Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/14995 K.2025/8310
10. Hukuk Dairesi 2024/14995 E. , 2025/8310 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2022/49 E., 2024/132 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı, davalı ..., davalı ..., davalı ... ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 1982 yılında ... Kaymakamlığına işçi olarak işe girmiş olduğunu, kaloriferci olarak 1983 yılına kadar ... lisesinde çalıştığını, 1983 yılından sonra ... İlçe Özel İdaresine alınmış olduğunu, burada 14 yıl boyunca aralıksız olarak çalıştığını, 1997 yılında ... Kaymakamlığına bağlı İlçe Kütüphanesine alındığını ve burada 2009 yılına kadar çalıştığını, müvekkilinin mevsimlik işçi olmadığını ve her zaman ... emir ve talimatları doğrultusunda çalıştığını, maaşlarını ... Kaymakamlığından aldığını, 27 yıl çalışmış olmasına rağmen sigorta işlemlerinin yapılmamış olduğunu, Kuruma müracaat ettiğini ancak başvurusunun reddedildiğini belirterek Kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde davacının talep etmiş olduğu sürelerde davalı Kaymakamlıkta ve ... Lisesinde çalıştığına dair hiçbir kaydın ve resmi belgenin olmadığını belirterek haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.12.2013 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının 1994-2009 yılları arasında Muş ili ... nezdinde kesintisiz olarak görev yaptığının tespitine" karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
Mahkemenin 04.12.2013 tarihli kararının süresi içinde ... ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 29.05.2014 tarihli kararı ile "Kaymakamlık makamının tüzel kişiliği bulunmadığından, bu yönüyle, husumetin İçişleri Bakanlığına ait olduğu gözetilmelidir.
Yukarıda anlatılar ışığında; davalı ... Kaymakamlığının tüzel kişiliğinin bulunmadığı gözetilmeli, davacının çalışmasının geçtiğini iddia ettiği ... Lisesi (...), İlçe Özel İdaresi (İl Özel İdaresi) ve ... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı yönünden ilgili taraflara husumet yöneltilerek tarafların göstereceği deliller toplandıktan sonra hasıl olacak sonuca göre yeni bir karar verilmelidir.
O hâlde, davalı SGK Başkanlığı vekili ile ... Kaymakamlığının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm sair yönler incelenmeksizin bozulmalıdır." gerekçesiyle söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin 08.04.2015 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne; davacı ...'nın 16.02.1994 tarihinden 2009 yılına kadar .. ili ... İlçesi Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak çalıştığı süreler hariç sürekli olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin hakdüşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin kararının süresi içinde davalı Kurum vekili ile davalı ... Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 28.01.2016 tarihli kararı ile "Davacının, 01.02.1994 tarihli usulüne uygun bir şekilde Kuruma intikal eden işe giriş bildirgesine istinaden 01.02.1994-1995/2 dönemleri arasında 225 gün davalı ... Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı iş yerinden bildiriminin bulunduğu, uyuşmazlık konusu diğer dönemlere ilişkin, davalılardan ... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından, vakıf bünyesinde davacının işçi statüsünde çalışmaya başlamasına dair bir onay veya başlayış yazısı olmayıp, bordro üzerinden bir ücret verilmediği ve ödeme yapılmadığı, diğer davalılar nezdinde de herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı görülmüştür. Davacı ise Kaymakamlık bünyesinde sırasıyla lise, ilçe özel idaresi ve halk kütüphanesinde çalıştığını ancak ücretinin yardım adı altında Kaymakamlık tarafından ödendiği iddia etmektedir. Dosya kapsamında dinlenen tanıklar ve zabıta araştırmasına göre, davacının ... Lisesinde çalıştığına dair herhangi bir bilginin bulunmadığı, ilçe özel idaresi ve ilçe halk kütüphanesinde çalıştığı, ilçe özel idaresinin kaloriferini yaktığı, kütüphanenin temizlik işlerini yürüttüğü aynı zamanda evrak getirip götürdüğü anlaşılmaktadır.
Davacıya yapılan ödemelerin ücrete dayalı olduğunun ve hizmetlerin de vakıf dışındaki diğer iş yerlerinde gerçekleştiğinin anlaşılması durumunda, davacının çalışmalarının diğer kamu kurumundan aldığı talimatlar doğrultusunda, yani bağımlılık ilişkisi çerçevesinde gerçekleştiği, bu ilişki temelinde vakfın yapmış olduğu yardım karşılığında da davacının çalıştığı gözetilerek; esasen vakfın anılan yardımı karşılıksız bir sosyal yardım olması gerekirken, dava konusu olayda bu ödeme için bir karşılık mevcut olup; bu halde anılan ödemenin sosyal yardım niteliği ortadan kalkmakta ve davacının çalışmalarının karşılığını oluşturmaktadır ki bu durumda vakıfça yapılan bahse konu ödemeyi ücret olarak nitelendirmek gerekmektedir. Bu durumda yapılacak değerlendirmede, vakfın, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 7. maddesinde düzenlenen geçici iş ilişkisi kavramı içerisinde, davacıyı iş yerine iş görme edimini yerine getirmek üzere geçici olarak devrettiği, bu tür ilişkilerin üç kişinin yani işçi, onun iş akdiyle bağlı olduğu işveren ve bu işverenle geçici işçi sağlama sözleşmesi yapan diğer (geçici) işverenin iradeleriyle oluşan üçlü bir ilişkiye dayandığı, bu ilişkiye dayanılarak işçinin yapmakta olduğu işe benzer işlerde çalıştırılması koşuluyla başka bir işverene iş görme edimini yerine getirmek üzere geçici olarak devredilebileceği, bu bağlamda somut olayda gerçek işverenin davacının çalışmalarının geçtiği ilçe özel idaresi ve ilçe halk kütüphanesinin bağlı olduğu bakanlıklar olduğundan, eksik araştırma ve değerlendirmeye dayalı mahkeme hükmü yerinde görülmemiştir.
Öte yandan, “2009 yılına kadar” şeklindeki tespit hükmü infazda tereddüte yol açacağından, bu hususun net olarak belirlenmesi gerektiği ile fazlaya ilişkin talebin hak düşürücü süre nedeniyle reddine denilerek kısmen kabule karar verildiği halde davalılar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ve Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi isabetsiz bulunmuştur.
" gerekçesiyle söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
İlk Derece Mahkemesinin 27.03.2018 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne; davacının 16.02.1994-10.06.2008 yılları arasında İçişleri Bakanlığı ve ... nezdinde kesintisiz olarak görev yaptığının tespitine” karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin kararının süresi içinde SGK, İçişleri Bakanlığı ..., Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, İl Özel İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 09.11.2021 tarihli kararı ile "Dairemizin geri çevirme kararı sonrası, çalışmanın bir kısmının geçtiğinin iddia edildiği İlçe Halk Kütüphanesinin T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı olduğu anlaşılmakla, 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124. maddesinde “…maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir…” hükmü uyarınca, T.C. ...’na usulüne uygun şekilde husumet yöneltilmeli, göstereceği bütün deliller toplandıktan sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
O hâlde, davalılardan SGK, İçişleri Bakanlığı ..., Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, İl Özel İdaresi vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm sair yönler incelenmeksizin bozulmalıdır. " gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
F. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Dördüncü Karar
İlk Derece Mahkemesinin 29.02.2024 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne; davacı ...'nın 15.07.1999-15.12.2007 tarihleri arasında ... nezdinde kesintisiz olarak görev yaptığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili özetle, davacının İçişleri Bakanlığı bünyesinde çalıştığı 01.01.1992-15.07.1999 döneminde ücretinin SYDV tarafından ödendiğini, ... İlçesinde SYDV’nin tamamen Kaymakamlığın emir ve talimatları ile çalışma yaptığını; davacının 01.01.1992-15.07.1999 tarihleri arasındaki çalışmasının geçici iş ilişkisi çerçevesinde kaldığını ve ücretini sürekli tek işveren SYDV'den aldığı gözetildiğinde hizmetinin hak düşürücü süreye uğramadığını, önceki bozma ilamında 01.01.1992-15.07.1999 tarihleri arasındaki sigortalılığın tespitine ilişkin herhangi bir bozma kararı bulunmadığını, bozma kararının taraf teşkilinden verildiğini ve Mahkemece bozma kararına uyulmasına karar verildiğini, davacının 01.01.1992-15.07.1999 tarihleri arasındaki hizmete ilişkin usuli kazanılmış hakkı doğduğunu ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuştur.
Davalı ... vekili özetle, Kaymakamlık bünyesinde olduğu iddia edilen çalışmanın, hak düşürücü süreye uğradığını, davacının ... Kaymakamlığında çalıştığına ilişkin herhangi bir resmi bilgi, belge ve kayıt bulunmadığını, bilirkişi raporunda davacının 6 yıl 10 ay 28 gün ... bünyesinde çalıştığının ileri sürüldüğünü, bu iddia doğru kabul edilse dahi 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuştur.
Davalı ... vekili özetle; kararın usul ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek bozulmasını talep etmiştir.
... vekili özetle; tanık beyanlarından davacının Vakıf/Kaymakamlık bünyesinde çalıştığı açıkça anlaşılmakta ise de Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı İlçe Kütüphanesinde daimi olarak çalıştığının ispatlanamadığını, davacının birden fazla iş görmesi nedeniyle daimi iş yerinin belirlenmeden Bakanlıkları bünyesinde çalıştığı şeklinde kurulan hükmün hatalı olduğunu, yine davacının SYDV bünyesinde çalıştığı yönündeki tanık beyanları dikkate alınmadan kurulan hükmün eksik olduğunu ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuştur.
Davalı Kurum vekili, davacının çalıştığı kamu kurumlarının ayrı bir tüzel kişiliği ve farklı bir çalışması bulunduğundan dolayı davacının çalıştığı dönemlere ilişkin olarak çalışmasının kesintisiz olduğuna ilişkin tanık beyanı dışında bir delil bulunmadığı ve davacının Bağ-Kur sigortası bulunduğundan dolayı davacının çalışmalarının kesintili ve dönemsel olarak ele alınması ve bu kapsamda hak düşürücü sürenin değerlendirilmesi gerektiğini, dosya kapsamında beyanına itibar edilen tanıkların hizmet dökümünün dosya arasına alınması ve bu kapsamda sonuca varılması gerekli iken bu hususun göz ardı edildiğini, ayrıca, Kurumun sıfatının fer’i müdahil olması gerektiğini ve aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini beyanla temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
2.Eldeki davada, davacı 1982 yılında ... Kaymakamlığına işçi olarak işe girmiş olduğunu, kaloriferci olarak 1983 yılına kadar ... lisesinde, 1983 yılından sonra ... İlçe Özel İdaresine alınmış olduğunu, burada 14 yıl boyunca aralıksız olarak çalıştığını, 1997 yılında ... Kaymakamlığına bağlı İlçe Kütüphanesine alındığını ve burada da 2009 yılına kadar çalıştığını belirterek 1982-2009 yılları arasındaki hizmetlerinin tespitini talep etmiştir. Davacının, 01.02.1994 tarihli usulüne uygun bir şekilde Kuruma intikal eden işe giriş bildirgesine istinaden 01.02.1994-1995/2 dönemleri arasında 225 gün davalı ... Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı iş yerinden bildiriminin bulunduğu, uyuşmazlık konusu diğer dönemlere ilişkin, davalılardan ... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından, vakıf bünyesinde davacının işçi statüsünde çalışmaya başlamasına dair bir onay veya başlayış yazısı olmayıp, bordro üzerinden bir ücret verilmediği ve ödeme yapılmadığı, diğer davalılar nezdinde de herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı görülmüştür. Davacı ise Kaymakamlık bünyesinde sırasıyla lise, ilçe özel idaresi ve halk kütüphanesinde çalıştığını ancak ücretinin yardım adı altında Kaymakamlık tarafından ödendiği iddia etmektedir. Dosya kapsamında dinlenen tanıklar ve zabıta araştırmasına göre davacının ... Lisesinde çalıştığına dair herhangi bir bilginin bulunmadığı, ilçe özel idaresi ve ilçe halk kütüphanesinde çalıştığı, ilçe özel idaresinin kaloriferini yaktığı, kütüphanenin temizlik işlerini yürüttüğü aynı zamanda evrak getirip götürdüğü anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının 15.07.1999-15.12.2007 tarihleri arasında ... bünyesinde kesintisiz çalıştığı kanaatine varılmış, 01.01.1992-15.07.1999 tarihleri arasındaki çalışması açısından, ... SYDV ile İçişleri Bakanlığının farklı tüzel kişilikler olduğu kanaatine varılmış ve SYDV tarafından sigorta bildirimi yapılmasının hak düşürücü süre yönünden İçişleri Bakanlığında çalışılan dönemi etkilemediği gerekçesiyle bu süre yönünden talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de bozma ilamının gereği yerine getirilmemiştir.
3.Davacının çalışmasının geçici iş ilişkisi kapsamında ve sürekli olduğu gözetildiğinde 15.07.1999 tarihinden önceki çalışmaların hakdüşürücü süreye uğramadığı açıktır. Bununla birlikte, önceki Mahkeme kararında 16.02.1994-10.06.2008 tarihleri arasında tespite karar verilmiş ve karara karşı davacı taraça temyiz yoluna başvurulmamış olmakla, usuli kazanılmış hak ilkesi gereği uyuşmazlık konusu dönem 16.02.1994-10.06.2008 tarihleri arasındaki dönemdir. 01.02.1994-1995/2 dönemleri arasında 225 gün davalı ... Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı iş yerinden bildirimler bulunmakla, 01.09.1995 -10.06.2008 tarihleri arasındaki dönemin araştırılması gerekmektedir.
4.Mahkemece dosya kapsamında dinlenen bordro tanıklarının davacının İlçe Özel İdaresinde çalıştığını beyan ettikleri dikkate alınarak ve davacının anılan dönemde Özel İdare nezdinde çalıştığı süreler yöntemince belirlenerek Özel İdare yönünden tespitine, sonraki dönemde İlçe Kütüphanesinde çalıştığı süreler, hangi tarihte çalışmaya başladığı, ne kadar süre ile çalıştığı belirlenerek ... yönünden tespitine karar verilmelidir.
5.Dosya kapsamında davacıya 01.02.1999-06.09.2010 tarihleri arasında ... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Mütevelli Heyeti kararı ile bir takım ödemeler yapıldığı görülmekle, uyuşmazlık dönemindeki ödemelerin yardım niteliğinde mi yoksa çalışma karşılığında mı yapıldığı da belirlenmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.