Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/6533 K.2025/9133
10. Hukuk Dairesi 2025/6533 E. , 2025/9133 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2841 E., 2025/364 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 27. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/390 E., 2022/309 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde davacının davalıya ait işyerinde 01.09.1986 tarihinde işe giriş bildirgesinde görüldüğü gibi gece bekçisi olarak işe başladığını, 01.04.1987 tarihine dek aynı işte çalıştığını, işe başladıktan 2-3 ay sonra da kurum tarafından tanzim olunan ... sigorta sicil numaralı kartın verildiğini, çalıştığı adresin “... ... H.Paf 15, Parsel 1069/300 ..... ....” olduğunu, daha sonra SGK Kurum portalında sorgulama yaptığında 1986 yılı olarak görülen başlangıç yılının silindiğini, ilk sigortalılık başlangıcının ileriki tarihli sigortalı çalışması olduğu 2001 yılını gördüğünü, müvekkilinin bu durumdan mağdur olacağını belirterek mağduriyetinin giderilmesi için ilk işe giriş tarihinin 01.09.1986 olarak tescil edilmesini, 01.9.1986 tarihinden 01.04.1987 yılına kadar çalıştığının tespit ve tescili hususunda karar verilmesini dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, hizmet akdi ile davalı işverene bağlı olarak fiilen çalışıldığının ispatlanmasını, çalışmanın niteliği ve ödenen ücretin somut deliller ile ispatlanmasını, kurumun Resmi kayıtlarının incelenmesini, sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilmemesini, kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğinden davanın kabulü halinde aleyhine vekalet ücreti hükmedilmemesini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.09.1986 olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, eksik araştırma ve inceleme ile sonuca gidildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2, 6, 9, 79, 108. hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada,mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı ... ünvanlı işverenin ... sicil no.lu işyerinden 01.09.1986 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, inşaat mahiyetli iş yerinin 15.02.1986-30.08.1986 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, işyerinden 1986/3. dönemde bordro verilmediği,1986/1 ve 2. dönem bordrosundan ise ... ...(.. ismini mahkeme kararı ile ... olarak değiştirmiştir.) isimli kişinin bildirilmiş olduğu ve bu kişinin dinlendiği,davacının inşaat işyerinde gece bekçisi olarak çalıştığını beyan ettiği, öte yandan mahkemece ada parsel bilgisi verilmeden yapılan araştırmada inşaat ruhsat ve iskan kaydının ada parsel bilgileri ile sorulmadığından kayıtların dosya içine alınamadığı, öte yandan ada parsel bilgisi ile emniyet,muhtarlık,belediye ve vergi dairesi aracılığıyla yapılan komşu işyeri araştırmasında bir tespit yapılamadığı, SGK'dan komşu işyeri araştırması yapılmadığı,davacı tanığı olarak dinlenen ...'nin hizmet döküm cetvelinde işyerinden çalışmasına rastlanmadığı, aynı zamanda komşu nitelikteki işyeri olduğu belirtilen .... ünvanlı işyerinde çalıştığını beyan eden ...'in dava konusu dönemde babası ile dava konusu inşaate yakın yerde kasap dükkanı olduğunu belirtmesine karşın bu tanığın yada babasının vergi kaydının getirilmediği ve işyerinin komşu olup olmadığının araştırılmadığı, böylelikle anılan tanık beyanları ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
3.Buna göre, Mahkemece, davacının eylemli çalışmasını ortaya koyacak şekilde iş yerinin inşaat işyeri olduğu gözetilerek,söz konusu inşaatın ada-parsel numaraları da belirtilmek suretiyle ruhsatı ve yapı kullanım izni bilgileri ilgili Belediye Başkanlığından sorularak araştırılmalı, SGK aracılığıyla da yapılacak araştırmayla komşu işyerlerinde çalışan kişiler yöntemince saptanarak, re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı,sigortalılık kayıtları getirtilerek beyanları denetlenmeli,komşu iş yerinin saptanamaması halinde, davacının çalışmasını bilebilecek kişiler taraflardan sorulmak suretiyle belirlenerek sigortalılık ve diğer çalışma kayıtları getirtilerek dinlenmeli, dinlenen davacı tanıklarından ...'nin işyerinden verilmiş işe giriş bildirgesi olup olmadığı Kurumdan araştırılmalı, yine diğer davacı tanığı ...'in yada babasının dava konusu tarihte komşu işyeri olup olmadığı vergi kaydı getirtilerek ve belediye marifetiyle mesafe ölçümü yapılarak belirlenmek suretiyle bu tanığın beyanı denetlenmeli, böylelikle, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
4.Kabule göre de, davacının;sigortalılığın başlangıcı, işverence yasal süresinde verilmekle zorunlu sigortalılık tescilinin dayanağını oluşturan bildirgede işe giriş günü olarak yazılı tarihin kabul edilmemesi yönündeki Kurum işleminin iptali ile anılan bir günlük çalışma süresinin geçerliliğinin tespiti niteliğinde olduğundan davacının dava dışı işyerinde sigorta başlangıcının yanı sıra aynı tarihte 1 gün süre ile çalıştığının da tespiti yönünde hüküm kurulması gerektiği ile işveren ünvanı ve işyeri sicil no.su belirtilerek infaza elverişli hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemiş olması isabetsiz bulunmuştur.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.