Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/1889 K.2025/11080
10. Hukuk Dairesi 2025/1889 E. , 2025/11080 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/213 E., 2024/3098 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ...38. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/629 E., 2021/990 K.
Taraflar arasında Mahkemede görülen iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 17.05.2018 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden sigortalının eşi ve oğulları için olaya sebebiyet veren davalıdan maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili verdiği cevap dilekçesi ile dava dilekçesinde belirtilenin aksine kazanın meydana gelmesinde gerek şirket yönetiminin gerekse şirket çalışanlarının kusurunun olmadığını, kazanın maalesef ... işçi ...'ın kendi ihmali ve tedbirsiz tutumundan kaynaklandığını, müteveffanın düştüğü tahmin edilen kat arası platformun pratikte yüksekte çalışma alanı olmadığını, söz konusu platformun bir geçiş alanı olduğunu, ... ...'a güvenli çalışma ile ilgili talimatlar ve iş güvenliği eğitimi vb. verildiğini, Savcılık bilirkişi raporunda geçen işin yapılacağı yer beton zemin ile yaklaşık 14-16 metre yüksekliğe sahiptir ifadesinin doğru olmadığını, söz konusu olayda düşme üç aşamalı olarak gerçekleştiğini, birinci aşamada 2-3 metre yükseklikten düştüğü tahmin edilen ... ardından bir alt katın korkuluklarına çarpmış ve oradan daha aşağıdaki kat zeminine düştüğünü, açıklanan nedenlerle cevap dilekçesinin kabulü ile öncelikle ihtiyati tedbir ve geçici ödemeye ilişkin itirazların kabulü ile ihtiyati tedbir ve geçici ödemeye ilişkin arar kararlardan dönülmesine ve davanın...A.Ş.'ye ihbar olunmasına, yasal dayanaktan yoksun olduğu anlaşılacak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemenin 09.12.2021 tarih 2019/629 E., 2021/990 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile
1-İş kazası sebebi ile davacının eşi ... için 154.497,94-TL, davacının çocuklarından ...için 19.716,75-TL destekten yoksun kalma tazminatının kazanın meydana geldiği 17.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının çocuklarından ... için açılan davanın reddine,
3-İş kazası sebebi ile davacının eşi ... için 70.000,00-TL, davacının çocuklarından ...için 50.000,00-TL, ... için 50.000,00-TL manevi tazminatın kazanın meydana geldiği 17.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin ayrı ayrı reddine,.. karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 09.12.2021 tarihli kararına karşı süresin içinde taraf vekillerinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 15.03.2022 tarihli kararı ile "..Kusur raporları arasından çelişki bulunmadığı ve raporlardaki kusur oranlarının birbirini teyit ettiği anlaşılmakla mahkemece bu oranların hükme esas alınması usul ve yasaya uygun bulunmuştur." gerekçeleriyle birlikte manevi tazminat miktarının da yerinde görüldüğü belirtildikten sonra vekalet ücretinin hatalı belirlenmesi nedeniyle,
"I-Davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
II-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.2 maddesi gereğince kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,
III- Davanın kısmen kabulüne,
1-İş kazası sebebi ile davacının eşi ... için 154.497,94 TL, davacının çocuklarından ...için 19.716,75 TL destekten yoksun kalma tazminatının kazanın meydana geldiği 17.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının çocuklarından ... için açılan davanın reddine,
3-İş kazası sebebi ile davacının eşi ... için 70.000,00 TL, davacının çocuklarından ...için 50.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın kazanın meydana geldiği 17.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin ayrı ayrı reddine,.." karar verildiği anlaşılmıştır.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.03.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairece, "..Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, her ne kadar meydana gelen iş kazası nedeniyle davalı işveren %70 sigortalı %30 kusurlu olduğundan bahisle hesaplama yapılıp karar verilmiş ise de aynı olay nedeniyle yürütülen ceza davası dosyasında, sigortalının kusursuz, şirket yetkilisi ve iş güvenliği uzmanının tali, daimi nezaretçi, maden mühendisi, vardiya amiri ve işletme şefinin asli kusurlu olduğu kabul edilerek mahkumiyet kararları verildiği, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi safhasında olduğu belirgin olup, ceza davasında kusurun varlığına ilişkin maddi olgu hukuk hakimini bağlayacağından, ilgili dosyanın kesinleşip kesinleştiği araştırılmak suretiyle, kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile kusurlu bulunanlara da bir miktar kusur verilmesi gereği gözetilerek, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişi heyetinden; kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alınarak, varılacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır..." gerekçesi ile bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra verilen temyiz incelemesine konu 24.10.2024 tarih, 2024/213 Esas, 2024/3098 Karar sayılı kararla :..Davacının davasının kısmen kabulü ile
1-İş kazası sebebi ile davacının eşi ... için 154.497,94-TL, davacının çocuklarından ... için 19.716,75-TL destekten yoksun kalma tazminatının kazanın meydana geldiği 17.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının çocuklarından ...için açılan davanın reddine,
3-İş kazası sebebi ile davacının eşi ... için 70.000,00-TL, davacının çocuklarından ...için 50.000,00-TL, ... için 50.000,00-TL manevi tazminatın kazanın meydana geldiği 17.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin ayrı ayrı reddine,.. şeklinde karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; ceza yargılamasında kusur dikkate alınmadan bozmaya aykırı karar verildiği, bilirkişi incelemesinin maddi gerçeğe aykırı düzenlendiği, enflasyona göre hükmedilen manevi tazminatın az kaldığını belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmediğini, olayda kusur ve illiyet bağının kesildiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
A) Taraf vekillerinin davacılar lehine hükmolunan manevi tazminat ve davacılar ..., ...yönünden maddi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 378.290,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
B) Taraf vekillerinin davacı ... lehine hükmolunan maddi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden;
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, kusur belirlemesine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Taraf vekillerinin davacılar lehine hükmolunan manevi tazminat ve davacılar ..., ...yönünden maddi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2-Taraf vekillerinin davacı ... lehine hükmolunan maddi tazminat alacağına yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden ilgililerine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.