Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/753 K.2025/8282

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/753 📋 K. 2025/8282 📅 15.05.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/753 E.  ,  2025/8282 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/263 E., 2024/261 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı asil dava dilekçesinde; davalı Kurum tarafından 16.08.2013 tarih, 2012/18637 no.lu takip dosyasından 2005-2008 tarihleri arasında 1475,78 TL işsizlik sigortası ile 2012/18638 no.lu takip dosyasından 2005-2008 tarihleri arası toplam 17475,58 TL tutarında prim aslı ve gecikme zammı olmak üzere toplam 18799,69 TL tutarında alacak için aleyhine icra takibine girişilerek ödeme emirleri çıkartıldığını, ödeme emirlerinin 17.07.2013 tarihinde tebliğ edildiğini, söz konusu ödeme emirlerinde bu primlerin hangi nedenle istendiğine ilişkin bir açıklama olmadığını, 5510 sayılı Kanun gereği ödeme emri gönderilmeden önce borcun nedenine ilişkin bir düzenleme olması yani borcun nedenine dair bir tahakkuk düzenlenip tarafına tebliğ edilmesi gerektiğini, borcun ... Gıda İnş. San ve Tic. Ltd. Şirketinin ön muhasebe elemanı olan ... ile ilgili ise kendisinin ... ile hiç bir ilgisinin bulunmadığını, ...'ın ... Ltd. Şti'nin sigortalı elemanı olduğunu, şirketin defter ve evrakları üzerinde mutabakat sağladıklarını, ... Ltd. Şti'nin bu işleri dışında hiç bir zaman bürosunda çalışmadığını, kendisi ile iş akdinin olmadığını belirterek davalı Kurumun 2012/18637 ve 18638 sayılı icra takip dosyalarındaki ödeme emirlerinin iptali ile 2012/18637 ve 18638 sayılı dosyalardan borçlu olmadığının tespitine, ... ile iş akdi olmadığının tespitine aksi yönde düşünülmesi halinde ... Ltd. Şti. tarafından ... adına yatırılan sigorta primlerinin kendisine aktarılmasını talep etmiş, ardından bu dosya ile birleştirilmesine karar verilen Mahkememizin 2013/ 431 Esas sayılı dava dosyası ile 2013/033966, 2013/033967 ve 2013/033968 sayılı takip dosyaları ve bu dosya ve takiplerden doğan tüm prim aslı, gecikme zammı, faiz ve cezaların tamamına itiraz ettiğinden takip ve ödeme emirlerinin ve toplam 19069,98 TL tutarındaki prim aslı işsizlik primi ve gecikme cezalarının ayrı ayrı iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde Kayseri Melikgazi Sosyal Güvenlik Merkezinin ...sicil numalı dosyasında işlem gören ... adına 2005/01-12-2006/01-12, 2007/01-12 ve 2008/01-05 dönemlerine ait borçlarının ödenmesi nedeniyle 12610 ve 12611 takip numaralı dosyalardan icra takibine başlatıldığını, davacının takibe konu prim, gecikme zammı ve borcun tümüne itiraz etse de takibin yerinde olduğunu, davacının ...'ın kendisiyle hiçbir ilgisinin bulunmadığını, ...'ın prim borçlarının ... İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından ödendiğini iddia etmiş ise de bahse konu bu beyanların dava ile ilgisinin bulunmadığını, ...'a ait dosyada tahsilat işlemi yapılarak kapatıldığını, bahse konu takibin ... adlı iş yerinin prim ve gecikme zammından dolayı ortaya çıktığını haksız açılan davanın reddine karar verilmesini istediğini beyan etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.05.2015 tarihli kararıyla; asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1. Mahkemenin 26.05.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 16.01.2018 tarihli kararı ile ... ve ... Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin davaya dahil edilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 25.10.2018 tarihli kararı ile asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. 2 nci Bozma Kararı
Mahkemenin 25.10.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 24.02.2021 tarihli ilamı ile "...dava konusu dönemin tamamını içerecek şekilde hem davalı şirket hem de davacıya ait iş yeri bordrolarının tamamı ikmal edilmek kaydıyla, ihtilaflı dönemin tümünü aydınlatacak şekilde bildirimi bulunanların beyanlarına başvurulmalı, kanaat edinilemediği takdirde, yine bu iş yerlerine komşu olan iş yeri ve bordrolu çalışanları (kayıtları getirtilip ihtilaflı dönem karşılaştırması yapılarak) tespit edilip beyanlarına başvurularak, denetmen raporunun yerinde olup olmadığı denetlenerek, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip, takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin 20.12.2022 tarihli kararı ile her ne kadar dinlenen tanıklar ...'ın davacıya ait iş yerinde çalışmadığı yönünde beyanda bulunmuş iseler de dahili davalı ... İnşaat ve Taah. Ltd. Şti.'nin ... sicil numaralı iş yerinin 01.01.1998 tarihinde Kanun kapsamından çıkmış olduğu, dahili davalı ...'ın kurum denetmenlerine vermiş olduğu ifadesinde dahili davalı ... İnşaat ve Taah. Ltd. Şti.'nin uyuşmazlık konusu dönemde faaliyetinin bulunmadığı, davacının yanında muhasebe elemanı olarak çalıştığı yönündeki beyanlarından dahili davalı ...'ın uyuşmazlık konusu dönemde davacıya ait iş yerinde çalıştığı halde sigortasının faal olmayan ... sicil numaralı iş yerinden bildirildiği, kurum denetmen raporu ve bu rapor doğrultusunda yapılan işlemlerde yasaya aykırılık bulunmadığı, asıl dava ve birleşen davaya konu ödeme emirleri ile talep edilen Kurum alacaklarından davacının sorumlu olduğu kanaatine varılarak asıl dava ve birleşen Kayseri 1. İş Mahkemesi’nin 2013/431 Esas sayılı davanın reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
E. 3 üncü Bozma Kararı
Mahkemenin 20.12.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 05.07.2023 tarihli kararı ile “..1.Dosya kapsamı incelendiğinde, uyulan bozma ilamı sonrası İlk Derece Mahkemesince alınan tanık beyanları sonrası, davalı ...'in denetmene vermiş olduğu ifade, davalı iş yerinin kapsamdan çıkma tarihi dikkate alınarak karar verilmiş ise de, verilen kararın eksik araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmıştır.
2.Davalı ... denetmene vermiş olduğu ifadede, 2002-2006 yılları arası şirketin bürosunda muhasebecilik yaptığını, şirketin bu dönem faal olarak devam eden inşaatının bulunmadığını, 2006'dan itibaren davacıya ait muhasebe iş yerinde çalışmaya başladığını belirttiği, Mahkemece alınan ifadesinde zaman zaman davacıya fatura gibi bazı belgeleri götürdüğünü, yardım amaçlı çalıştığını, davalı şirkette çalıştığını belirttiği, dinlenen tanıkların da davacının iddiasını doğruladığı belirgindir.
3.Uyulan bozma ilamında ihtilaflı dönemin tamamını aydınlatacak şekilde ulaşılabildiği takdirde bordrolu tanık ifadesine başvurulması aksi halde komşu iş yeri tanıklarının dinlenilmesi belirtilmiştir. Bozma sonrası dinlenen tanıkların davacıyı tanımadığı anlaşılmaktadır.
4.Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, İlk Derece Mahkemesince davalı ...'in denetmene vermiş olduğu beyanla yetinmeyerek daha detaylı bir araştırma yapılması gerekmektedir. Diğer taraftan Kurum denetmen raporu üzerine şirketin 01.01.1998 tarihinde kapsamdan çıkarıldığı gözetilerek, bir önceki bozma ilamında belirtildiği üzere dava konusu 1998/1-2, 2002/9-2008/5 dönemleri ve arasını içerecek şekilde hem davacı hem de davalı iş yeri bordrolarının tamamı ikmal edilmeli, ihtilaflı dönemde bildirimleri bulunan ve bu dönemi aydınlatabilecek kişilerin beyanları alınmalı, yine ihtilaflı dönemin tamamını kapsayacak şekilde komşu iş yeri tanıklarına ulaşılmaya çalışılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip, takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir....
” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen 4. Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı öncesi ve sonrası dinlenen tanıkların dahili davalı ...'ın davacıya ait iş yerinde çalışmadığına yönelik davacının iddiasını doğruladığı anlaşılmak, nitekim Yargıtay'ın uyulan son bozma ilamında da bu hususun belirgin olduğu belirtilmiş, Kurumun 09.11.2010 tarihli denetim raporu ile ... Ltd.Şti nin 01.01.1998 tarihinden sonra yapılan sigorta bildiriminin iptali gerektiği, ...'ın davacı iş yerinden bildirilmesi gerektiği düşünüldüğünden yapılan bildirimlerin iptal edilerek davacı iş yerine aktarılması yönündeki kanaat gereği ...'ın sigortalılığı davacı iş yerine aktarılmış ise de dinlenen tanıkların ...'ın davacıya ait iş yerinde değil, davalı ... İnşaat Taah. ve Tic. Ltd. Şti.'nde çalıştığı yönündeki beyanları ile ...'ın davacının çalışanı olmadığı anlaşıldığından Kurum işleminin yasal olmadığı kanaatine varılarak bu dosya ile birleştirilen mahkemeye ait 2013/431 esas sayılı dava dosyasının konuları olan 2012-18637, 2012/18638, 2013/33966, 2013/33967, 2013/33968 sayılı icra takip dosyalarından davacı hakkında çıkarılan ödeme emirlerine konu olan borçtan dolayı davacının kuruma borçlu olmadığının tespitine, ödeme emirlerinin iptaline karar vermek gerekmiş, davacı, asıl ve birleşen dava dilekçesinde alacağın %40'ı oranında icra tazminatına hükmedilmesini talep etmiş ise de, 5510 sayılı Kanun'un 88. maddesinin 16. fıkrasında yer alan "Kurumun 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen prim ve diğer alacakları amme alacağı niteliğinde olup, imtiyazlı alacaktır. Kurumun taraf olduğu her türlü dava ve icra takiplerinin kısmen veya tamamen aleyhe neticelenmesi halinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nda yazılı tazminat ve cezalar Kurum hakkında uygulanmaz." hükmü, uyuşmazlık konusu ödeme emirlerinin 2004 sayılı Kanun'a tabi olarak düzenlenmiş ödeme emirlerinden olmamaları, bunlarla beraber, 02.08.2022 tarih 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarih 2021/119 Esas - 2022/48 Karar sayılı kararı ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 58. maddesinin beşinci fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi nedenleriyle bu icra tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle asıl davanın kabulüne dava konusu 2012/18637, 2012/18638 sayılı icra takip dosyalarından davacı hakkında çıkarılan ödeme emirlerine konu olan borçtan dolayı davacının Sosyal Güvenlik Kurumuna borçlu olmadığının tespitine, ödeme emirlerinin iptaline, davacı tarafından talep edilen alacağın %40’ı oranında icra tazminata hükmedilmesine yönelik talebinin reddine, birleşen davanın kabulüne dva konusu 2013/33966, 2013/33967, 2013/33968 sayılı icra takip dosyalarından davacı hakkında çıkarılan ödeme emirlerine konu olan borçtan dolayı davacının Sosyal Güvenlik Kurumuna borçlu olmadığının tespitine, ödeme emirlerinin iptaline, davacı tarafından talep edilen alacağın %40’ı oranında icra tazminata hükmedilmesine yönelik talebinin reddine dair verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum işlemlerinde hata olmadığını, eksik inceleme ile hatalı karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı ...'in bildirimlerinin davacı iş yerinden yapılması gerektiğine dair Kurum işleminin yerinde olup olmadığına ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.