Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/6292 K.2025/9136
10. Hukuk Dairesi 2025/6292 E. , 2025/9136 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/279 E., 2025/474 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 22. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/345 E., 2024/423 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının çalışmaya başladığı 01.04.1986 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, çalışma olgusunun yöntemine göre kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının ... sicil numaralı ... Temizlik Servisi (.. ... ..) bünyesinde 01.04.1986 tarihinde 1 gün süre ile 506 sayılı Kanun'a tabi olarak çalıştığının tespitine, davacının 506 sayılı Kanun'un 60/G fıkrası uyarınca malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına esas olmak üzere sigortalılık başlangıcının 18 yaşını ikmal ettiği 04.03.1987 tarihi olduğunun ve bu tarihten önce tespit edilen sürenin prim gün sayısına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, çalışma olgusunun somut deliller ile ispat edilemediğini, davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2., 6., 9., 60. maddenin (G) bendi,79., 108. madde hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Yasalar ile Yargıtay’ın Yerleşik İçtihatları gereğidir.
2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı ... ... ünvanlı işverenin ... sicil nolu işyerinden 01.04.1986 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, davacının o tarihte 17 yaşında olduğu anılan işyerinin temizlik mahiyetinde olup 15.08.1983-31.10.1995 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, işyerinden dava konusu dönem olan 1986 yılında hiç dönem bordrosu verilmediği, 1985/1 ve 2. Dönem bordrolarının dosyaya gönderildiği, işe giriş bildirgesi üzerindeki fotoğraf ve imza incelemesinde, fotoğrafın davacıya ait olduğu, imzanın da davacının el ürünü olduğunun tespit edildiği,geniş çaplı yapılan komşu işyeri araştırmasında komşu işyeri tespit edilemediği,davacı tanıklarının dinlendiği,bu tanıkların işyerinden dava konusu dönem öncesi olan 1985/1-3. Dönem arası bildirimleri olan kişiler olduğu, böylelikle Mahkemece anılan tanık beyanları ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
4.Buna göre Mahkemece, geniş çaplı komşu işyeri araştırmasına rağmen komşu işyeri tespit edilemediğinden öncelikle davacının da beyanı alınarak davacının işverenin hangi firma nezdindeki temizlik işlerinde çalıştığı, nerde çalıştığı, çalıştığı işyerinde çalışmasını bilebilecek kişilerin kimler olduğu, ayrıca birlikte temizlik işini kimlerle yaptığı sorulmalı, bu kişilerin çalışma ve sigortalılık kayıtları getirtilmek suretiyle, beyanlarına başvurulmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.