Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/3172 K.2025/10978

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3172 📋 K. 2025/10978 📅 30.06.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/3172 E.  ,  2025/10978 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/4447 E., 2023/2563 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/626 E., 2022/290 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... Güç Sistemleri.. A.Ş.'nin asıl işveren, ... Mühendislik... A.Ş.'nin alt işveren olarak Cezayir'de üstlendikleri elektrik santrali projesinde çalışırken 31.03.2015 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğradığını, davacının maluliyetine yol açan iş kazasının işverenlerin gerekli iş güvenliği önemlerini almaması sonucunda meydana geldiğini ve işverenin tamamen kusurlu olduğunu beyanla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000 TL maddi, 60.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminata dair talebini 24.521,40 TL olarak arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalı ... Güç... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; işi anahtar teslim şeklinde ... Müh... A.Ş.'ye devrettiğini, öncelikle husumet yönünden davanın reddedilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin meydana gelen kazada bir kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Müh. ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde ,davacının müvekkili şirketin Cezayir'de yapmakta olduğu projede boru döşemecisi olarak çalıştığını, kazanın davacının kendi kusuru ile meydana geldiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile 24.521,40 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 31.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat yönelik fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ......Şti.'nin ......... Plants of Baufarik isimli elektrik santrali inşaatının yapımını üstlendiği, davacının davalı alt işveren ......Şti. 'nin işçisi olarak santralde borucu ekip başı olarak çalıştığı, 31.03.20 15... .00 saatlerinde ekip arkadaşları ile birlikte personel yükseltici platformun sepeti içinde santralin çelik boru montajını yaptıkları, sol eliyle sepetin içindeki kumanda ile personel yükseltici platformu yükseltirken sağ elinin platform sepeti ile daha önce montajını yaptığı boru arasına sıkışması sonucu yaralandığı, platformun indirilmesi için aşağıda kumanda yerinden müdahalede bulunulduğu, platformun aşağıda bulunan çalışan tarafından yanlışlıkla tekrar yukarı kaldırılmasıyla davacının elinin tekrar sıkıştığı, yaralanmasının arttığı, davacının %25,2 oranında maluliyetinin oluştuğu, dosyada alınan ve birbirini teyit eden kusur raporlarına göre davalı ......Şti.nin %60 oranında, davacının dikkatsiz ve tedbirsiz davranması nedeniyle %40 oranında kusurlu olduğu, davalı ......Şti.nin kusurunun bulunmadığı, ancak asıl işveren olması nedeniyle alt işverenin kusurundan dolayı sorumluluğunun bulunduğunun belirtildiği, kusur dağılımının dosya kapsamına ve oluşa uygun olduğu, olay tarihi, davacının maluliyet oranı, olayın özelliği, kusur durumu, tarafların ekonomik durumları dikkate alındığında manevi tazminat miktarının makul takdir edildiği , alınan hesap raporundaki hesaplama esaslarında hata bulunmadığı, ancak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55. maddesinde, "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez." hükmüne yer verildiği, davalı ......Şti. tarafından sunulan cevap dilekçesinde davacıya dayanışma ve destek amacıyla Cezayir' deki aylık maaşı kadar sosyal yardım ödemeleri yapıldığının beyan edildiği, davacıya yapılan ödemelerin ifa amacı taşımadığı, sosyal yardım niteliğinde olduğu, maddi tazminattan mahsup edilemeyeceği, bu durumda davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarının 416.666,50 TL olduğunun anlaşıldığı, taleple bağlı kalınarak hüküm kurulduğu gerekçesiyle, davalıların istinaf başvurularının esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle davacının maddi tazminata ilişkin davasının kabulü ile talep gibi 24.521,40 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 31.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 31.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyada alınan iki kusur bilirkişi raporunun dosya içeriğine ve SGK tarafından düzenlenen iş kazası teftiş raporuna aykırı olduğunu, davacıya %40 kusur izafe edilmesinin kabul edilemeyeceğini, davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının dosya içeriğine göre oldukça düşük belirlendiğini, davalılar yararına usuli kazanılmış hak oluşturmaması bakımından da temyiz yoluna başvurduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
Davalı ... Güç Sistemleri... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; kazada müvekkilinin kusuru olmadığını, davacının diğer davalının işçisi olduğunu, asıl işten bağımsız nitelikte olan bazı kısımları bölerek anahtar teslimi şeklinde devrettiğini, müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, davacının ağır kusurlu olduğunu, davacının aldığı eğitimlere rağmen personel yükseltici platformu kullanırken ellerini asla dışarıya çıkarmaması ve sepetin kenarlarına tutunulmaması gerektiğine ilişkin kuralları ihlal ettiğini, aydınlatma yetersizliği bulunduğu düşünülse dahi davacının çalışmaktan kaçınma hak ve sorumluluğu bulunduğunu, kazanın üçüncü kişinin aceleyle hatalı şekilde kumanda etmesi sonucu gerçekleştiğini, manevi tazminatın fahiş olduğunu,yapılan maluliyet tespitinin gerçeğe aykırı olduğunu, davacıya fiilen çalışmadığı dönem boyunca yapılan yüklü miktardaki ödemenin maaş yahut sosyal yardım olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, 15.250 USD'nin sosyal yardım olarak ödenemeyecek kadar yüklü bir meblağ olduğu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ......Şti. vekili, bilirkişi raporlarının somut olayın gerçekleşme nedeni, şekli ve sonucu üzerinde durmaksızın ve delilleri dikkate almaksızın hazırlandığını, davacının ağır ihmali ile kazanın gerçekleştiğini, davacının manlift kullanım belgesine sahip olduğunu, kazanın asıl nedeninin davacının gerekli tecrübeye sahip olmasına rağmen ekipmanı hatalı kullanması olduğunu, davacının eylemi ile illiyet bağının kesildiğini, müvekkilinin kusuru olmadığını, davacıya 14.05.2015-25.01.2016 tarihleri arasında yapılan ödemelerin tazminat hesabından düşülmesi gerektiğini, çalışmadığı halde her ay ödeme yapılmış olup zararı gidermek amacıyla yapıldığının açık olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
A) Davacı ve davalılardan ... Güç Sistemleri Müh... A.Ş. vekillerinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
B) Taraf vekillerinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacı ve davalılardan ... Güç Sistemleri Müh... AŞ vekillerinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
Taraf vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Aşağıda yazılı fazla alınan temyiz harcının ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.