Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/4009 K.2025/10292
10. Hukuk Dairesi 2025/4009 E. , 2025/10292 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1316 E., 2024/2328 K
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 22. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/160 E., 2021/403 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, 7143 sayılı Yasa kapsamında ihya başvurusunda bulunarak emekli olmak amacıyla davalı Kuruma başvuruda bulunduğunu, başvuru üzerine Kurum tarafından 7143 sayılı Kanun'a göre ihya ödeme planı düzenlenerek 31.08.2018 tarihinde ödenmek üzere 28.668,45 TL borcu olduğunun bildirildiğini, bildirilen borcun davacı tarafından verilen yasal süre içerisinde ödendiğini, akabinde 31.08.2018 tarihli 11116124 sayı ve "askerlik borçlanma talebi" konulu yazı ile 2.814,24 TL askeri borçlanma için ödeme yapmasının istendiğini, bu bedelin de süresi içerisinde müvekkili tarafından ödendiğini, davacının Kurumun istediği tüm işlemleri ve ödemeleri süresi içerisinde yerine getirdiğini, davalı Kurum tarafından müvekkiline işlemlerinin tamamlandığının bildirildiğini ve emeklilik maaşı alacağının söylendiğini ancak çok uzun bir süre geçmesine rağmen emeklilik işlemlerinin yapılmamış olduğunu, kendisine emeklilik maaşı da ödenmediğini, bu durum üzerine davacının 25.03.2019 tarihli dilekçe ile Kuruma başvuru yaptığını ve bilgi talebinde bulunduğunu, söz konusu dilekçenin 19.04.2019 tarihinde davalı idareye teslim edilmesine rağmen idare tarafından herhangi bir cevap verilmediğini ve müvekkilinin emeklilik işlemlerinin de yapılmadığını, Kurum ile yapılan şifai görüşmede müvekkilinin emeklilik hesabında Kurumun hatalı işlem yaptığını, bu sebeple eksik ödeme alındığının belirtildiğini, eksik ödemeye ilişkin müvekkiline 30.10.2018 tarih, 54323537-205.02.01-E.14419329 sayı ve “talebiniz hk.” konulu yazı gönderilerek ek ödeme talep edildiğinin bildirildiği ancak söz konusu yazının müvekkiline hiçbir zaman tebliğ edilmediğini, bir tebliğ işlemi varsa da bu tebligatın usulsüz bir şekilde yapıldığını, müvekkiline herhangi bir yasal bildirim yapılmadığından dolayı müvekkilin ödemeyi yapmadığını, eksik ödeme durumunun müvekkilinden kaynaklanan bir durum olmadığını, tamamen davalı Kurumun hatasından kaynaklandığını beyan ederek, Kurumun davacının ihya talebinin reddine dair işleminin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; Kurum işleminin usul ve kanuna uygun olduğunu beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf beyanları, Kurum yazı cevapları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; davalının sehven yaptığı hesaplama nedeniyle oluşan fark ihya süresi ve bu süreye ilişkin prim borcunun davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, Kurum tarafından yapılan hesaplama yanlışlığında davacının kusur ve ihmalinin bulunmadığı, davalı tarafından yapılan ihya başvurusu iptal edilmeksizin davacının ek ihya başvurusunun yapılması veya 31.08.2018 tarihli SGK oluru ile fark ihya borcuna ilişkin ödeme planının tebliğ edilmesi ve tebliği takip eden ayın sonuna kadar hesaplanacak gecikme zammı ile borcun ödenmesi halinde yapılandırmanın geçerli kabul edilmesi gerekirken, ihya başvurusunun reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla, davanın kabulü ile davacının söz konusu ihya başvuru talebinin reddine ilişkin davalı Kurum işleminin iptaline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; ''Davanın kabulü ile davacının ihya başvuru talebinin reddine ilişkin davalı Kurum işleminin iptaline'' karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; ... Sigorta Primleri Genel Müdürlüğünün 2016/20 sayılı Genelgesi'nde "Durdurulan sigortalılık sürelerinin ihya edilmesine ilişkin başvurulara istinaden hazırlanan ödeme planı, sigortalı ya da hak sahibine imza karşılığı elden verilecek ya da başvuru formunda beyan edilen adres dikkate alınmak suretiyle 7201 sayılı Kanun'a göre ilgiliye tebliğ edilecektir" hükmünün yer aldığı, aynı Genelge'de tebliğ edilen ihya borcu ödendikten sonra sigortalılık bilgilerinde sonradan bir değişiklik olması halinde ihya edilmesi gereken sigortalılık süresi ve buna bağlı olarak ihya borç tutarının farklılık gösterebileceği, bu durumdaki sigortalıların öncelikle sigortalılık süreleri yeniden belirlenerek, ilk ihya talebi iptal edilmeden ek ihya talebi alınacak ve ek ihya talep tarihindeki beyan tutarı üzerinden hesaplanan ihya fark tutarının tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde ödenmesi halinde ihya talebinin geçerli sayılacağı düzenlenmiş olup, dosyada mevcut kayıtların incelenmesinde, Kurum tarafından hatalı yapılan hesaplama nedeniyle oluşan fark ihya süresi ve bu süreye ilişkin prim borcunun davacıya tebliğ edilmediği, bu halde 30.10.2018 tarihli Kurum yazısında belirtilen fark primin ödenmediği gerekçesi ile ihya başvurusunun geçersiz kabul edilemeyeceği anlaşılmakla davanın kabulüne dair İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmış; davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının 7143 sayılı yapılandırma kapsamında borçlanma gününün 8945 gün olarak hesaplandığını, bu itibarla 31.08.2018 tarihi itibariyle 34.240,92 TL ödemesi gerekirken 28.668,45 TL ödeme yaptığını, ardından askerlik borçlanması talebinde bulunduğunu, bu talebe istinaden 2814,24 TL borcun 1 aylık süre içinde ödenmesine dair tebligatın yapıldığını, davacı tarafından bu meblağında ödendiğini ancak 5.572,47 TL tutarlı fark borcun süresinde ödenmemiş olması sebebiyle emeklilik talebinin reddedildiğini, Kurum işleminin yasal düzenlemelere uygun olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 7143 sayılı Kanun kapsamında ihya başvurusunun geçerli olduğu, aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.