Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/6812 K.2025/9141
10. Hukuk Dairesi 2025/6812 E. , 2025/9141 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/70 E., 2025/21 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 06.02.1979 tarihinde 1 günlük hizmetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.12.2019 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 06.12.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.06.2021 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA KARARI
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 02.06.2021 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 20.12.2023 tarihli kararı ile "... Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının, dava dışı .... sicil ... (.... konulu) unvanlı iş yerinden davacı adına işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, işyerinin Kanun kapsamının 01.11.1986-31.01.1990 tarihleri arasında olduğu, işyerinden 1989 yılından hiç bordro verilmediği, 1987 yılının 1. döneminden 3 kişinin bildirildiği anlaşılmakla, Mahkemece öncelikle davacının eylemli çalışmasını ortaya koyacak şekilde iş yerinin inşaat olduğunun belirtilmesi karşısında, söz konusu inşaatın ruhsatı ve yapı kullanım izni bilgilerinin ilgili Belediye Başkanlığından sorularak araştırılmalı, davacının beyanı alınarak birlikte çalıştığını belirttiği kişiler dinlenmeli, tanık anlatımları çalışma kayıtları ile denetlenmeli, vergi, belediye, SGK ve emniyet aracılığıyla yapılacak araştırmayla komşu işyerlerinde çalışan kişiler yöntemince saptanarak, re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalı..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kuruma başvuru şartı yerine getirilerek "... Yine davacı vekilinin sunduğu ...'a ait vergi levhası üzerindeki adres ile ... unvanlı iş yeri adresinin aynı sokağa ilişkin olduğu, bu haliyle dinlenilen ... isimli kişinin komşu iş yeri tanığı da olduğunun kabulünün gerekeceği, komşu iş yeri tanığı ...'un beyanında davacının beyanlarını desteklediği, her ne kadar Kurum tarafından davacının talebi reddedilmişse de fiili çalışmaya karine teşkil eden işe giriş bildirgesinin varlığı yönünden ve özellikle tanık ... ile diğer tanık beyanlarının da davacının çalışma iddiasını destekledikleri anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının, .... sicil nolu dosyada işlem gören ... unvanlı iş yerinde bu iş yeri tarafından verilen işe ilk giriş bildirgesine istinaden 15.09.1989 tarihinde 1 gün fiilen sigortalı olarak çalıştığının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 15.09.1989 tarihi olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın reddinin gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve bu tarihin sigortalılığının başlangıç tarihi olarak tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2, 6, 9, 79 ve 108. maddeleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Yasa'nın 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir tereddüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, bozma hükmüne uyularak yapılan yargılamada, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmıştır. Bozma sonrasında SGK ve belediye nezdinde komşu araştırması yapıldığı ve bir tespit yapılmadığı, emniyet ve vergi dairesi aracılığıyla komşu işyeri araştırması yapılmadığı, iş yerine ilişkin gelen inşaat ruhsatı ve yapı kullanım izin belgesine göre inşaatın 23.09.1986-03.01.1991 tarihleri arasında sürdüğünün anlaşıldığı, davacının komşu tanığı olduğunu belirttiği ve 01.03.1967-30.12.2004 tarihleri arasında kuaför olarak vergi kaydı olan ...'un dinlendiği, öylelikle eksik inceleme ve değerlendirme sonucu hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, dava konusu dönemde iş yerine komşu iş yeri sahipleri ile kayda geçmiş çalışanları emniyet, vergi dairesi aracılığıyla da tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da celbedilerek dinlenmeli, bu araştırmalarda da komşu iş yeri tanığının bulunamaması halinde davacının çalışmasını bilebilecek konumda olan ...'un beyanları da değerlendirilmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının iş yerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.