Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/6919 K.2025/9123

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/6919 📋 K. 2025/9123 📅 28.05.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/6919 E.  ,  2025/9123 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1469 E., 2025/279 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/344 E., 2022/255 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 30.10.1988 tarihi olarak tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... davacının çalışmalarının geçtiğini iddia ettiği ... Mahallesindeki .. ... ... Kolejinin kapatılıp, hatta binasının da yıkılarak, 1988-1989 eğitim-öğretim döneminde Eylül ayı itibariyle ... Özel ... Lisesi namıyla aynı kişilerce kurulan farklı bir şirket tarafından işletilmek suretiyle özel okul faaliyetine devam edildiği, dolayısıyla davacı asil adına işe giriş bildirgesinin ibraz edildiği tarih itibariyle dava dışı işverenin gayrifaal durumda olduğu, özel okul olarak faaliyet gösterdiği sabit olan işyerinin davaya konu dönemde hiç öğretmen çalıştırmadığı, mevcut öğretmenlerle olan iş sözleşmelerinin işyerinin kapanacağı sebebiyle davaya konu dönemden çok önce 1988/Haziran ayında sona erdirildiği; her ne kadar davacı tanıkları söz konusu işyerinin davaya konu dönemlerde faal olduğunu beyan etmişler ise de, davacı tanıklarından ... ile ...'nin davacı asil ile akrabalık bağlarının bulunması, diğer davacı tanığı ...'in ise davaya konu dönemde sigortalı çalışmasının bulunmaması ve daha da önemlisi davacı asil ve davacı tanıklarınca söz konusu özel okul işyerinin 1988 yılının sonunda faaliyetine son verdiğini iddia ve beyan etmiş ise de, özel okul olarak faaliyet gösteren bir işyerinin eğitim-öğretim dönemi devam ederken, faaliyetini sona erdirmesinin yahut başka bir işyerine taşınmasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği gibi yukarıda değinilen resmi kayıtlarla da bu kapanma ve taşınma işlemlerinin 1988 yılı yaz aylarında gerçekleştirildiğinin sübut bulması nedeniyle davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilmediği gözetilerek her ne kadar davacı asil adına işe giriş bildirgesi ibraz edilmiş ise de, söz konusu bildirgenin fiili ve gerçek çalışmaya dayanılarak düzenlenmediğine kanaat getirilmiş..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davanın kabulünün gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2, 6, 9, 6 ve 60. maddenin (G) bendi,79 uncu,108 inci madde hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada,mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı .. ... Adi Komandit- ... Lisesi ünvanlı işverenin ... sicil no.lu işyerinden 30.10.1988 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, lise mahiyetindeki işyerinin 01.10.1968-31.12.1988 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, işyerinden 1988/3. dönemde bordro verilmediği, 2. dönemden 10 kişinin bildirilmiş olduğu, davacı dava dilekçesinde, aynı liseden 10.06.1988 tarihinde mezun olduktan sonra 30.10.1988 tarihinde büro elemanı olarak çalışmaya başladığını beyan ettiği,işveren şirketin vergi mükellefiyet döneminin 01.09.1968-31.12.1988 olduğu, öte yandan işveren tarafından vergi dairesine verilen 26.09.1988 tarihinde verilen dilekçeye istinaden vergi denetmen memurunca mahallinde yapılan tespite ilişkin düzenlenen 14.11.1988 tarihli vergi yoklama tutanağında, ödevlilerin lise olarak faaliyet gösterirken 01.07.1988 tarihinden itibaren KDV ve muhtasar beyannamesi vermeyeceklerini,bunun nedeninin işyerinin yıkılmış olduğu ve faaliyet göstermediklerinin tespit edildiği şeklinde tespitin yapıldığı, Mahkemece okula dair kayıtların İl Milli Eğitim Müdürlüğünden istendiği ancak okula dair bir kaydın olmadığının bildirildiği, dinlenen davacı tanıklarının işyerinden bildirimlerinin en son 1988/2. dönemde çalışması olanlar olduğu, Mahkemece söz konusu özel okul işyerinin 1988 yılının sonunda faaliyetine son verdiğini iddia ve beyan etmiş ise de, özel okul olarak faaliyet gösteren bir işyerinin eğitim-öğretim dönemi devam ederken, faaliyetini sona erdirmesinin yahut başka bir işyerine taşınmasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği gibi yukarıda değinilen resmi kayıtlarla da bu kapanma ve taşınma işlemlerinin 1988 yılı yaz aylarında gerçekleştirildiğinin sübut bulması nedeniyle davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilmediği gerekçesiyle, eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
4.Buna göre, Mahkemece, işyerinin vergi mükellefiyet dönemi olarak 31.12.1988 tarihine kadar kapsamda olduğu, öte yandan bu durumun yukarıda belirtilen 14.11.1988 tarihli vergi yoklama tutanağı içeriğiyle çeliştiği, gözetilerek evveliyatla bu çelişkinin üzerinde durulmak suretiyle durumun açıklığa kavuşturularak işyerinin faaliyetinin 31.12.1988 tarihine kadar eğitim faaliyet olmasa dahi devam edip etmediği tespit edilmeli, öte yandan dosya kapsamındaki bilgilere göre .... Komandit Şti. Ortaklarının başka bir adreste eğitim (okul) faaliyetinin başlanacağının şirket ortakları tarafından beyan edildiği görülmekle, başka bir adresteki okul faaliyetinin başlanıp başlanmadığı, başlanmışsa bu 2. okul faaliyeti nedeniyle hangi tarihte kanun kapsamına alındığı belirlenmeli, bu faaliyet nedeniyle verilen dönem bordroları getirtilerek çalışanların beyanları alınmalı, 7959 sicil no.lu işyerindeki çalışmaların bu işyerinde devam edip etmediği belirlenmeli, 2. adrese yapılan taşınma kapsamında davacının çalışmasının da devam edip etmediği, devam eden bir çalışma yok ise bile taşınma sırasında bir çalışamnın devam edip etmediği araştırılmalı, böylelikle, toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.