Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/11537 K.2025/9454

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/11537 📋 K. 2025/9454 📅 03.06.2025

10. Hukuk Dairesi         2024/11537 E.  ,  2025/9454 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3320 E., 2023/971 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/349 E., 2021/531 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ..., ..., .. ... vekili, davalı .... Ltd.Şti vekili, davalı .. vekilleri tarafından temyiz edimekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava ve birleşen dava dilekçesinde özetle, ... .. ...'in 26.03.2012 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle hayatını kaybettiğini belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
1. Davalıl .. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Amasya 1 Grup tesis yapım işleri dahilinde .. Müh. Elk. Mak. İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti taahhüdünde 07.09.2011 tarihinde sözleşme imzaladığını, sözleşmenin anahtar teslimi teklif birim fiyat sözleşmesi olduğunu, alt ve üst işveren ilişkisi ile müvekkilinin kusur ve kusursuz sorumluluğunun bulunmadığını, işçinin müvekkilinin çalışanın olmadığını, açıklanan nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
2.Davalı ... Mühendislik vekili cevap dilekçesinde özetle; olayın müvekkilinin çalışma alanı dışında ekli krokide belirtilen çalışma alanı içerisinde 26.03.2012 tarihinde meydana geldiğini, müvekkilinin çalışmalarının ... kontrolü altında olduğunu, iş güvenliği ile ilgili gereken tedbirlerin alındığını, müvekkiline atfedilecek kusurun bulunmadığını, müteveffanın tam kusurlu olduğunu, müteveffanın maaşının aylık net 703.64 TL olduğunu iş kazası vefatını müteakip davacılara SGK'dan maaş bağlandığını, bağlanan maaş ve peşin sermaye değerinin sorulmasını ... Sigorta Şirketine ihbarını davanın reddini talep ve beyan etmiştir.
3.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; SGK'ya ölen işçiye ödenenin sorulmasını, ödenen meblağın düşülmesini, kazada davacının da kusurunun irdelenmesini, birleştirme kararında muvafakatlarının bulunduğunu, kabul anlamına gelmemesini, manevi tazminat bakımından poliçede öngörülen teminat limitinin 50.000 TL haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep ve beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Amasya İş Mahkemesi 2012/161 Esas sayılı dosyası ile müteveffanın eşi ve çocuklarının, birleşen Suluova Asliye Hukuk Mahkemesi 2014/70 Esas sayılı dosyası ile müteveffanın annesi ile babasının davacı konumunda oldukları, meydana gelen olay ile ilgili Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca olayın 5510 sayılı Kanun'un 13/a-b. maddesine göre iş kazası olduğunun tespit edildiği, dosyada kaldırma kararı öncesi mevcut 02.05.2016 tarihli 3 kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ve açık ve denetime elverişli olması nedeniyle de Mahkemece hükme esas alınan kusur raporu incelendiğinden davalıların toplam %70, kazazede işçinin ise %30 oranında kusurlu olduğunun bildirildiğinin görüldüğü, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına müzekkere yazılarak ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler ve tüm peşin sermaye değerleri istenildiği ve gönderilen belgelerden davacılardan bir kısmına Sosyal Güvenlik tarafından gelir bağlandığının görüldüğü, Mahkemece verilen 04.10.2017 tarihli hükmün istinaf incelemesi neticesinde emsal ücret araştırması yapılmak ve bu doğrultuda yeniden hesap raporu alınması gerekliliği sebebiyle diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin kaldırılması üzerine ilgili ücret araştırması yapıldığı ve bu yönde yeniden rapor aldırıldığı, dosyanın Bölge Adliye Mahkeme kaldırma kararında belirtilen olgular doğrultusunda yeniden maddi tazminat hesabının yapılması için bilirkişiye gönderildiği, bilirkişi tarafından ilk peşin değerli gelirin kusur oranı dikkate alınarak tenzili, müteveffanın kusuru oranında tazminattan yapılan indirim ve davacı eş için evlenme indirimi, emsal ücret araştırma sonuçlarının ortalaması dikkate alınarak alternatifli surette hesaplama yapıldığı, 16.06.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda temel olarak olaya ve delillere uygun olan Tablo 14'te 3. Alternatif sütunu altında yer alan kayıtların benimsendiği ve davalıların müşterek kusur oranları olan %70i üzerinden hesaplama yapıldığı, hesaplamada Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin daire birleşimi sonrası güncel içtihatlarına uygun olarak TRH bakiye ömür tablosunun nazara alındığı, bu kapsamda davacı eş .. için 400.094,94-TL, davacı çocuk .. için 46.637,79-TL, davacı çocuk .. için 15.966,72TL, davacı anne .. için 127.428,91-TL, maddi tazminat hesaplandığının görüldüğü ve Mahkemece bu hesabın benimsendiği, Bölge Adliye Mahkeme kaldırma kararı öncesinde alacak değerleri belirli hale getirildiğinden dolayı taleple bağlı kalındığı ve davacı eş .. için 228.276,31-TL, davacı çocuk ... için 36.815,72-TL, davacı çocuk .. için 16.578,21 TL, davacı anne ... için 75.394,60 TL, maddi tazminata hükmolunduğu, müteveffanın kazancının dağılımı, aylık kazanç miktarı, evli ve çocuklu olması ve davacı ...'ın ekonomik durumu dikkate alınarak bu davacı yönünden müteveffanın destek olma durumunun bulunmadığı kanaatine varıldığı, tüm dosya kapsamı, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların sosyo-ekonomik durumları, bilirkişi raporları birlikte incelendiğinde; davacıların murislerinin davalı iş yerinde çalışırken geçirdiği iş kazası nedeniyle vefat ettiği, iş kazasında davacıların murislerinin %30 davalıların toplam % 70 oranında kusurlu olduğu, hesap bilirkişisi raporu doğrultusunda SGK tarafından bağlanan gelirin kusur oranı dikkate alınarak % 70 i tenzil edildiğinde ve taleple bağlı kalınarak davacı eş ... için 228.276,31-TL, davacı çocuk ... için 36.815,72-TL, davacı çocuk .. için 16.578,21 TL, davacı anne ... için 75.394,60 TL, maddi tazminat değerinin bulunduğu anlaşıldığından davacılar ..., ..., ... ve ... yönünden maddi tazminat talebinin kabulüne, davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin reddine, davacıların meydana gelen kazadan dolayı çektiği elem ve ızdırap, olayda tarafların kusuru, olayın meydana geliş şekli, müteveffanın yaşı, yakınlarına kaybetmiş olmaları nedeni ile hayat boyunca bu durumun gözünün önünde olduğu, tarafların sosyo-ekonomik durumu dikkate alındığında davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar veridiği, sigorta şirketi yönünden maddi tazminat sorumluluğu ve poliçe limiti oranında sorumluluğun dikkate alındığı, diğer davalılar yönünden asıl ve alt işveren ilişkisi ile 5510 sayılı Kanun'un 12. maddesi dikkate alınarak müşterek müteselsil sorumluluk gerektiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle;
"1-Amasya İş Mahkemesi 2012/161 Esas sayılı asıl dava ve Amasya İş Mahkemesi 2014/72 Esas Sayılı birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulüne kısmen reddine,
A) Davacı ... yönünden,
a-Maddi tazminat talebinin kabulü ile 228.276,31 TL'nin (taleple bağlı kalınarak) kaza tarihi olan 26.03.2012 tarihinden itibaren yasal faiz ile hesaplanarak davalılar ... Elektrik Dağıtım A.Ş. ... Mühendislik Elk. Mak. İnş. Taah. San. Tic Ltd. Şti ve .. Sigorta A.Ş.'den (... Sigorta A.Ş. Poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
b-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 60.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 26.03.2012 tarihinden itibaren yasal faiz ile hesaplanarak davalılar ... Elektrik Dağıtım A.Ş. ve ... Mühendislik Elk. Mak. İnş. Taah. San. Tic Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine,
B) Davacı ... yönünden,
a-Maddi tazminat talebinin kabulü ile 36.815,72 TL'nin (taleple bağlı kalınarak) kaza tarihi olan 26.03.2012 tarihinden itibaren yasal faiz ile hesaplanarak davalılar .. Elektrik Dağıtım A.Ş. ... Mühendislik Elk. Mak. İnş. Taah. San. Tic Ltd. Şti. ve .. Sigorta A.Ş.'den (.. Sigorta A.Ş. Poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
b-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 60.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 26.03.2012 tarihinden itibaren yasal faiz ile hesaplanarak davalılar .. Elektrik Dağıtım A.Ş. ve ... Mühendislik Elk. Mak. İnş. Taah. San. Tic Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine,
C) Davacı ... yönünden,
a-Maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.966,72 TL'nin kaza tarihi olan 26.03.2012 tarihinden itibaren yasal faiz ile hesaplanarak davalılar .. Elektrik Dağıtım A.Ş. ... Mühendislik Elk. Mak. İnş. Taah. San. Tic Ltd. Şti ve .. Sigorta A.Ş.'den (.. Sigorta A.Ş. Poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin talebinin reddine,
b-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 60.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 26.03.2012 tarihinden itibaren yasal faiz ile hesaplanarak davalılar .. Elektrik Dağıtım A.Ş. ve ... Mühendislik Elk. Mak. İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine,
2-Suluova Asliye Hukuk Mahkemesi 2014/70 Esas sayılı birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulüne kısmen reddine,
A) Birleşen dosya davacısı ... yönünden,
a-Maddi tazminat talebinin reddine,
b-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 30.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 26.03.2012 tarihinden itibaren yasal faiz ile hesaplanarak davalılar .. Elektrik Dağıtım A.Ş. ve ... Mühendislik Elk. Mak. İnş. Taah. San. Tic Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine,
B) Birleşen dosya davacısı ... yönünden,
a-Maddi tazminat talebinin kabulü ile 76.394,60 TL'nin (taleple bağlı kalınarak) kaza tarihi olan 26.03.2012 tarihinden itibaren yasal faiz ile hesaplanarak davalılar .. Elektrik Dağıtım A.Ş. ve ... Mühendislik Elk. Mak. İnş. Taah. San. Tic Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
b-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 30.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 26.03.2012 tarihinden itibaren yasal faiz ile hesaplanarak davalılar .. Elektrik Dağıtım A.Ş. ve ... Mühendislik Elk. Mak. İnş. Taah. San. Tic Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, "karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilleri ve davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine ve özellikle hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 'nin 3/1. maddesinde "Avukatlık ücretinin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresi gözönünde tutulacağı; aynı maddenin 2. fıkrasında iki müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek ; red sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağı belirtilmiştir. Anılan maddenin amacına ve İçtihadı Birleştirme Kararına hakim olan ilke birlikte gözetildiğinde, birden fazla davacının birlikte dava açması ve tek vekil ile temsil edilmeleri halinde, davanın kabul edilen bölümü üzerinden davacılar yararına tek, ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmelidir" (Yargıtay 10 HD. 2021/9880 E-2022/7679 K )Bu açıklama bağlamında davacılar vekillerinin her bir tazminat talebi için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği talebinin yerinde buulunmadığı; kaza ve ölüm tarihi 26.03.2012 tarihi itibarıyla Mahkemece hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının da yerinde bulunduğu, önceki Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacıların başvurusu bulunmamakla bu durumun davalılar yararına usuli kazanılmış hak teşkil edeceğinin de gözetilmesi gerektiği, sigorta poliçesinde manevi zararların tazminine ilişkin ek teminatın ilave ettirilmesine dair herhangi bir ibarenin bulunmadığı, davalı ... şirketinin poliçe limiti dahilinde sınırlı sorumlu bulunduğu, davalı ... Şirketinin istinafında .. ... yönünden 76.394,60 TL maddi tazminat verilmiş olup ilk karardaki miktarın aşıldığı belirtilmiş ise de Mahkemenin kısa kararında belirtilen miktar yazılmış olmakla gerekçeli kararda 75.394,60 TL yazılmış olduğu, kısa karardaki miktarın sehven yapılan maddi hata olduğu kanaatinin oluştuğu, buna göre usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan hükme yönelik davacılar vekillerinin ve davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar .., .., .. vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Davacı lehine takdir edilen vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını, manevi tazminat talepleri bakımından aleyhe ret vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu,
b. Birleşen davada ... Sigorta Şirketinin manevi tazminat taleplerinden de sorumluluğu olduğunu,,
c. Hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu,
d.Davacılardan .. ... 'in maddi tazminat talebi reddedildiğinden onun payına düşen miktarın diğer davacılara paylaştırılması gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı .. vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Diğer davalı ile müvekkili şirket arasında alt-üst işveren ilişkisi olmadığını, anahtar teslimi teklif brim fiyatlı sözleşme olduğunu, müvekkilinin kusurlu ya da kusursuz hiçbir sorumluluğu bulunmadığını,
b. Takdir edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu,,
c. Desteğin geliri hesaplanırken resmi kayıtlara itibar edilmediğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
3.Davalı .... Ltd. Şti.vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Bölge Adliye Mahkemesi 7 Hukuk kaldırma kararı gerekçesinde belirtilen eksik hususların tamamen giderilmeden hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplanan miktarlara neden itibar edildiği konusunda hiçbir gerekçe bildirilmediğini, yargılama aşamasındaki itirazlarının dikkate alınmadığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararı öncesi verilen kararda usulü kazanılmış hakların dikkate alınmadan karar verildiğini, bilirkişi raporunun kendilerine tebliğ edilmediğini,
b. Emsal ücret araştırması sonucu bildirilen rakamların ortalamasının alınmasının hatalı olduğunu,,
c. Davacı ... yönünden hükmedilen maddi tazminatın ilk karardan farklı olarak 1.000 TL fazlasına hükmedildiğini bunun maddi hata olarak kabul edilmesi gerektiğini,
d.Müvekkili şirkete kusur izafe edilmesinin doğru olmadığını, kazanın meydana gelmesine esas olanın müteveffanın asli ve ağır kusuru olduğunu, şirkete atfedilecek kusur olmadığını,
e.Müteveffanın aktif dönem çalışma süresi hesabında maddi hata yapıldığını, eş .. ... 'in yararlanma süre hesabında hata yapıldığını, davacı eşin yeniden evlenme olasılığı ölüm tarihi itibarı ile hesaplanması gerektiğini, eşin dava tarihinden sonra evlenip evlenmediğinin tespiti için nüfus kaydı alınması gerektiğini,
f.Destekten yoksun kalma tazminatı hesabında bakiye ömür süresi yönünden Mahkemenin ilk kararında PMF 1931 yaşam tablosunun esas alındığını Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı sonrasında ise TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınarak yapılan hesaplamaya göre hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu,
g. Anne yönünden yapılan değerlendirme ve hesaplamalarını itirazlarının dikkate alınmadığını,
h.Manevi tazminat miktarının yüksek miktarda olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının maddi tazminat istemine ilişkindir.
1. Davacılar ..., ..., ... ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.6100 sayılı HMK.'nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.
3.Dosya içeriğine göre, temyize getirilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
2. Davalılar .... Ltd.Şti ve davalı .. vekillerinin hükmedilen tüm manevi tazminatlara ve davacı anne ile çocuklar için hükmedilen maddi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.6100 sayılı HMK.'nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.
3.Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
3. Davalılar .... Ltd.Şti ve .. vekillerinin davacı eş için hükmedilen maddi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar .... Ltd. Şti. ve ... vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, mütefevva sigortalının, davalı .. ait Suluova'da direklerin sökülmesi ve elektrik havai hatlarının yer altına alınması işlerini üstlenen davalı .. Mühendislik Elekt. Mak. İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. nezdinde elektrik hat işçisi olarak çalıştığı, 26.03.2012 günü 9 m yükseklikteki demir elektrik direği üzerinde iletken telleri kesmek isterken elindeki makasla elektrik akımına maruz kalarak emniyet kemeri de bağlı olmadığından düşmek suretiyle yaralandığı ve kaldırıldığı hastanede 04.04.2012 tarihinde hayatını kaybettiği, SGK tarafından olayın iş kazası olarak kabul edildiği, hükme esas alınan kusur raporunda kazanın meydana gelişinde, kazalı müteveffanın %30, davalı alt işveren .. Mühendislik Şirketinin % 50, davalı asıl işveren ...'ın % 20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
3.Bunun üzerine Mahkemece, davacıların maddi zarar alacaklarının tespiti amacıyla 17.04.2017 tarihli hesap bilirkişi raporu aldırıldığı, işbu raporda yukarıda anılan kusur oranları ile birlikte bakiye ömür tablosu yönünden PMF tablosunun kullanıldığı, ... sigortalının ücretinin asgari ücretin 2,288 katı olduğu ve işlemiş dönem sonunun 31.12.2017 olduğu yönündeki doneler esas alınarak davacı eş .. 228.276,31-TL, davacı çocuk .. 36.815,72-TL, davacı çocuk .. 16.578,21 TL, davacı anne .. 75.394,60 TL maddi tazminat alacağının hesaplandığı, anılan bu rapora davacılar vekillerinin itiraz etmediği, talep artırım dilekçeleri sunarak maddi tazminat alacaklarını raporda belirtilen rakamlar üzerinden artırdıklarını belirttikleri ve giderek İlk Derece Mahkemesinin 04.10.2017 tarih, 2012/161 Esas - 2017/434 Karar sayılı kararı ile davacı eş .. için 228.276,31-TL, davacı çocuk .. için 36.815,72-TL, davacı çocuk .. için 16.578,21 TL, davacı anne .. için 75.394,60 TL maddi tazminata hükmedildiği, bu kararın davalılar .. ve ... Mühendislik tarafından istinaf edildiği, istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince 16.11.2018 tarih 2018/838 E. 2018/3526 K. sayılı kararı ile emsal ücret araştırmasının yeterli olmadığı, söz konusu meslek odalarından ve ticaret odalarından bu hususun araştırılması, gerekli görülür ise davalı tanıklarının bu konudaki beyanlarına başvurulması, TÜİK ortamında yapılacak online sorgulamanın dosyaya kazandırılmak suretiyle taraf vekillerinin beyanları da alınarak tazminata esas ücretin miktarının ne olduğunun, ... işçinin sendika işçisi olup olmadığı durumunun da incelenmesi, gerekçeye yer verilmek suretiyle tespitinin yapılması gerektiği, eksik incelemeye dayalı Mahkeme hükmünün diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin kararın kaldırılmasına ve Mahkemesine iade edilmesine karar verilmiştir.
4.Bölge Adliye Mahkemesinin 16.11.2018 tarih 2018/838 E. 2018/3526 K. sayılı kaldırma kararı doğrultusunda İlk Derece Mahkemesince yeniden maddi tazminat hesabının yapılması için bilirkişiye gönderildiği, 16.06.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda yukarıda anılan kusur oranları ile birlikte bakiye ömür tablosu yönünden TRH10 tablosunun kullanıldığı, ... sigortalının ücretinin asgari ücretin 2,0068 katı ve işlemiş dönem sonunun 13.01.2021 olduğu yönündeki doneler esas alınarak - Tablo 14'te 3. Alternatif sütunu altında yer alan kayıtlarda - davacı eş .. 400.094,94-TL, davacı çocuk ... 46.637,79-TL, davacı çocuk ... 15.966,72TL, davacı anne ... 127.428,91-TL maddi tazminat alacağı bulunduğunun hesaplandığı ve İlk Derece Mahkemesince bu hesaba itibar edilerek ve taleple bağlı kalınarak hüküm kurduğu, tarafların işbu kararı istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurusunun reddine karar verdiği anlaşılmıştır.
5.Usuli kazanılmış hak kavramı, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada Mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
6.Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada ya taraflar ya Mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir.( ...nun 12.07.2006 T., 2006/4-519 E, 2006/527 K, 03.12.2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.) Usuli kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.1959 gün 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı).
7.Somut olayda; İlk Derece Mahkemesinin 04.10.2017 tarih, 2012/161 Esas - 2017/434 Karar sayılı ilk kararında itibar edilen 17.04.2017 tarihli hesap raporunda davacı eş .. 228.276,31-TL, davacı çocuk ... 36.815,72-TL, davacı çocuk .. 16.578,21 TL, davacı anne ... 75.394,60 TL olarak maddi zararlarının tespit edildiğinin, davacılar vekillerinin bu rapora itiraz etmediklerinin ve bu rapora göre maddi tazminat alacaklarını ıslah ettiklerinin, İlk Derece Mahkemesince davacı eş .. için 228.276,31-TL, davacı çocuk .. için 36.815,72-TL, davacı çocuk .. için 16.578,21 TL, davacı anne ... için 75.394,60 TL maddi tazminatlara hükmedildiğinin ve davacılar vekillerinin anılan İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmediklerinin anlaşılması karşısında; 17.04.2017 tarihli hesap raporundaki donelerin davacılar için kesinleştiği göz ardı edilerek, giderek davalılar lehine oluşmuş usuli kazanılmış hak ilkesi ihlal edilerek, ilk kararda hüküm altına alınan maddi tazminat miktarları gözetilmeden, bu miktarları aşacak şekilde, 16.06.2021 tarihli bilirkişi ek raporuna itibar edilerek davacı eş .. 400.094,94-TL, davacı çocuk ... 46.637,79-TL, davacı anne ... 127.428,91-TL maddi tazminat alacağı bulunduğunun tespiti ile hüküm kurulması hatalı olmuştur.
8.O halde Mahkemece yapılacak iş; davacı eşin maddi tazminat alacağının hesaplanması amacıyla, 17.04.2017 tarihli hesap raporundaki donelerin davacılar için kesinleştiği göz önünde bulundurulduğunda, davacıların bakiye ömür tablosu yönünden PMF tablosunun kullanıldığı, ... sigortalının ücretinin asgari ücretin 2,0068 katı olduğu ve işlemiş dönem sonunun 31.12.2017 olduğu yönündeki doneler esas alınarak yeni bir hesap raporu almak ve tarafların usuli kazanılmış hakları gözetilerek oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
9.Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
10. O halde, davalılar .. ve ... Mühendislik vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli istinaf itirazlarının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır .
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacılar ..., ..., ... ... vekilinin temyiz dilekçelerinin miktardan REDDİNE,
2.Davalılar ... Ltd. Şti. ve davalı .. vekillerinin hükmedilen tüm manevi tazminatlara ve davacı anne ile çocuklar için hükmedilen maddi tazminatlara yönelik temyiz dilekçelerinin miktardan REDDİNE,
3.Davalılar .... Ltd. Şti. ve ... vekillerinin davacı eş için hükmedilen maddi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,
2. Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ..., Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla,
03.06.2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
I. Temel Uyuşmazlık:
1.Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık “İlk Derece Mahkemesinin hüküm altına aldığı maddi tazminata esas unsuları davacının isitnaf etmemesi nedeni ile davalının isitnafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince geri gönderilmesinden sonra maddi tazminata esas ücretin asgari ücret oranlarındaki artışın ve PMF yerine TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesinin değiştirmesinin davalı yararına lehine usulü kazanılmış hak olup olmayacağı, buna göre yeniden değerlemenin son karar tarihine yakın tazminata esas değerlere taşınıp taşınmayacağı” noktasında toplanmaktadır.
II. Karşı oy gerekçesi:
2.Belirtmek gerekir ki Sayın ..’inde değindiği gibi “Yargıtay tarafından neredeyse mutlak olarak, doktrinde de ağırlıklı olarak kabul edilen usuli müktesep hak kavramının kanuni bir Kurum olmadığını, yargı kararları ile kabul edildiğini ortaya koymak gerekir. Usuli müktesep hak, bugün neredeyse usuli her sorunda, her derde deva bir Kurum olarak gündeme gelmekte, sadece kanun yolunda değil, yargılamanın farklı kesitlerinde kullanılmaktadır. Bu Kurumun kabul edilebilirliğinin tartışması bir yana, bu kadar geniş bir uygulama alanı bulması doğru değildir. Ayrıca usuli müktesep hak, usuli sorunları çözmeye gerçek anlamda da elverişli değildir. Nitekim, önceleri çok sınırlı kabul edilen usuli müktesep hakkında kapsamı genişlemiş, ancak bu genişlemenin sakıncaları ortaya çıktıkça Yargıtay, usuli müktesep hakka her geçen gün … birçok istisna da kabul etmiştir. En ilginç ve kendi içinde çelişkili durum ise kamu düzeninden kabul edilen usuli müktesep hakka, kamu düzenine ilişkin durumların istisna kabul edilmesidir. Bir şeyin kendisinin, kendisinin zıddı olması gibi garip, biraz da mantığı zorlayan bir durum ortaya çıkmaktadır (..., .../..., .../.., ..., Medeni Usul Hukuku, Ankara 2013. s: 2190).”
3.Öncelikle usulü müktesep hak, yasal bir Kurum olmadığı gibi Mahkemesince tarafların iddia ve savunmaları ile istisnalarına göre değerlendirilmesi gereken bir kavram olup, Yargıtay tarafından bozma kapsamında göre açıklayıcı ve yol gösterici şekilde kararda yer verilmesi beraberinde sakıncalara da yer verecektir. Zira Mahkemenin eksik inceleme nedeni ile bozmaya uyması halinde usulü müktesep hakkı gözetme yönündeki bozmaya da uyduğu gibi bir sonuç çıkacaktır ki bu da Mahkemenin bu yönde yapacağı değerlendirme ve tartışmanın önceden sınırlandırılması anlamına gelecektir.
4.Diğer taraftan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girmesi üzerine usulü müktesep hakkın yeniden kavram olarak değerlendirilmesi gerekir. Zira kanunun kısmi dava başlığı taşıyan 109. maddesinin son fıkrasında açıkça “Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez.” düzenlemesine yer verilmiştir. Görüldüğü gibi kısmi miktar talep eden davacı, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığı ve açıkça da bakiye kısmından feragat etmedikçe geri kalan kısmını ek dava(veya ıslah) yolu ile edebilmektedir. O halde yargılama sırasında davacı tarafın kusur oranına, iş göremezlik oranına itiraz etmemesi, açıkça da feragat etmediği sürece kusur veya maluliyet oranının daha sonra lehine değişmesi halinde bakiyesini talep etme hakkı doğduğundan, usulü kazanılmış hak teşkil etmeyecektir.
5.Diğer taraftan Dairemizin 2021/6262 Esas, 2022/6811 Karar sayılı ilamında yazılı karşı oy gerekçelerinde açıklandığı üzere özellikle maddi tazminatın karar tarihine yakın verilerle hesaplanması gerektiğinden ve bu durum usulü kazanılmış hakkın istisnası olması nedeni ile çoğunluğun usulü kazanılmış hak teşkil ettiği” görüşüne katılınmamıştır. Zira;
6.Maddi tazminat hesapları yapılırken, işlemiş devrenin en son bilinen ücret unsurlarının hesaplamada gözetilmesi gerektiğinden, hüküm gününe en yakın güne kadar yürürlüğe giren tüm asgari ücretlerin uygulanması gerekir. Daha önce bir veya birkaç hesap raporu verilmiş olsa bile, dava bitinceye kadar yürürlüğe giren asgari ücretlerden dolayı yeniden değişen değerler nedeni ile ek rapor alınması zorunludur.
7.Maluliyet oranı gibi zararın hesaplanmasına ilişkin diğer bir unsur da ücrettir. Asgari ücretin artması halinde, karar tarihine yakın ücrette değişeceğinden, bu ücrete göre zararın hesaplanması gerekmektedir. Zira asgari ücret, kamu düzeni ile ilgili olduğundan, davanın her aşamasında uygulanması zorunludur. Bozmadan sonra dahi asgari ücretlerde artış olmuşsa, yeniden tazminat hesabı yapılması gerekir. Yargıç, bir istek olmasa dahi, yargılamanın her aşamasında asgari ücret artışlarını doğrudan dikkate almakla yükümlüdür. Davacı, bilirkişi raporuna itiraz etmemiş olsa dahi, sonradan yürürlüğe giren asgari ücretlerin uygulanması kamu düzeni gereği ve zorunlu olduğundan, davalı yararına usulü kazanılmış hak oluşmaz.
8.Belirtmek gerekir ki Bölge Adliye Mahkemesinin gönderme kararından sonra karar tarihine yakın veriler alındığında, hesabın unsurları değişeceğinden, tazminat miktarı da elbette değişecektir. Davacı taraf istinaftan önceki ilk kararda bilinen ücret üzerinden hesaplanan tazminata itiraz etmemiştir. Ancak bu bilinen ücret bozmadan sonra değişecektir. Bir tarafın ilerde değişecek diye kararıisitnaf etmesi hayatın olağan akışına uygun olmayacaktır. Zira karar istinaf nedenleri reddedilerek kesinleşmiş olsa idi hesaplama bilinen ücrete göre hesaplandığından sorun olmayacaktır. Ancak bozmadan sonra değişen durum nedeni ile daha önce doğmayan hesaba esas unsur olan ücrete itiraz etmeme usulü kazanılmış hak oluşturmayacaktır. Kaldı ki gerçek belli iken varsayıma gidilmez ilkesinin gözetilmesi gerekir. Ayrıca Bölge Adliye Mahkemesinin gönderme kararı ile ilk karar tamamen ortadan kalkmıştır. Yeniden yargılama yapılmıştır.
9. Diğer taraftan tazminatın hesaplanmasında yaşam tablosuna göre hesaplama farazi verilere dayanmaktadır. Başka bir anlatımla gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Dolayısı ile bu yönde itiraz edilmemesi de usulü kazanılmış hak teşkil etmeyecektir.
III. Sonuç:
10.Tazminatın itiraz edilmeyen PMF yaşam tablosuna göre belirlenmesi ve asgari ücrete ilişkin işlemiş devrenin de ileri çekilmemesi yönündeki gerekçeye atılınmamıştır. Zira Bölge Adliye gönderme kararı sonrası kamu düzeninden olan asgari ücrete ilişkin değişiklikler nedeni ile tazminatın (gerçek zararın) karar tarihine en yakın verilerle hesaplanması gerekir. Yaşam tablosu içtihat değişikliğine dayanmaktadır. Bu hususlar usulü kazanılmış hak oluşturmadığından ortadan kaldırılan kararı davacının istinaf etmediği gerekçesi ile davalı yararına usulü müktesep hakkın gözetilmesi ve işlemiş devrenin ileri çekilmemesi gerekçesi varsayıma dayalı olup, tazminatın karar tarihine en yakın verilerle hesaplanması gerektiği yönündeki içtihadına aykırıdır. Çoğunluğun bu yöndeki bozma gerekçesine katılınmamıştır.