Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/2957 K.2025/8319

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2957 📋 K. 2025/8319 📅 15.05.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/2957 E.  ,  2025/8319 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/147 E., 2024/137 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı, davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yeri nezdinde 01.08.2010-22.05.2015 tarihleri arasında geçen ve Kuruma eksik olarak bildirilen hizmetlerinin tespiti ile 01.01.2011 - 30.06.2011 tarihleri arasında Kuruma hiç bildirilmeyen veya eksik olarak bildirilen prime esas kazancın gerçek ücret üzerinden tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 01.01.2011 tarihinde çalışmaya başladığını, bu tarihten itibaren bütün çalışma süresi boyunca primlerinin eksiksiz olarak yatırıldığını, 01.01.2011-30.6.2011 tarihleri arasında prime esas kazancının düşük gösterildiği iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davanın reddi ile Mahkeme masrafları ve ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.11.2015 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
Mahkemenin 12.11.2015 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 28.09.2017 tarihli kararı ile "Somut olayda; ticari ve vergi kaydının bulunduğu sürelerde davalı iş yerinin faal ve Kanun kapsamına alınabilecek nitelikte olup olmadığı değerlendirilmeden, prime esas kazancın Kuruma hiç bildirilmediği ve eksik olarak bildirildiği sürelerde davacının nitelikli bir işçi olarak çalışıp çalışmadığı, eksik ücret bildirimini haklı kılacak nedenler tartışılmadan, gerçek ve fiili çalışmanın bulunup bulunmadığı hususu açıkça ortaya konulmadan ve tanıklar dinlenmeden davacının da hukuksal dinlenme ve savunma hakkını kısıtlayacak şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş; 07.07.2010 tarihinden itibaren ticarî ve vergi kaydı ile ticaret odası kaydı bulunan davalı iş yerini, faal ve Kanun kapsamına alınabilecek nitelikte kabul ederek davacının hizmet ve ücret tespiti istemlerine yönelik olarak tarafların göstereceği tanıklar ile davalı işyerinin bordrolu çalışanları re'sen belirlenerek bunların beyanlarına başvurmak, tanıkların adreslerine ulaşılmaması, beyanlarının yetersiz kalması halinde ve davalı iş yerinin Kanun kapsamında olmadığı ihtilaf konusu dönem yönünden davacının çalıştığını iddia ettiği adreste Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle komşu işyerlerini tespit edip bu iş yerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit olunan kayıtlı çalışanları yoksa iş yeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, ayrıca ücret tespiti istemine ilave olarak davalı işverenin yaptığı bildirimler ile çalışan işçilerin niteliklerini de karşılaştırarak, işverenin çalıştırdığı işçilerin kıdem ve pozisyonuna göre gerçek ücreti üzerinden bildirilip bildirilmediği üzerinde durmak, davacının eksik olarak bildirilen hizmetlerinin tespit edilmesi halinde prime esas kazancın hiç bildirilmediği ve Kuruma eksik olarak bildirildiği dönemlerde nitelikli bir işçi olup olmadığını, nitelikli bir işte çalıştırılıp çalıştırılmadığını belirlemek, işverenin aynı pozisyondaki işçilere ödediği ücretlerin gerçeğe uygun olup olmadığını değerlendirmek, bu bildirimlerin gerçeğe uygun olduğunun belirlenmesi halinde, bu ücretleri esas almak, aksi takdirde benzer işi yapan işyerlerinden, gerektiğinde ilgili meslek odasından emsal ücret araştırması yapmak ve toplanan tüm delilleri birlikte değerlendirilerek elde edilecek sonuca göre bir karar vermekten ibarettir." gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin 14.05.2019 tarihli kararı ile bozma ilamına karşı “uyma” kararı verilmek suretiyle yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
Mahkemenin 14.05.2019 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 18.06.2020 tarihli kararı ile "Somut olayda; davacı adına davalı iş yerince ilk hizmet bildirimlerinin 01.01.2011 tarihinde yapıldığı, davacının da bu tarih öncesinde iş yerinde geçen hizmetlerinin tespitini de istediği göz önünde bulundurulduğunda yukarıda yer alan deliller dikkate alınmaksızın, prime esas kazancın Kuruma hiç bildirilmediği ve eksik olarak bildirildiği sürelerde davacının nitelikli bir işçi olarak çalışıp çalışmadığı yöntemince araştırılmaksızın hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş; ilgili bankadan davacıya ait ihtilaf konusu döneme ait hesap döküm kayıtlarını getirtmek, davacı hesabına davalı iş yerince intikal eden tutarları değerlendirmek, davacının hizmet ve ücret tespiti istemlerine yönelik olarak tarafların göstereceği tanıklar ile davalı iş yerinin başkaca bordrolu çalışanları re'sen belirlenerek bunların beyanlarına başvurmak, tanıkların adreslerine ulaşılmaması, beyanlarının yetersiz kalması halinde ve davalı iş yerinin Kanun kapsamında olmadığı ihtilaf konusu dönem yönünden davacının çalıştığını iddia ettiği adreste Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle komşu iş yerlerini tespit edip bu iş yerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit olunan kayıtlı çalışanları yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, ayrıca ücret tespiti istemine ilave olarak davalı işverenin yaptığı bildirimler ile çalışan işçilerin niteliklerini de karşılaştırarak, işverenin çalıştırdığı işçilerin kıdem ve pozisyonuna göre gerçek ücreti üzerinden bildirilip bildirilmediği üzerinde durmak, davacının eksik olarak bildirilen hizmetlerinin tespit edilmesi halinde prime esas kazancın hiç bildirilmediği ve Kuruma eksik olarak bildirildiği dönemlerde nitelikli bir işçi olup olmadığını, nitelikli bir işte çalıştırılıp çalıştırılmadığını belirlemek, işverenin aynı pozisyondaki işçilere ödediği ücretlerin gerçeğe uygun olup olmadığını değerlendirmek, bu bildirimlerin gerçeğe uygun olduğunun belirlenmesi halinde, bu ücretleri esas almak, aksi takdirde benzer işi yapan işyerlerinden, gerektiğinde ilgili meslek odasından emsal ücret araştırması yapmak ve toplanan tüm delilleri birlikte değerlendirilerek elde edilecek sonuca göre bir karar vermekten ibarettir." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararı ile "Davanın kabulüne, 1-Davacının davalı ... Ltd. Şti. unvanlı iş yerinde 01.08.2009-31.12.2009 tarihleri arasında 150 gün süre ile aylık 1.991,00 TL prime esas kazanç üzerinden ve 2010/Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran prim günsüz 1.350,87 TL ek prime esas kazanç yönünden çalıştığının tespitine" karar verilmiştir.
Kararın gerekçesi özetle şöyledir: "Her ne kadar davanın kabulü ile davacının davalı ... Ltd. Şti. unvanlı iş yerinde 01.08.2009-31.12.2009 tarihleri arasında 150 gün süre ile aylık 1.991,00 TL prime esas kazanç üzerinden ve 2010/Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran prim günsüz 1.350,87 TL ek prime esas kazanç yönünden çalıştığının tespitine dair hüküm tefhim edilmiş ise de davacının dava dilekçesi incelendiğinde talebinin 01.08.2010-31.12.2010 tarihleri arasındaki hizmet tespiti ile 01.01.2011-30.06.2011 tarihleri arasında hiç yatırılmamış ve eksik yatırılmış primlerinin tespiti talebi olduğu; davalı iş yerinin 01.08.2010 tarihi itibariyle Kanun kapsamına alınabileceği ve davacının 01.08.2010 tarihinde işe başladığı, 01.08.2010-31.12.2010 tarihleri arasında dönemin asgari ücreti karşılığında kesintisiz olarak çalıştığının tespit edildiği, 01.01.2011-30.06.2011 tarihleri arasındaki prime esas kazanç talebinin ise yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı niteliğindeki delillerle ispatlanamadığından reddinin gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi gerekirken, kısa kararda değişiklik yapılamayacağından iş yoğunluğu nedeniyle yapılan hata gerekçede belirtmekle yetinilmiştir."
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili özetle; Mahkemece sehven 01.08.2009-31.12.2009 ve 2010/Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran ayları için hüküm kurulduğunu, 01.08.2010 - 31.12.2010 ve 01.01.2011 - 30.06.2011 arası dönem için hüküm kurulması gerektiğini, 01.08.2010-31.12.2010 döneminde davacının asgari ücretle çalışmadığını, 01.01.2011-30.06.2011 sürecindeki prime esas kazancının Temmuz 2011 ayındaki kazancı esas alınarak tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili özetle; 01.08.2010 - 31.12.2010 tarihleri arasında davacının müvekkili şirkete karşı fiili çalışma olgusunun ispatlanamadığını, üstelik yerel Mahkemece 01.08.2009 ve 31.12.2009 tarihleri arasında çalışma olduğuna hükmedildiğini, davacının talebini aşan ve hukuki dayanaktan yoksun, yanlış kararın bozulması gerektiğini, prime esas kazanç talebi iddiasının ispatlanamadığını, müvekkili şirket yetkilisi tarafından tamamen yardım maksatlı yapılan ödemelerin, ücret niteliğinde kabul edilmesinin mümkün olmadığını, delil başlangıcı olarak sayılabilecek bir belge sunulmadığı gibi tanıkların da davacının ücretine yönelik açık bilgi sunamadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Fer’i müdahil Kurum vekili özetle; 01.01.2011-30.06.2011 tarihleri arasındaki prime esas kazanç iddiasının yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı niteliğindeki delillerle ispatlanamadığını, iş yerinin kapsama alınış tarihinden (01.01.2011) önceki sigortalı çalışma iddiasının kabulünün yerinde olmadığını, ücret tespiti ile ilgili kısmın reddedildiği dikkate alınmayarak davanın kısmen kabulü yerine kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.
C. Değerlendirme
Kısa karar, bir davayı sona erdiren (Niha-i) temyizi mümkün olan son kararlardandır. Bu kararla Mahkeme davadan elini çeker ve davayı sona erdirmiş olur. Asıl olan kısa karardır. Bu gibi hallerde de Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren kısa karar ile daha sonra yazılan gerekçeli kararında buna uygun olarak düzenlenmesi gereklidir.
Eldeki dava dosyası incelendiğinde ise hizmet ve prime esas kazanç tespiti ile açılan davada talebin 01.08.2010-31.12.2010 tarihleri arasındaki hizmet tespiti ile 01.01.2011-30.06.2011 tarihleri arasında hiç yatırılmamış ve eksik yatırılmış primlerinin tespiti talebi olduğu, Mahkemece sehven 01.08.2009-31.12.2009 tarihleri arasında 150 gün süre ile aylık 1.991,00 TL prime esas kazanç üzerinden ve 2010/Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran prim günsüz 1.350,87 TL ek prime esas kazanç yönünden çalıştığının tespitine dair karar verildiği, ayrıca davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verildiği, ancak kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturmamak için bu hatanın gerekçeli kararda belirtilmesi ile yetinildiğinin ifade edildiği görülmektedir.
Diğer taraftan, Mahkemece gerekçeli kararda davacının "01.08.2010-31.12.2010 tarihleri arasında dönemin asgari ücreti üzerinden çalıştığı; 01.01.2011-30.06.2011 tarihleri arasındaki prime esas kazanç talebinin ise yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı niteliğindeki delillerle ispatlanamadığından reddinin gerektiği" belirtilmiş iken hüküm fıkrasında buna aykırı şekilde hüküm kurulması suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulması da isabetsizdir.
Açıklanan sebeple Mahkemece HMK’nın 297. maddesi kapsamında çelişki içermeyen, taraflar hakkında infazı mümkün ve usule uygun bir kısa karar ile bu kısa karara uygun şekildeki bir gerekçe yazarak hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup sair yönler incelenmeksizin bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ve davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.