Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/1430 K.2025/9193
10. Hukuk Dairesi 2025/1430 E. , 2025/9193 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1605 E., 2024/2694 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/110 E., 2023/106 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 04.07.2014 tarihinde davalı Kuruma başvurarak 3201 sayılı Kanun'a istinaden 4/a kapsamında yurt dışı hizmet borçlanması talebinde bulunduğunu, davacının A...'da 02.05.1988- 17.05.2004 tarihleri arasındaki 5550 günlük ev kadınlığı süresini borçlanarak tahakkuk eden borcunu ödediğini ve 23.02.2015 tarihli Kurum kararı ile 4/a kapsamında davacıya yaşlılık aylığı bağlandığını, 12.10.2020 tarihli borç bildirim belgesi ile 08.01.2018 tarihli denetmen raporuna istinaden davacının 06.06.2014-11.06.2014 tarihleri arasındaki çalışmalarının sahte olduğu iddia edilerek yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarının oluşmaması nedeniyle bağlanan aylığın iptal edilerek borç tahakkuk ettirildiğini, davacının 4/a kapsamındaki yurt dışı borçlanmalarının iptal edilmesi üzerine 4/a kapsamında yurtdışı borçlanmalarının 4/b kapsamında değerlendirildiğini ve davacıya 4/b kapsamında emekli aylığı bağlandığını, davalı Kurumca gerekçe olarak davacının fiilen çalışmış olduğu dönemde yurtdışına çıkması ve 4/a kapsamındaki sigorta primlerinin yatırılmaması hususlarının gösterildiğini, davacının fiilen çalıştığı 06.06.2014-11.06.2014 tarihleri arasında Türkiye'de olduğunu, davacının çalıştığı döneme ilişkin primlerinin yatırılmamasının işverenin sorumluluğunda olduğunu, davacıya bu nedenle bir sorumluluk atfedilemeyeceğini belirterek Kurum işleminin iptali ile davacının 4/a kapsamında ödenmeyen aylıklarının 4/b kapsamında ödenmesi suretiyle oluşan farkın yasal faizi ile ödenmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; 2018/38 sayılı Genelge gereğince ev kadınlığı sürelerinin borçlanılmasında sigorta başlangıcında ev kadınlığı sürelerinin âkit ülke mevzuatına göre sigortalılık süresi olarak kabul edilmediğinden bu süreleri borçlananların sözleşmeli ülkelerdeki ikamet başlangıç tarihlerinin Türkiye'de ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilmeyeceğini, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayanların borçlanmalarının 5510 sayılı Kanun'un 4/b maddesi kapsamında sayılacağını, davacının yaptığı yurt dışı borçlanması sonucunda yaşlılık aylığı bağlandığını, ancak 08.01.2018 tarihli denetmen raporuna istinaden işyerinde geçen hizmetleri fiili çalışmaya dayanmadığından ve davacıya aylık bağlanma şartlarının oluşmadığından yaşlılık aylığının iptal edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının 06.06.2014-11.06.2014 tarihleri arasında İstanbul'da kurulu ... Eğitim ve Danışmanlık Ltd. Şti'den bildirilen 5 günlük hizmetinin fiili çalışmaya dayalı olup olmadığına ilişkin olduğu, Mahkemece celp edilen denetmen raporunda dinlenen tanık beyanları, davacının hizmet cetveli, iş yerine ilişkin SGK kayıtları, komşu iş yeri ve bordro tanıklarının beyanları dikkate alındığında, davacı tarafından Almanya'da TCESSEN Başkonsolosluğu tarafından düzenlenen 02.06.2014 tarihli vekaletname ile davacının 5 gün sigortalı bildirildiği, ..... Eğitim Danışmanlık Ltd. Şti.'nin kurucu ve hissedarları .... ve ...'a emeklilik işlemlerinin takibi konusunda vekaletname verildiği, vekaletnamenin verilmesinden 3 gün sonra davacının Antalya havalimanından Türkiye'ye 05.06.2014 günü giriş yaptığı, sigorta kaydının 06.06.2014 tarihinde İstanbul'da kurulu işyerinden başlatıldığı, 11.06.2014 tarihinde çıkışının yapıldığı ve davacının yine Antalya Havalimanından dosya içerisinde kayıtlara göre 12.06.2014 tarihinde çıkış yaptığının tespit edildiği, davacının .... Eğitim ve Danışmanlık Ltd. Şti'nin kurucu hissedarı olan ...ve ...'a iş takibi için vekalet vermesinden 4 gün sonra bu şirketten sigorta bildiriminin yapılmış olmasının gerek Kurum denetmenince dinlenilen tanık ifadeleri gerekse Mahkemece dinlenen tanık ifadeleri ile davacının çalışmalarının fiili olmadığının anlaşıldığı, davacının 3201 sayılı Kanun kapsamındaki borçlanmasının 4/b kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu durumda yurt dışı borçlanmasına ilişkin borcun ödendiği 28.11.2014 tarihinden 5550 gün (15 yıl 5ay) geriye gidilerek davacının sigorta başlangıç tarihinin 28.06.1999 olarak tespit edilmesi gerektiği, 01.11.1990-30.11.1992 döneminde yurt dışı çalışmasının olması nedeniyle 1479 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesine göre 01.10.1999 tarihi itibari ile 15 tam yıl prim ödeme ve 50 yaşını doldurmaya 10 yıldan fazla süresinin kalması nedeniyle 56 yaş ve 15 tam yıl prim ödeme koşullarının sağlaması halinde 4/b kapsamında yaşlılık aylığına hak kazanacağı, davacının 56 yaşını 01.11.2020 tarihinde doldurması nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un 4/b maddesi gereğince davacıya yaşlılık aylığı bağlandığı, 06.06.2014-11.06.2014 tarihleri arasındaki sigorta bildiriminin fiili çalışmaya dayalı olmadığı yönünde dosyada güçlü delillerin olduğu, davacının 5510 sayılı Kanun'un 4/A maddesi kapsamında 01.01.2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazanamayacağı açık olduğundan davacıya tahakkuk ettirilen yersiz ödemelerin geri istenmesi ve davalı Kurumca aylık iptali uygulamalarının yerinde olduğu gerekçeleriyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından Almanya'da T.C. Essen Başkonsolosluğu aracılığıyla, İstanbul'da faaliyet gösteren .... sicil numaralı ... Eğitim Danışmanlık Ltd. Şti.'nin kurucu ve hissedarları ... .. ve ...'a emeklilik işlemlerinin takibi konusunda vekaletname verildiği, vekaletnamenin verilmesinden 3 gün sonra davacının Antalya Havalimanında Türkiye'ye 05.06.2014 günü giriş yaptığı, sigorta kaydının 06.06.2014 tarihinde dava dışı iş yerinden başlatıldığı, 11.06.2014 tarihinde çıkışının yapıldığı ve davacının yine Antalya Havalimanından 12.06.2014 tarihinde yurt dışına çıkış yaptığı, denetmen raporu, toplanan deliller ve alınan tanık beyanlarına göre, davacının 06.06.2014-11.06.2014 tarihleri arasında dava dışı ... Eğitim Danışmanlık Ltd. Şti.'den bildirilen hizmetlerinin fiili çalışmaya dayalı olmadığı, davacı tarafça bu hususun aksinin ispat edilemediği, bu nedenle davacının 3201 sayılı Kanun kapsamındaki borçlanmasının 4/1-b kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında 01.01.2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazanamayacağı, dolayısıyla Kurum işlemlerinin yerinde olduğu, sonuç olarak Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin 04.07.2014 tarihinde davalı Kuruma başvurarak 3201 sayılı Kanuna istinaden 4/a kapsamında yurtdışı hizmet borçlanması talebinde bulunduğu, Kurum tarafından emeklilik şartlarını sağladığı gerekçesiyle müvekkiline 4/a kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, 08.01.2018 tarihli denetmen raporuna istinaden müvekkilinin 06.06.2014-11.06.2014 tarihleri arasındaki fiili çalışmalarının sahte olduğu iddia edilerek yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarının oluşmaması nedeniyle bağlanan aylığın iptal edildiği, 4/a kapsamında yapmış olduğu borçlanmalarının iptal edilmesi üzerine 4/a kapsamındaki yurtdışı borçlanmalarının 4/b kapsamında değerlendirilerek 4/b kapsamında emeklilik aylığı bağlandığı, müvekkilinin 06.06.2014-11.06.2014 tarihleri arasındaki çalışmalarının 4/a kapsamında olduğu, Kurum tarafından gerçekleştirilen eksik ve hatalı işlemlerin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu gerekçeleriyle, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371.maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.