın işitme eşiklerinin normal olmadığı, yüksek frekanslarda daha fazla olmak üzere ortalama sağ kulakta 59 dB sol kulakta 52 dB işitme kaybı tespit edildiği, işitme kaybının kontrolasyonu ve şekli itibariyle mesleki işitme kaybı şekli ile uyumlu olduğu, bulgularına işaretle % 32.2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, SGK'nın raporu ile oluşan farkın kurulca yapılan odyometrik incelemede bulunan saf ses ortalamalarının farklı olmasından kaynaklandığının belirtildiği, davacı tarafından ................ İş Mahkemesinde açılan dava dosyasında alınan Adli Tıp 2. Üst Kurulunun 28.11.2019 tarihli raporuyla da meslek hastalığı nedeniyle iş göremezlik oranının %32,2 olarak belirlendiği ve Mahkemenin 19.02.2020 tarih ve 2019/265 E. - 2020/101 K. ile sürekli iş göremezlik oranının %32,2 olarak tespit edildiği ve iş bu kararın Dairemizin 08.04.2021 tarih ve 2021/268 E- 2021/4998 K sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu açıklamalara göre davacı vekilinin mesleki olduğunu iddia ettiği işitme kaybı nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının %32,2 olduğunu ilk kez Adli Tıp Kurumunun 13.02.2017 tarihli raporuyla öğrendiği ve giderek aynı oranın tespit davası kapsamında Adli Tıp 2. Üst Kurulundan alınan 28.11.2019 tarihli raporla doğrulandığı ve sürekli iş göremezlik oranın %32,2 olarak tespitine dair Mahkeme kararının 08.04.2021 tarihinde onama ilamıyla kesinleştiği gözetildiğinde, davacı vekilinin 20.08.2021 tarihli ıslah ve birleşen davasının zamanaşımına uğradığından bahsedilemeyeceğinden davacının ıslah ve birleşen davası kapsamındaki tazminat istemleri değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olmuştur... " gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında Kdz. Ereğli 2. İş Mahkemesinin 2019/265 E. 2020/101 K. sayılı dosyasında alınan ve istinaf ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen kararında dayanılan ATK 2. Üst Kurulu 24.12.2019 üst yazı tarihli raporunda açıkça davacının %32,2 maluliyetinin 21.07.2009 tarihinden itibaren var olduğunun bildirilmesi karşısında, davacının maluliyetinde gelişen ve değişen bir durum olmadığının anlaşıldığı, ayrıca Mahkemece alınan 01.02.2018 tarihli ATK 2. Üst Kurulu raporunda da sağlık kurulu, Yüksek Sağlık Kurulu ve ATK 3. İhtisas Kurulu raporları arasındaki farkın odyometri testlerinin subjektif testler olmaları nedeniyle her bir incelemenin teknik nedenlerle farklı olabilmesi durumundan kaynaklandığının belirtildiği, ilgili raporda da görüldüğü üzere farklı maluliyet oranlarının davacının maluliyetindeki gelişen ve değişen durumdan değil ölçüm testlerinin değerlendirilmesindeki öznellikten doğduğunun Mahkememizce tespit edildiği; Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin 27.02.2024 tarih ve 2023/6618 Esas 2024/1867 Karar sayılı ilamı doğrultusunda Mahkemece dosya kapsamına alınan 06/01/2025 tarihli bilirkişi raporu ile davalı yanın %80 kusur oranı karşılığı davacı yanın maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilerek taleple bağlı kalınarak 966.507,73 TL'nin 01.12.2010 tarihli maluliyet başlangıç tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği gerekçesiyle;
Dava ve ek davanın kabulüne,
1.Davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile taleple bağlı kalınarak 966.507,73 TL maddi tazminatın 01.12.2010 malüliyet başlangıç tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 13.05.2025 tarihli ara kararı ile Mahkeme hükmüne ilişkin olarak Mahkemece davacının dava dilekçesinde karar verilmesini talep ettiği " 2021/166 Esas sayılı dosya ile ek davada talepleri olan 80.000,00 TL manevi tazminatın ve 118.154,00 TL maddi tazminat dahil toplam 1.084.661,73 TL maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği" hususunda sehven karar verilmediğinin hükmün eksik verildiğinin anlaşıldığı, Mahkemece toplanan deliller kapsamında talebinin de kabulünü HMK 305/A maddesine göre talep ettiğinin görüldüğü, Mahkemece HMK 305/a maddesi gereğince 13.05.2025 tarihinde duruşma günü açılarak taraflara tebliğ edildiği, 13.05.2025 tarihli açılan oturum sonucunda "-Davacının hükmün tamamlanması dilekçesinde karar verilmesini talep ettiği "ıslah ve dava dilekçeleri doğrultusunda 80.000 TL manevi tazminat " hususunda sehven karar verilmediği hükmün eksik verildiği anlaşıldığından bu talep hususunda, Davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile; taleple bağlı kalınarak 966.507,73 TL maddi tazminatın 01.12.2010 malüliyet başlangıç tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, hükmünden sonra gelmek üzere, Davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 64.000,00 TL manevi tazminatın 01.12.2010 iş kazası tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine " hükmün eklenmesi suretiyle hükmün tamamlanmasına, tamamlanmış hükmün gerekçeli bir şekilde taraf vekillerine tebliğine," hükmün eklenmesi suretiyle hükmün tamamlanmasına, tamamlanmış hükmün gerekçeli bir şekilde taraf vekillerine tebliğ edilmesine karar verildiği gerekçesiyle;
1-Davacının hükmün tamamlanması dilekçesinde karar verilmesini talep ettiği "ıslah ve dava dilekçeleri doğrultusunda 80.000 TL manevi tazminat " hususunda sehven karar verilmediği hükmün eksik verildiği anlaşıldığından bu talep hususunda ,
2-"Davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile; taleple bağlı kalınarak 966.507,73 TL maddi tazminatın 01.12.2010 malüliyet başlangıç tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, " hükmünden sonra gelmek üzere
3-"2.Davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 64.000,00 TL manevi tazminatın 01.12.2010 iş kazası tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine " hükmün eklenmesi suretiyle hükmün tamamlanmasına, tamamlanmış hükmün gerekçeli bir şekilde taraf vekillerine tebliğine" şeklinde karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Mahkemece davanın ve ek davanın kabulüne karar verildiği ancak, birleşen 2021/166 Esas sayılı dosyası ile ek davada talep ettikleri 80.000,00 TL manevi tazminat ve 118.154,00 TL maddi tazminat hakkında talepleri hakkında olumlu olumsuz herhangi bir karar vermediği, dava ve ek davalarıyla birlikte yerel mahkemenin toplam da 1.084.661,73 TL maddi tazminat, 80.000,00 TL manevi tazminata karar vermesi gerekirken sadece 966.507,73 TL maddi tazminata karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
b. Manevi tazminatın düşük takdir edildiğini,
c.Maddi tazminat için alınan donelerin ve hesaplamaların hatalı olduğunu,
d.Müvekkilinin meslek hastalığı geçirmesinde herhangi bir kusuru olmadığını belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. 10 yıllık zamanaşımı süresinin 21.07.2009 tarihinden itibaren hesaplanması gerektiğini, 10 yıldan sonra sunulan ıslah dilekçesinde bildirilen tutarın dikkate alınmayacağını ve Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesinde yer alan 10 yıllık zamanaşımı dolduğundan zamanaşımına uğrayan taleplerin reddi gerektiğini,
b.Hükmedilen tazminat tutarının fazla olduğunu,
c.Davacının rahatsızlığının meslek hastalığı olmadığından müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin iş sağlığı ve güvenliği konusunda gerekli tedbirleri aldığını müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
3.Tavzih kararına karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a.Temyiz dilekçesini aynen tekrarla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
4.Tavzih kararına karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a.Temyiz dilekçesini aynen tekrarla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, meslek hastalığı nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.
1.6100 sayılı Kanun'un 297. maddesinin ikinci fıkrasına göre hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
2.Somut olayda, Mahkemece birleşen 2021/166 Esas sayılı dosyası ile talep edilen 118.154,00 TL maddi tazminat hakkında olumlu olumsuz herhangi bir hüküm kurulmaması 6100 sayılı Kanun'un 297 inci maddesinin ikinci fıkrasına diğer bir deyişle kanunun açık hükmüne aykırı olduğundan bozma nedeni teşkil ettiği anlaşılmaktadır.
3.Mahkemece yapılacak iş birleşen 2021/166 Esas sayılı dava dosyasındaki talepler hakkında da değerlendirme yapıp çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
4.O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, bozma sebebine göre temyiz eden tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığı, Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
2.Bozma sebebine göre temyiz eden tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.