Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/2189 K.2025/9568

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2189 📋 K. 2025/9568 📅 04.06.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/2189 E.  ,  2025/9568 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1553 E., 2024/1921 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/97 E., 2024/147 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili, dahili davalılar ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverene ait ... Giyim adlı iş yerinde 01.12.2003 - 13.12.2013 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığını, kesintisiz çalışmasına rağmen SGK'lı gösterilmediğini, eşi de SGK'lı olan müvekkiline herhangi bir hastane veya kurumda SGK hizmeti sorulmadığından kendisinin de bu durumun farkına varmadığını, sigorta günlerinin ne kadar olduğunu merak ettiğini, bu nedenle hizmet döküm cetvelini incelediğinde SGK kaydının davalı işverence yapılmadığını öğrendiğini, davalı işverene sigorta yapması hususunda ısrar ettiğini ancak davalı işverenin sigorta yapmaya yanaşmadığını belirterek, müvekkilinin 01.12.2003 - 13.12.2013 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde kesintisiz fiili çalışmaları nedeni ile hizmetlerinin tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının müvekkiline ait iş yerinde çalışmadığını, müvekkilinin iş yerini 22.07.2011 tarihinde açtığını, davacının 2013 yılının 12. ayının 13'ünde işten çıktığını iddia ettiğini, ancak bununla ilgili somut bir belge sunmadığını, davacının 10 yıl süreyle çalıştığı iş yerinde sigortasız çalıştığını iddia edip bunu 10 yıl sonunda öğrendiğini vurguladığını, bu iddianın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ; müvekkilinin iş yerinin 2011 yılında açıldığı göz önüne alınarak iddianın tutarsız olduğu gerekçesiyle davanın reddini, işten çıkış tarihi ileri sürülen tarihin zamanaşımı sebeplerini ortadan kaldırmak için afaki olarak belirlenmiş bir tarih olması sebebiyle zamanaşımı def'i ile davanın zamanaşımı yönünden reddini, beyan edilen tarihlerden bu tarihe kadar geçen süre dikkate alındığında davacının dava açmak için bunca süre beklemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek davanın esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının; ... Mahallesi ... Caddesi 20/A Rize adresinde dış giyim perakende satışı işinden dolayı gerçek usulünde vergiye tabi olarak ticari faaliyette bulunan davalı ... adına tescil edilecek iş yerinde 01.12.2003 - 31.12.2005 tarihleri arasında, ... Mahallesi ... Caddesi 20/A Rize adresinde dış giyim perakende satışı işinden dolayı gerçek usulünde vergiye tabi olarak ticari faaliyette bulunan davalı ... adına tescil edilecek iş yerinde 01.01.2006 - 20.07.2011 tarihleri arasında, ... Mahallesi ... Caddesi 20/A Rize adresinde dış giyim perakende satışı işinden dolayı davalı ... adına tescilli 1016493 053 sicil nolu iş yerinde 21.07.2011 - 13.12.2013 tarihleri arasında, hizmet akdine istinaden sigorta primine esas kazancın alt sınırı üzerinden kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili, dahili davalılar ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili;
a.Hak düşürcü süre nedeniyle davanın reddi gerektiğini,
b.Davacının kesintisiz çalışma iddiasının somut deliller ile ispatlanamadığını, dinlenen tanıkların beyanları ile çıkış tarihinin dahi belirlenemedeğini,
c.Çalışmanın kanıtlanmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
2.Dahili davalı ... ve ...;
a.Hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerektiğini,
b.Davacının 10 yıl sigortasız çalışma iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
c.Tanık beyanları ile iddianın ispatlanamadığını,
d.Eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istediklerini beyan etmişlerdir.
3.Feri müdahil Kurum vekili;
a.Çalışmanın kanıtlanamadığını,
b.Kurum kayıtlarının aksinin yazılı delil ile ispatlanması gerektiğini,
c.Hak düşürcü süre nedeniyle davanın reddi gerektiğini,
d.Eksik inceleme ile verilen kararın bozulmasını talep ettiklerini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili, dahili davalılar ve fer'i müdahil Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililere iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.