Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/1970 K.2025/8249

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1970 📋 K. 2025/8249 📅 14.05.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/1970 E.  ,  2025/8249 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3364 E., 2024/3946 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/36 E., 2024/250 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalı işyerinde çalışırken 06.04.2018 tarihinde iş kazası geçirdiğini, iş kazası nedeniyle davacı tarafından Turgutlu İş Mahkemesinin 2020/183 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, yargılama sırasında alınan Adli Tıp Kurumu raporlarında davacının sürekli iş gücü kaybının Kurum Sağlık Kurulu Raporunda çalışır olarak gösterilen 27.02.2019 tarihinden itibaren %43 olarak tespit edildiğini, belirlenen meslekte kazanma gücü kaybı oranının düzeltilmesi için davalı Kuruma başvurulduğunu, ancak Kurum tarafından başvurunun reddedildiğini beyanla davacının 06.04.2018 tarihinde geçirdiği iş kazasına bağlı sürekli işgücü kaybı oranının 27.02.2019 tarihinden itibaren %43 olduğunun tespitine, davacıya, davalı Kurumca 27.02.2019 tarihinden itibaren %43 oranındaki sürekli iş gücü kaybı oranını esas alarak sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1- Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davada müvekkili şirkete yöneltilecek bir husumet olmadığını, ...nın 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacının Turgutlu İş Mahkemesinin 2020/183 Esas sayılı tazminat davası dosyasında alınan raporlarda farklı iş gücü kaybı oranlarının ortaya çıktığını, dosyanın henüz kesinleşmediğini, henüz kesinleşmemiş oranları gerekçe göstererek işbu davayı açmasının hukuki yararı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2- Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilen sürekli işgücü kaybının 5510 sayılı Kanun’da düzenlenen prosedüre uygun olarak tespit edildiğini, Kurum işlemlerinde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne,
a)Davacının 06.04.2018 tarihinde meydana gelen iş kazası neticesinde sürekli iş göremezlik durumuna girdiği tarih olan 27.02.2019 tarihinden itibaren meslekte kazanma gücü kaybı oranının %43,0 olduğunun tespitine,
b)Davacıya 01.03.2019 tarihinden itibaren %43,0 meslekte kazanma gücü kaybı oranına göre sürekli iş göremezlik geliri bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Manisa 3. İş Mahkemesince verilen 25.06.2024 tarih, 2024/36 Esas ve 2024/250 Karar sayılı karara yönelik davalı Kurum vekili ve davalı şirket vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1- Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; davada davalı şirkete husumet düşmediğini, İlk Derece Mahkemesince raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini beyan etmektedir.
2- Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının iş kazası sebebiyle sürekli iş göremezlik oranının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle Yüksek Sağlık Kurulunca yapılan değerlendirmeler ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 31.01.2022 tarih ve 2331 sayılı rapordaki belirlemeler arasında çelişkinin Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulunca düzenlenen rapor ile giderildiği anlaşılmakla ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalılar vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.