Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/13396 K.2025/9079
10. Hukuk Dairesi 2024/13396 E. , 2025/9079 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/748 E., 2024/386 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... İnşaat Turizm Çevre Hizmetleri ve Organizasyon San. ve Tic. Ltd. Şti. 5747 sayılı Kanunla kurulmuş olan ... Belediyesinin, 100/100 hissesinin sahibi olduğunu, tek ortağı bir kamu tüzel kişisi olan iştirak şirketi olduğunu, 26.08.2019 tarihinde; Ümraniye Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından düzenlenen ödeme emirlerinin ardından ... Ltd. Şti. süresi içinde mal bildirimlerinde bulunduğunu, daha sonra aynı ödeme emirlerinin davacıya tebliğ edildiğini, işbu ödeme emirlerinin usul ve hukuka aykırı olarak düzenlendiğini ve tebliğ edildiğini, ödeme emirlerinin asıl muhatabının şirket mi yoksa davacı mı olduğunun belirsiz olduğunu belirterek, dava konusu 2019/035591-2019/035592-2019/035593 takip numaralı ödeme emirlerinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından ileri sürülen iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Kurumun borçlarının tahakkuk ettiği dönemlerde davacı söz konusu şirkette yetkili müdür sıfatını haiz olduğunu, buna göre Kurum borçlarına karşı şahsi sorumluluğu bulunduğunu, diğer taraftan ödeme emrinin iptali davasının hak düşürücü süre geçtikten sonra ikame edildiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.01.2021 tarihli kararı ile davanın kabulü ile Ümraniye SGK tarafından düzenlenen 161635 tahkikat numaralı 2019/035593 ve 2019/035592 ve 2019/035591 sayılı ödeme emirlerinin iptaline dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 19.01.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 19.01.2023 tarihli kararı ile davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 19.01.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...1. Dosya kapsamından, dava dışı şirketin Kuruma olan 2018/5 - 2019/5 arası dönemdeki prim, işsizlik primi ve damga vergisi borçları sebebiyle davacıya 3 adet ödeme emri tebliğ edildiği, davacının 29.04.2019 ile 22.12.2020 tarihleri arasında limited şirketin, tüzel kişi adına hareket edecek gerçek kişi olarak münferiden yetkili temsilcisi olduğu anlaşılmıştır.
2. Davaya konu borçlardan 2019/3 üncü dönem borcunun son ödeme tarihinin 4 üncü ay sonuna kadar yapılabileceği, 2019/4 ve 5 inci dönem borçlarının ise davacının münferiden şirket yetkilisi olduğu döneme ait olduğu anlaşıldığından, davacının 2019 yılının 3, 4 ve 5 inci dönem borçlarından sorumlu olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir."
gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında davanın kısmen kabulü ile Ümraniye SGK tarafından düzenlenen 161635 tahkikat numaralı 2019/035593 ve 2019/035592 ve 2019/035591 sayılı ödeme emirlerinin 2019/03-04-05 dönemleri hariç olmak üzere iptaline;
Fazlaya ilişkin talebin reddine ve davacının 2019/035593 ve 2019/035592 ve 2019/035591 sayılı ödeme emirlerine ilişkin yalnızca 2019/03-04-05 dönemlerinden sorumlu olduğunun tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının şirket yetkilisi/ortağı olarak ödeme emrine konu prim borçlarından sorumlu olduğu hususu nazara alınmaksızın ve eksik araştırmaya dayalı olarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava dışı şirketin Kuruma olan borçlarından davacının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.