Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/5668 K.2025/9121
10. Hukuk Dairesi 2025/5668 E. , 2025/9121 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2308 E., 2025/56 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/366 E., 2024/254 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde,davacının01.10.1990 tarihinde .... ... İmalatı Firmasında 1 gün süre ile çalışmış olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, espit davalarında 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulandığını, işe giriş bildirgesinin hiç verilmemiş ya da geçersiz olması halinde hak düşürücü süre gereği dava hakkının düştüğünü, öncelikle bu yönden inceleme yapılarak davanın gerektiğini, 5521 sayılı İş Mahkemesi 7. maddesine yapılan ekleme ile yapılan düzenleme gereği kuruma dava açılmadan önce başvuru yapılmasının dava şartı haline getirildiğini, başvuru olmaması halinde davanın esasa girilmeksizin reddi gerektiğini, kamu düzenini ilgilendiren tespit davalarında resmi belge sayılan Kurum kayıtları karşısında tanık deliline başvurma imkanı olmadığını, kurum kayıtlarının aksinin ancak eş değer yazılı belgelerle ispat olunabileceğini, ayrıca halı dokuma işi, iş yerinde çalışmayı gerektirmeyebildiğinden, bu hususun Yüksek Mahkeme içtihatları doğrultusunda incelenerek ortaya çıkartılması gerektiğini, bu nedenlerle öncelikle başvuru ve işi giriş bildirgesi bakımından inceleme yapılarak süresinde açılmayan davanın usulden reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlık konusu 01.10.1990 tarihinde anılan Kanun kapsamında malûllük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından 85. madde gereğince isteğe bağlı sigortalılık başvurusu bulunmayan davacının sunduğu yazılı belgeler karşısında uyuşmazlık konusu dönemde davacının, işverene bağlı olarak yerine getirdiği faaliyetin “el halıcılığı dokuma işi” niteliğinde olduğu anlaşılmakla, yapılan işin el halıcılığı kapsamında olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, müvekkillinin yapmış olduğu işin uzun vadeli sigorta kollarına tabi zorunlu sigortalılık olarak değerlendirilmesi gerektiğini, Mahkemenin davacının çalıştığı iş yerinde halı dokuma işi yapıldığı, yine dinlenen tanık beyanlarından tanıkların sadece halı dokuma işi yaptıklarına dair beyanlarının dikkate alınarak davanın reddedilmesinin hatalı olduğunu, sırf işin halı dokuma işi olduğunu ve halı dokuma işinin uzun vadeli sigorta kollarına girmeyeceğini belirterek davayı reddetmesinin hukuki mesnetten yoksun olduğunu, müvekkilinin .. ... ... İmalatı ünvanlı iş yerinde çalışması hizmet akdi niteliginde olup ve uzun vadeli sigorta kollarina tabi oldugunu, müvekkilinin 01.10.1990 tarihinde .. .. ... İmalatı Firmasında 1 gün süre ile çalışmış olduğunun tespitine karar verilmesinin gerektiğini, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesinin gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.