Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/3406 K.2025/8317
10. Hukuk Dairesi 2025/3406 E. , 2025/8317 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/58 E., 2024/588 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 22.06.2011 tarihinde kadın kuaförü işyeri açtığını, davalı Kurumca 01.11.2011 tarihli tutanak gerekçe gösterilerek toplam 18.090,00 TL idari para cezası kesildiğini, davalı Kurumun 05.12.2011 tarihli yazısı ile sigortalının işe giriş bildirgesinin ve 18.03.2011 ile 2011/4,5,6,7,8,9,10,11 dönemlerine ait Ek Aylık Prim ve Hizmet Belgesinin 30 günlük süre içerisinde verilmesinin istendiğini, işçi ...’nün aylık brüt ücretinin 1.046,75 TL şeklinde yazıldığını, adı geçen işçinin davacıya ait işyerinde asgari ücretle çalıştığını ve giriş tarihinin 18.10.2011 olduğunu, 11.08.2011 tarihinde ... Vergi Dairesi Memurlarınca davacıya ait iş yerinde yoklama yapıldığını ve iş yerinin 22.06.2011 tarihinde faaliyete başladığını, çalışanlarının ... ve ...olduğunun tespit edildiğini, idarenin bir kurumunun, iş yerinin fiili faaliyetinin 22.06.2011 olduğunu tespit ederken, davalı Kurumun ise davacıya ait işyerinin 2011 yılı Mart ayında faaliyete başladığını kabul ederek işlem yaptığını, bu nedenle davacıya haksız olarak yüklenen dava konusu döneme ilişkin aylık prim ve hizmet belgesi bildirim yükümlülüğünün iptali gerektiğini, davacının, davalı Kurumun 01.11.2011 tarihli tutanağında ... adlı işçinin işe giriş tarihinin 18.10.2011 olması ve buna göre işlem yapılması gerekirken 18.03.2011 ile bu tarihler arasında davacıdan talep edilen Mart, Nisan, Mayıs Haziran Temmuz, Ağustos, Eylül 2011 aylarına ilişkin prim ve hizmet belgesi yükümlülüğünün kaldırılması için komisyona yapılan itirazının red edildiğini belirterek; davalı Kurum tarafından 18.10.2011 tarihinden önceki döneme ilişkin davacıya uygulanan 18.03.2011 işe giriş bildirgesi ve 2011/4, 5, 6, 7, 8, 9. dönemlerine ait Ek Aylık Prim Hizmet Belgesi bildirim yükümlülüğünün iptalini, bildirim yükümlülüğüne ilişkin davalı Kurum işlemlerinin ve icra takiplerinin durdurulmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacıya ait işyerinin Kurumda 1167123 sicil nolu dosyada işlem gördüğünü, Sosyal Güvenlik Kontrol Memurları tarafından, 01.11.2011 tarihinde yapılan fiili denetim sonucu düzenlenen 16.11.2011 tarihli raporda ... ve ... ...’in işe giriş bildirgelerinin ve 18.03.2011 ile 2011/4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 dönemlerine ait Ek Aylık Prim ve Hizmet Belgelerinin verilmediğinin tespit edildiğini, davacının mevzuat hükümlerine aykırı davrandığını, bu nedenle müvekkili Kurumun, davacı işyeri hakkında l8.03.2011 ile 2011/4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 dönemlerine ait Ek Aylık Prim ve Hizmet Belgelerinin düzenlenmesi işleminin yerinde olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuş ve davacının haksız çıkması halinde Kurum lehine %10 haksız çıkma tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 22.10.2013 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.İlk Bozma Kararı
Mahkemenin 22.10.2013 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nce (kapatılan); "Somut olayda; davacı, davalı Kurum kontrol memurlarının 01.11.2011 tarihinde düzenledikleri tutanağa istinaden davalı Kurum tarafından 2011/Mart-Eylül ayları arasına ilişkin olarak prim ve hizmet belgesi verilmesine yönelik yükümlülüğün iptalini talep etmektedir. Ancak Mahkemece tutanak aksinin ispatı hususunda yeterli araştırma yapılmadan sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; kontrol memuru tutanağında adı bulunan ...'i dinlemek, davacı tarafından işyerinin daha sonraki bir tarihte faaliyete geçtiği iddia edildiği halde, çalışanların işe giriş tarihlerinin kontrol memuru tutanağına neden önceki tarihli olarak geçtiğini sormak, zabıta marifeti ile ya da davalı Kurum'dan sorularak davaya konu dönemde davalı işyerine komşu işyeri sahipleri ile bu işyerlerindeki çalışmaları kayıtlara geçmiş kişileri dinleyerek işyerinin ne zaman faaliyete geçtiği, çalışanların özellikle ...'nün hangi tarihte çalışmaya başladığı hususunda detaylı beyanlarını almak, Mahkemece verilecek kararın ...'nün hak alanını doğrudan etkilediği da göz önünde bulundurularak bu kişiyi davaya dahil etmek ve toplanan delillere göre varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 13.02.2020 tarihli kararı ile uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
Mahkemenin 13.02.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizce; "Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK)
Eldeki davada ise, bozmaya uyulmuş ise de bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün değildir.
Mahkemece, davacıya ait işyerinin adresi doğru tespit edilerek komşu işyeri sahipleri ile bu işyerlerindeki çalışmaları kayıtlara geçmiş kişiler tespit edilerek dinlenilmeli, bozma sonrası dinlenilen bordro tanıklarının beyanları gereği davacıya ait işyerinde devir olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalıdır.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapmak suretiyle davanın kabulüne, davalı Kurumun davalıya ait işyerinin 5510 sayılı Kanun'a göre 18.03.2011 tarihi itibariyle tesciline ilişkin işlemin iptaline, ... adına 18.03.2011 tarihinde işe giriş belirtilerek resen düzenlenen işe giriş bildirgesinin iptali ile sigortalı ...'nün 18.10.2011 tarihi itibariyle tesciline, Kurum tarafından resen düzenlenen 18/03/2011 tarihinden itibaren 2011/Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarına ait ek aylık prim ve hizmet belgeleri ile buna dayalı para cezalarının iptaline karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde,
"Davacının ... Vergi Dairesi nezdinde, 21.06.2011 tarihinde vergi mükellef kaydının başlatıldığı, 11.08.2011 tarihinde .. Mahallesi ... Caddesi .... Sokak No:../.. ../... adresinde tesis edilen vergi kaydı kapsamında 11.08.2011 tarihinde açılış yoklaması yapıldığı, ...ve ... dışında çalışan kaydına rastlanmadığı belirlenmiştir.
Davacının Bağkur sigortalılık tescili kapsamında 12.08.2011 tarih ve ... varide numarası ile ... bağkur numarası ile tescilinin başladığı tespit edilmiştir.
Tanıklar ..., ..., ..., ... bozma ilamından önce dinlenmiştir. Bozma ilamından sonra tanık olarak ..., ... dinlenmiştir.
Kurum işlemine konu ...'nün beyanı alınmıştır. Bu şahıs beyanında, ...'ın kendisinde önce çalışıyor olduğunu, ... ...'in ise kendisinden bir gün önce işe başladığını beyan etmiştir. Kurum işlemine dayanak durum tespit tutanağı incelendiğinde ... ...'in 17.10.2011 tarihinde işe başladığını denetmene ifade ettiği görülmüştür.
Temin edilen kayıtlar kapsamında esasa dair inceleme yapıldığında, davacı hakkında düzenlenen Kurum işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı, vergi kaydı, tanık anlatımları, Kurum işlemine konu dahili davalının beyanları kapsamında davanın kabulünün gerektiği" belirtilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu,denetmen raporlarının 5510 sayılı Kanun'un 59. maddesine göre aksi sabit oluncaya muteber olup bu raporların aksinin ancak aynı kuvvette bir belge ile kanıtlanabileceğini, davacının, bu iddianın aksini kanıtlayacak nitelikte bir belge sunmamış olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dahili davalı sigortalı adına 18.03.2011 tarihli işe giriş bildirgesi ile 18.03.2011 ve 2011/4,5,6,7,8,9 dönemlerine ait Ek Aylık Prim Hizmet Belgesi bildirim yükümlülüğüne yönelik Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.