Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/11769 K.2025/9264
10. Hukuk Dairesi 2024/11769 E. , 2025/9264 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1094 E., 2024/869 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/496 E., 2022/11 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müteveffanın, müvekkillerinden .. ..'nun eşi, ...'nun babası, ... ve ...'nun oğlu, ...'nun ise ağabeyi olduğunu ve ... ...'nun, davalılardan ... Gıda San. ve Tic. A.Ş.'de işçi olarak çalıştığını, davalı şirkette motosikletle yemek kuryeliği yaptığını, çok zor ve yoğun şartlar altında çalışmak zorunda bırakılarak yorgun ve uykusuz motosiklet kullanmak zorunda kaldığını, yoğun ve yorgun geçen iş temposuna daha fazla dayanamayarak 18.05 2018 tarihinde yemek servisine çıktığında direksiyon hakimiyetini kaybettiğini davalı işveren şirket adına kayıtlı ... plakalı motosikletle kaza yapması sonucu götürülmüş olduğu Acıbadem Hastanesi'nde hayatını kaybettiğini, olay nedeniyle soruşturma başlatıldığını, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03.08.2018 tarih ve 2018/26613 Soruşturma ve 2018/20529 Karar sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, somut kazanın meydana gelmesinde müteveffayı ağır şartlar altında dinlendirmeden çalıştıran davalı işverenin ağır kusurlu olduğunu, müteveffanın babası olan müvekkilleri ... ve annesi olan ... ....nun da evlatlarını gencecik yaşla toprağa vermenin elem ve ızdırabı içerisinde yeri hiçbir şekilde dolmayacak evlat acısı yaşadıklarını, tek kardeşi olan ... ise gencecik yaşında kendisine maddi ve manevi her türlü desteği sağlayan ağabeyini kaybetmenin üzüntüsü içerisinde yaşadığını, davalı işveren şirkete ait motosikletin kaza tarihinde zorunlu mali sigortacısı olan diğer davalı ... tarafından "...” poliçe numarası ile sigortalandığını, davalı ... şirketin destekten yoksun kalma şeklindeki maddi tazminattan poliçe limiti sınırlı olmak kaydıyla sorumlu tutulması gerektiğini, belirterek müvekkilleri ... için şimdilik 100,00-TL (belirsiz alacak-tamamlama harcı yargılama esnasında yatırılmak kaydıyla) ve ... için şimdilik 100,00-TL (belirsiz. alacak-tamamlama harcı yargılama esnasında yatırılmak kaydıyla) destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden (sigorta şirketi için temerrüt tarihinden) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikle davalı ... yönünden poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkilleri; müteveffanın eşi ...için 50.000,00-TL, oğlu ... için 75.000,00-TL, babası ... için 15.000,00-TL, annesi ... için 15.000,00-TL ve kardeşi ... için 10.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sadece davalı işveren şirketten tahsilini talep ve de dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu olan kazanın tamamen müteveffanın kusuru ile meydana geldiğini, bu sebepten müteveffanın murisleri olan davacılar lehine destekten yoksun kalma tazminatı ödenmesinin hukuka aykırı olacağını, talep edilen manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, dava konusu edilen kazanın meydana gelmesinde, şirketin hiçbir sorumluluk ve kusurunun olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle başvuruya konu kazanın trafik kazası olması sebebiyle SGK tarafından başvuru sahibine rücuya tabi peşin sermaye değerli gelir bağlanıp bağlanmadığı konusunda inceleme yapılması gerektiğini, kazanın trafik kazası olduğunu, ... ...’nun 18.05.2018 tarihli kazada sürücü konumunda olmasının yanı sıra kazanın tek taraflı trafik kazası mahiyetinde olduğu için başvuru sahibinin destekten yoksun kalma tazminatı isteminin, TBK’nın 52. maddesi hükmü dikkate alınmak suretiyle, “hiç kimse kendi kusurundan yararlanamaz ilkesi” gereği reddedilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte şirketin manevi tazminat alacağında sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davaya konu iş kazasının meydana gelmesinde davalı işverenin sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle
1-Mahkeme kararının kabul etmediklerini, ... sürücü olayda %100 kusurlu bile olsa davacı müvekkillerinin 3. kişi durumunda olmaları sebebiyle davalı ... şirketinin destekten yoksun kalma şeklindeki maddi tazminattan poliçe limiti sınırlı olmak kaydıyla sorumlu tutulması gerektiğini, davacı müvekkiller lehine destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
Karayolları Trafik Kanununda zorunlu trafik sigortasına ilişkin olarak, sorumluluğun kapsamı dışında kalan haller açıkça düzenlendiğini,
Destekten yoksun kalma tazminatına konu davacıların zararının desteklerinin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalan sıfatıyla doğrudan kendileri üzerinde doğan zarar olduğunu, bu zarardan doğan hak desteğe ait olmadığına göre müteveffanın yüzde 100 kusurlu bile olsa onun kusurunun bu hakka bir etkisinden bahsedilmesi mümkün olmadığını, müvekkilleri zarar gören 3. kişi konumunda olduğundan, desteğin tam kusurunun müvekkillere yansımasının söz konusu olmadığını beyanla istinaf taleplerinin kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki kayıtlara, tarafların dayandığı deliller ile delillerin Mahkemece takdirinde yasal düzenlemeler ve kararlılık kazanan Yargıtay karar içeriklerine aykırılık bulunmamasına göre İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı dairemizce de tespit edilmekle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.