Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/3225 K.2025/9090

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3225 📋 K. 2025/9090 📅 28.05.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/3225 E.  ,  2025/9090 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1822 E., 2024/1986 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 21. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/105 E., 2024/233 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 04.01.1993 tarihinde .... unvanlı şahıs şirketinde 7 yılı aşkın bir süre boyunca çalıştığını, davacının 04.01.1993 tarihinden 31.03.2017 tarihine kadar geçen süre içinde şirketler nezdinde sigortalı olarak çalıştığını ve bu süre içerisinde sigorta primlerinin eksik ödenmiş olduğunun anlaşıldığını beyanla, davacının dava dışı iş yerlerinde çalıştığı süre boyunca aldığı gerçek ücreti üzerinden sigorta primlerinin tespiti ile eksik primlerin tamamlatılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...-Kur Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; sigortasız çalıştırılan veya sigorta primleri eksik ödenen işçi tarafından açılan hizmet davasının ancak işverene ve SGK'ya yönlendirilmesi gerektiğini, işbu davanın müvekkili Kuruma yöneltilmesini gerektiren herhangi bir sebep bulunmadığını, hizmet tespiti davasının, davacının işçi davalısının ise işveren olduğunu, Kurumun bu davada herhangi bir ilgisi ve taraf sıfatı bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile prime esas gerçek kazancın tespiti talepli davalarda davalı sıfatını haiz olanlar işveren ve Sosyal Güvenlik Kurumu olup, ... bu talebin muhatabı olmadığı değerlendirilerek davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul 21. İş Mahkemesinin 08.05.2024 tarihli, 2023/105 Esas - 2024/233 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;işsizlik sigortası ile ilgili tüm yetkinin davalı Kurumda olduğunu, davalı Kurumun, İş Kanunu kapsamında çalışan tüm çalışanların maaşı üzerinden işsizlik sigortası kesintisi yapılarak işsizlik maaşının bağlanmasını sağlayan görev tanımları içerisinde yeralan bir kamu kurumu olduğunu, bu nedenle çalışanların brüt maaşları kapsamına giren bir diğer kesintinin ise işsizlik sigortası primi olup davalının prime esas kazancın tam ve eksiksiz olarak bildirilmesini sağlama denetleme yükümlülüğü bulunduğunu, prime esas kazancın belirlenmesi davasından müvekkilin aylık brüt kazancının belirlenmesi sonucunda işsizlik sigortasına konu kesinti yapılacak miktar yönünden de davalı tarafa yapılacak kesinti oranlarının da etkileneceği dikkate alındığında davalının, davanın tarafı olup pasif husumetten bahsedilemeyeceğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta primine esas kazanç tespiti davasında davalı ... Müdürlüğünün taraf sıfatı bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.