Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/1029 K.2025/9498
10. Hukuk Dairesi 2025/1029 E. , 2025/9498 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3337 E., 2024/988 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 21. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/700 E., 2023/151 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Vakıf vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının,7143 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a ilave edilen Ek 18. madde kapsamından faydalandırılması gerektiğinin tespiti ile ödenmeyen bayram ikramiyelerinin yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Vakıf vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Vakıf vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Vakıf vekili, husumet itirazlarının bulunduğunu, vekalet ücreti ve alacağın faiz başlangıcı hususunda hata yapıldığını, eksik araştırmaya dayalı hüküm verildiğini, yasal mevzuata göre vakıf işlemlerinin yerinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Davacı vekili, 7143 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen Ek madde 18’de düzenlenen bayram ikramiyesinin, davalı Vakıf üyesi olan müvekkiline de ödenmesi gerektiğinin tespiti ile ödenmeyen bayram ikramiyelerinin yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle 506 sayılı Kanun'un Geçici 20. maddesi kapsamında yardım sandığı niteliğinde bulunan davalı vakfın amacına ilişkin vakıf senedinin 2. maddesi gereği, Vakıf iştirakçilerine yapılacak sosyal sigorta yardımlarının Sosyal Sigorta Kanununa göre sağlananlardan aşağı olamayacağı hususu, 5510 sayılı Kanun'un 104. maddesinde, 506 sayılı Kanun'a yapılan atıfların 5510 sayılı Kanunu da kapsayacağına ilişkin düzenlemenin bulunması, diğer yandan 5510 sayılı Kanun'un Ek18. maddesinde, “Kurumca bu Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca gelir ve aylık ödemesi yapılanlara…” hükmündeki “Kurum” tabirinden, aynı Kanun'un 3. maddesine göre “Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı”nın anlaşılması gerektiğinin belirtilmesi, yine aynı Kanun'un Ek 18. maddesinde yer alan “… bu Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca gelir ve aylık ödemesi yapılanlara…” hükmünün 5510 sayılı Kanun'u amaçladığının anlaşılması karşısında, uzun veya kısa vadeli sigorta kollarından aylık ve gelir bağlanan sigortalılar ile bunların hak sahiplerine verilmekte olan bayram ikramiyesi ödemesinden, davacının da yararlanması gerektiği ile yine anılan senedin 2. maddesi gereği ödeme yükümlüsünün davalı Vakıf olması gerektiğine ilişkin yaklaşım isabetli bulunmuş olup, davalı Vakıf vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3-Dosya kapsamına göre, işbu dava dosyası ile birlikte 146 adet dosyanın seri dava olduğu anlaşılmakla, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 22. maddesinin “(1) İhtiyari dava arkadaşlığının bir türü olan seri davalar ister ayrı dava konusu yapılsın ister bir davada birleştirilsin toplamda on dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam avukatlık ücretine, toplamda elli dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %50’si oranında avukatlık ücretine, toplamda yüz dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %40’ı oranında avukatlık ücretine, toplamda yüzden fazla açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %25’i oranında avukatlık ücretine hükmedilir. Duruşmalı işlerde bu şekilde avukatlık ücretine hükmedilmesi için dosyaya ilişkin tüm duruşmaların aynı gün aynı mahkemede yapılması gerekir.” hükmüne amir olması karşısında, bu davaların seri dava olarak nitelendirilip, avukatlık ücretinin AAÜT’nin 22. maddesi dikkate alınarak tam ücretin %25'i olarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının (7) nolu bendindeki "9.200,00" ibaresinin silinerek yerine "2.300,00 " ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalı Vakfa iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.