Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/357 K.2025/8271
10. Hukuk Dairesi 2025/357 E. , 2025/8271 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1319 E., 2024/2629 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/280 E., 2023/95 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait ... Taksi durağına kayıtlı ... ticari plakalı aracında (taksi) işçi olarak 06.04.2017 tarihinde çalışmaya başladığını, ancak davalı işveren tarafından sigorta bildiriminin yapılmadığını ve primlerin ödenmediğini, davalının 10.06.2020 tarihinde davacının iş akdini haksız şekilde feshettiğini, davacının sigorta kayıtlarını incelediğinde, 06.04.2017–01.10.2019 arası dönemde sigorta bildiriminin yapılmadığını ve primlerin ödenmediğini, 02.10.2019–10.06.2020 arası dönem yönünden de prime esas kazancının Kuruma eksik bildirildiğini tesbit ettiğini, davacının çalışma süresi boyunca haftada 5 gün sabah saat 07.00 den akşam 23.00 e kadar çalıştığını, fazla mesai ücreti hariç günlük 100 TL yevmiye karşılığı çalıştığını, dava konusu ticari araçta hafta sonları cumartesi ve pazar günlerinde çalışan şoför ...’ın davacının çalışmaları konusunda bilgi sahibi olduğunu, davacı tarafından müşterilere verilen fiş ve makbuzların ve aracın trafik kaza ve ceza tutanaklarının delil olduğunu belirterek, davacının dava konusu hizmetlerinin tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında herhangi bir işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, davada iş mahkemelerinin görevli olmadığını, taraflar arasında hasılat kirası ilişkisinin bulunduğunu, davalının aracını davacıya günlük belirli bir bedel karşılığında kullandırdığını, hasılat ne olursa olsun önceden kararlaştırılan ücreti talep ettiğini, kazancın ise davacıya ait olduğunu, taraflar arasındaki ilişkide iş sözleşmesinin unsurlarının mevcut olmadığını, davacının aracı haftada en fazla 2 gün aldığını, Cuma günü ve hafta sonu aracı ... ve ...’ın çalıştığını, taksinin davacıda kalma süresinin ayda 9 günü geçmediğini, taraflar arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığından davalının, davacının sigorta işlemlerini gerçekleştirme yükümlülüğü de olmadığını, buna rağmen davacının davalıya yeşil kart sahibi olduğunu, emekli olmak istediğini ve prim ödemesine ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine, davalının işveren olmamasına rağmen davacının 2017-2019 yılları arası çiftçi bağkuru ödemelerinin olduğunu söylemesi üzerine 27.09.2019 tarihinde kendisine getirilen 5510 sayılı Kanun Ek 6. maddesi kapsamındaki sigortalılar için düzenlenen SGK giriş işlemlerine imza verdiğini, Ek 6 kapsamındaki sigortalıların sigorta primlerini kendilerinin ödemekle yükümlü olduğunu, 02.10.2019–10.06.2020 arasında eksik prim ödeme iddiasını da kabul etmediklerini, davacının SGK'ya yaptığı bildirimde ayda 10 günden az çalışacağını beyan etmiş olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin sona erme tarihinin iddia edildiği gibi 10.06.2020 değil, 15.02.2020 olduğunu, davacının bu tarihte taksiyi almaya gelmediğini ve Yurtiçi Kargoda çalışmaya başladığını beyan ettiğini, dava dilekçesinde belirtilen tarih aralığına denk gelen 03.12.2018 de YHT kazası nedeniyle tren garı bölgesinin trafiğe kapalı olması nedeniyle taksinin bu dönemde yarım gün çalıştığını beyanla, davanın reddini istemiştir.
2.Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; fiili çalışmanın varlığının yazılı belgelerle ispatının zorunlu olduğunu, davanın kamu düzenine ilişkin olması sebebiyle resen araştırma yapılması gerektiğini, Kurum tarafından yapılan işlemlerde hata bulunmadığını, yetki, derdestlik, husumet, hak düşürücü süre, zamanaşımı itirazında bulunduklarını beyanla, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı incelenip değerlendirildiğinde; davalı tarafça, taraflar arasındaki ilişkinin hasılat kirası olduğu ve davacının ayda 9 günü geçmeyecek şekilde çalıştığı beyan edildiği, dosyada taraflar arasında hasılat kirası olduğuna dair yazılı bir belge bulunmadığı, davalıya ait araçta davacı adına düzenlenen cezalar 28.11.2016-14.11.2019 arasına ait olup başlangıç yönünden davacının talebini kapsadığı, bu belgeler ile yukarıda zikredilen tanık beyanları dikkate alındığında davacının davalı yanında 06.04.2017 tarihinde çalışmaya başladığının kabulü gerektiği, davacının hizmetinin bitişi yönünden ise davacı adına 10.06.2020 tarihine kadar Ek madde 6 kapsamında bildirim yapılmış olduğu dikkate alınarak davacının 10.06.2020 tarihine kadar davalıya ait araçta şoför olarak çalıştığı kanısına varılarak davanın kabulüne davacının, davalıya ait iş yerinde, 06.04.2017-10.06.2020 tarihleri arasında asgari prime esas kazanç üzerinden hizmet akdine dayalı olarak kesintisiz bir şekilde çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum işlemlerinin yasal mevzuata uygun olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.