Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/1010 K.2025/9083

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1010 📋 K. 2025/9083 📅 28.05.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/1010 E.  ,  2025/9083 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/114 E., 2024/101 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/23 E., 2024/392 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; EYT Kanun'u kapsamında 29.03.2023 tarihli tahsis talebine istinaden davacıya yaşlılık aylığı bağlandığını, Kurum tarafından davacının 17.02.1993 - 15.04.1993 tarihleri arasında .... sicil numaralı .... unvanlı işyerinde 18 yaşını doldurmadan ebeveyn yanında sigortalı çalıştığını, ancak 2013/11 sayılı genelgenin " ...baba veya annesine ait işyerinde çalışan mümeyyiz küçüklerin vasinin iştiraki ile yazılı olarak yapılmış ve hakim tarafından tasdik edilmiş bir hizmet mevcut olmadıkca sigortalı sayılmalarına imkan bulunmamaktadır..." hükmü uyarınca yaşlılık aylığa hak kazanamadığı gerekçesi ile aylığın başlangıç tarihi itibari ile kesilip davacıya yersiz ödeme borcu çıkarıldığını, davacının babasına ait dokuma iş yerinde masır (masura) sarma işinde ücret karşılığı fiilen çalıştığından Kurum işlemlerinin yerinde olmadığını ileri sürerek Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasına, kesilen aylıkların kesildiği tarihten itibaren ay be ay işleyecek yasal faizleriyle birlikte ödenmesine, davacının Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça Kuruma başvuru şartının yerine getirilmediğini, davada hak düşürücü süre ve zama aşımı itirazında bulunduklarını, dava konusu ile ilgili olarak, Uşak Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü kayıtlarının tetkikinde; davacı sigortalıya 01.04.2023 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlandığını, EYT Kanunu itibariyle İl Müdürlüğünde yaşanan yoğunluk nedeniyle bağlanan aylıklarda bir hata olup olmadığının tespiti için yapılan kontrollerde, davacının 17.02.1993 - 15.04.1993 tarihleri arasında ... sicil numaralı ... unvanlı iş yerinde 18 yaşını doldurmadan ebeveyn yanında sigortalı çalıştığının ve prim yatırıldığının tespit edildiği, 01.04.2023 tarihinden aylığının kesildiği tarih olan 07.11.2023 tarihi arasında yersiz ödenen aylıkların borç çıkarıldığını, bu çıkarılan borç miktarını gösteren ödeme emrinin de 06.12.2023 tarihli tebligat ile davacıya tebliğ edildiğini, Kurum işlemlerinde hukuka ve mevzuata herhangi bir aykırılık bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile
... SGK'nın bağlanan aylığın iptaline ilişkin kararının ve 07.11.2023 tarih ve .... sayılı ret kararının iptaline, Kurumun iptal edilen işlemi nedeniyle davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacı ile babası arasında yasal unsurlarının gerçekleşmiş olduğu bir hizmet akdi oluşmadığından mülga 506 ya da 5510 sayılı Kanun'la kapsamında sigortalı sayılmasına imkan bulunmadığını, bununla birlikte bir sigortalılık ilişkisinde, işveren statüsündeki ana ya da baba ile işçi statüsündeki çocuk arasında menfaat çatışması olduğu ve çocuğun 18 yaşından küçük olması nedenleriyle yasanın korumaya çalıştığı hususun, çocuğun herkese karşı olan bu menfaatinin olduğunun göz önünde bulundurulmadığını, çocuk yaşta işçi çalıştırmanın anne ve baba tarafından yapılıyor olmasının, aile kurumu ile sosyal denge ve toplumsal yapı kavramlarına olumsuz etkisinin söz konusu olabileceğini, teşvik edici olup sigortalılar arasında eşitsizlik yaratacağı ve ayrıca sadece emekliliğe hak kazanma sürecini kısıtlamaya yönelik bu gibi çabaların, kurumsal olarak, çalışma prensipleri, prim ödeme ve emeklilik sistemi esasları ile Kurumun aktüeryal dengesine olumsuz yönde etki edeceği göz ardı edilerek, dar bir yorumlama ile sonuca gidilmiş olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.