Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15810 K.2025/9388

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/15810 📋 K. 2025/9388 📅 03.06.2025

10. Hukuk Dairesi         2024/15810 E.  ,  2025/9388 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2420 E., 2024/2519 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 33. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/157 E., 2024/266 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının murisi ...'in 27.01.1997 doğumlu olduğunu, 1997/1 celp döneminde vatani görevini yapmak üzere acemi eğitimini yapmak üzere 02.02.2017 tarihinde Manisa'daki birliğine katılış yaptığını, acemi eğitimini tamamladıktan sonra ...Komutanlığına katılış yapıp akabinde ...'ın özel koruması olarak seçilip İzmir ...Merkez Komutanlığı Özel Koruma Bölük Komutanlığında araçlı yakın koruma görevini yapmaya başladığını, ...'in özel koruma görevini icra ederken mesai mefhumu gözetmeksizin görev yaptığını, 24 saat hazır kıta durumunda olduğunu, görevi gereğince de kendisine zimmetlenen silahı taşıdığını, 08.10.2017 tarihinde görevini icra ederken, yanında beraber görev yaptığı diğer er ... ile görevin olağandan erken bitmesi nedeniyle birliklerine döndüklerini, murisin ve silah arkadaşı akşam saatlerine kadar her an göreve çıkmaları gerekebilir diye silahlarını teslim etmediklerini, gelecek emir için hazır beklediklerini, saatin ilerlemesi ile görev emri gelmeyeceğini düşünerek silahları teslim etmeye karar verip müteveffanın yanında bulunan er ...’ün silahları silah haneye teslim etmek üzere koğuştan ayrılacağı sırada elinde bulunan silahın ateş alıp mütevveffa ...’in başından vurularak şehit olduğunu, oğlunun şahadeti üzerine maaş bağlanması için Kuruma müracaat ettiklerini, ancak Kurum tarafından aylık bağlanmadığını, Kurum işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, murisin vazife malulü kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek, öncelikle 2330 sayılı Kanun gereğince vazife malullüğü aylığı bağlanmasına, olay tarihinden itibaren bağlanacak aylık ve yapılacak olan ödemelerin yasal faizi ile ödenmesine, bu talepleri kabul edilmez ise 5434 ve 5510 sayılı Kanunlar gereğince vazife malullüğü aylığı bağlanmasına ve olay tarihinden itibaren yasal faiz ile ile birlikte ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili aşamalardaki beyanlarında özetle; davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 5510 sayılı Kanun'un 47. maddesi kapsamında vazife malulü sayılması gerektiğinin tespitine ve aylıklarının yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum aleyhine açılan eldeki davada görevli Mahkemenin iş mahkemeleri değil, idare mahkemeleri olduğunu, dava konusu işlemlerde hukuka ve mevzuata aykırı bir yön bulunmadığını belirterek, kararın temyizen bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile davacının murisinin vazife malulü olduğunun tespiti ile 2330 sayılı Kanun gereğince davacıya vazife malullüğü aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, bu talep kabul edilmediği takdirde 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanun gereğince vazife malullüğü aylığı bağlanmasına ve olay tarihinden itibaren yasal faizi ile ile birlikte ödenmesine ilişkindir.
İnceleme konusu eldeki davada, Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar yerinde ise de hüküm fıkrasında davalının murisinin vazife malulü sayılması gerektiği halde davacının vazife malulü olduğunun tespitine karar verilmesi hatalıdır.
Ne var ki bu konunun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VI. KARAR
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 1 numaralı bendinde yer alan "davacının" ibaresinden sonra gelmek üzere "murisi ...'in" ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu biçimiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.