Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/14635 K.2025/9453
10. Hukuk Dairesi 2024/14635 E. , 2025/9453 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/277 E., 2023/158 K.
Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacılar, davalılardan ... ve ... Metal Kağıt Ambalaj Atıkları Geri Dönüşüm Nakliye Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava ve birleşen dava dilekçesinde özetle; davacıların murisleri olan .. .. ... 20.07.2012 tarihinde meydana gelen olay sonucu vefat ettiğini belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar .. şirketi ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin kendi iş alanı olan geri dönüşüm işinde kullanmak üzere diğer davalı ... Matbaacılık..Şti'den sürekli mal alımı yaptığını, malların taşınmasında kolaylık sağlanması için şirkete ait bir forklifti sadece kendi işlerinde kullanılmak üzere diğer davalı şirket içerisinde ve fakat müvekkili şirkete ayrılan bir bölümde tutmakta olduğunu, iki şirket arasında taşeronluk ilişkisinin söz konusu olmadığını, ... işçinin diğer davalı şirket ... Matbaacılık..Şti'nin çalışanı olduğunu ve müvekkili şirket ile bir ilişkisinin olmadığını, kaza ile ilgili yapılan soruşturmada müteveffanın forklifti kullanmada yetkisinin olmadığını, forklifti izinsiz olarak çalıştırıp dikkatsiz ve hızlı kullandığını, ani manevra yapması sonucu devrilip altında kalması sonucu olayın meydana geldiğinin belirtildiğini, haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Diğer davalılar tarafından davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 05.01.2016 tarihli ve 2015/368 Esas - 2016/10 Karar sayılı kararı ile;
"1.Davacıların maddi tazminat taleplerinin reddine,
Davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile
Ayrı ayrı 18.000,00'er TL manevi tazminatın davacılar ... ve ... yönünden, ayrı ayrı 5.000,00'er TL manevi tazminatın davacılar .. ve .. .. yönünden olay tarihi olan 20.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... şirketi, ... Matbaacılık şirketi, ..., ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
Fazlaya dair talebin ve davalı ...'ya karşı açılan davanın reddine" şeklinde karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin 05.01.2016 tarihli ve 2015/368 Esas - 2016/10 Karar sayılı kararının davacılar, davalılardan ... ve ... ....... Atıkları Geri Dönüşüm Nakliye Sanayi ve Ticaret Ltd Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 26.02.2019 tarih ve 2018/2098 Esas-2019/1383 Karar ile özetle "... temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalılar ... ve ... Metal Kağıt Ambalaj Atıkları Geri Dönüşüm Nakliye San Tic. Ltd. Şti.'nin tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,... Davacı anne ve babaya "her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması ve diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması şartını" taşımadığı gerekçesi ile Sosyal Güvenlik Kurumunca ölüm geliri bağlanmadığı açıktır. Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi hükmüne göre; ölen sigortalının gelirinden sürekli destekte bulunduğu ileri sürülüp, Türk Borçlar Kanunu'nun 55. maddesine göre maddi delillerle hesaplanabilir sürekli ve düzenli fiili bir desteğin varlığı da kanıtlanmamıştır. Bu durumda; Mahkemece, farazi desteğin karine olduğu kabul edilerek, Türk Borçlar Kanunu'nun 50. ve 51. maddeleri uyarınca, somut olayın özelliğine göre davacı ana ve babanın birbirlerine desteği ile varsa diğer çocuklarından alabilecekleri destek de dikkate alınarak hakkaniyete uygun makul bir maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurması isabetsizdir...Bu ilkeler gözetildiğinde, davacı anne ve baba yararına ayrı ayrı hükmedilen 18.000,00 er TL manevi tazminatın az olduğu açıktır... " gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın ikinci kez takipsiz bırakıldığı görülmekle basit yargılama usulüne tabi davalarda ancak bir kez yenileme hakkı olması nedeni ile HMK.'nın 320/4. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, asıl davanın eki niteliğinde olan birleşen dava yönünden Mahkemece önceden verilen karara yönelik Yargıtayın Bozma ilamına uyulmakla ilama konu edilen hususlarla sınırlı yapılan inceleme neticesinde; Bozma ilamına konu edilmediğinden Mahkemece verilen önceki karardaki kusur oranları korunmak kaydıyla sigortalının %40 oranında, davalı Altuntaşlar şirketinin sahibi ile birlikte %10 oranında, ... şirketinin sahibi ile birlikte %50 oranında kusurlu olduğunun kabul edildiği, dosya kapsamına celbolunan deliller neticesinde alınan son hesap raporundaki toplam tazminat miktarına itibar edildiği; ancak kusur oranları yukarıdaki açıklamayla uyumlu olmadığından Mahkemece sigortalının %40 oranındaki kusur oranına isabet eden miktarın tenziliyle toplam miktar üzerinden yapılan hesaplama neticesinde; davacı ...'in 87.240,64 TL (145.401,06/100x60), davacı ...'in ise 91.068,70 TL (151.781,16/100x60) alacağının olduğu tespitiyle taleple bağlı kalınarak hüküm kurulduğu gerekçesiyle;
A-Asıl davanın 24.11.2020 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına,
B-1-Birleşen davanın kabulüne,
2-26.949,19- TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden(20.07.2012) itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine,
3-28.448,07- TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden(20.07.2012) itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. İlgili HMK hükmü gereği davanın açılmamış sayılmasının hukuka aykırılık içerdiğini, müvekkilin hak kaybına sebebiyet verdiğini,
b.İlgili kanun hükmü ve Yargıtay kararları dikkate alındığında davalılar vekiline ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırılık içerdiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalılar ... ve ... ...Atıkları Geri Dönüşüm Nakliye Sanayi Ve Ticaret Ltd Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a.Asıl dava yönünden eksik vekalet ücretine hükmedildiğini,
b.Mahkemece bozma ilamına uyulmasından sonra ilamın dışına çıkılarak tekrar kusur belirleme için bilirkişi incelemesi ve hesap raporları aldırıldığını,
c.Tazminatların zamanaşımına uğradığını,
d.Mahkemenin husumet yokluğundan davanın reddine karar vermesi gerektiğini,
e.Asıl davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğine göre birleşen ek davanın da bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiğini,
f.Destek paylarının hatalı hesaplandığını,
e.Davacıların dosyada tek bir vekil temsil edildiğini, tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının tazminat istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelerle bozmaya uyulmakla taraflar yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı dikkate alınarak, temyiz kapsam ve nedenleriyle kanunun açık hükmüne aykırı görülen sebepler re'sen dikkate alınarak, davacılar, davalılardan ... ve ... .... Ambalaj Atıkları Geri Dönüşüm Nakliye Sanayi ve Ticaret Ltd Şti. vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2 inci Maddesinde "ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar; davanın nakli, davanın açılmamış sayılması yahut görevsizlik veya yetkisizlik kararı verildikten sonra başka bir mahkemede yargılamaya devam edilmemesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez" şeklinde düzenlenmiştir.
3.Somut olayda Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına dair kararının, ön inceleme aşaması tamamlandıktan ve tahkikat duruşmalarına başlandıktan sonra verildiği gözetilerek, tarifenin 7. maddesi hükmüne göre vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
4.Öte yandan hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde uyuşmazlık konusu hakkında bir düzenleme bulunmamakla birlikte, Tarifenin 3/1. maddesinde; avukatlık ücretinin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi niteliği ve davanın süresi göz önünde tutulacağı; aynı maddenin 2. fıkrasında ise, müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek; ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise, her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağı belirtilmiştir. Anılan maddenin amacına ve içtihatı birleştirme kararına hakim olan ilke birlikte gözetildiğinde, birden fazla davacının birlikte dava açması ve tek vekille temsil edilmeleri halinde, davanın kabul edilen bölümü üzerinden davacılar yararına tek, ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmelidir.
5.Somut olayda; her bir davacı lehine kabul edilen kısımlar yönünden ayrı ayrı kabul, reddedilen kısımlar yönünden ayrı ayrı ret vekalet ücreti hükmedilmesi hatalı olmuştur.
6. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
7. O halde, davacılar ve davalılar ... ve ... ... Atıkları Geri Dönüşüm Nakliye Sanayi Ve Ticaret Ltd Şti. vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları gözetilerek hüküm bozulmalıdır. Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Kanunun Geçici 3. maddesi dikkate alınarak 1086 sayılı Kanunun 438. maddesi gereğince düzelterek onanmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacılar ve davalılar ... ve ... ...Ambalaj Atıkları Geri Dönüşüm Nakliye Sanayi ve Ticaret Ltd Şti. vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, Ankara 53. İş Mahkemesinin 16/03/2023 tarih ve 2021/277 E- 2023/158 K sayılı ilamının A fıkrasının 4 üncü bendinin tamamen silinmesine, yerine geçmek üzere:
"4-Davalılar ..., ..., ... şirketi kendilerini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanıp taktir olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalılara verilmesine" rakam ve sözcüklerinin yazılması,
3. Temyiz olunan, Ankara 53. İş Mahkemesinin 16.03.2023 tarih ve 2021/277 E- 2023/158 K sayılı ilamının A fıkrasının 4 üncü bendinin tamamen silinmesine, yerine geçmek üzere:
"7-Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanıp taktir olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacılara verilmesine," rakam ve sözcüklerinin yazılması suretiyle Mahkeme kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine,03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.