Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/3993 K.2025/8212
10. Hukuk Dairesi 2025/3993 E. , 2025/8212 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2195 E., 2024/2443 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 37. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/423 E., 2021/296 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ... .. İşletmeleri A.Ş. ile ilgili olarak dava konusu ödeme emirlerinin tebliğ edildiğini bunların; 2015/38370, 2015/38498, 2016/26283, 2016/26284, 2016/26285, 2019/24266, 2019/24267, 2019/24268, 2019/24366, 2019/24367, 2019/24368 takip nolu takipler olduğunu, müvekkilinin Kuruma bir borcu bulunmadığını zira ticaret sicil evrakı incelendiğinde Kurum ve Vergi Dairesi ile ilgili olarak temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığını, bu nedenle Kurum ile ilgili olarak amme alacağının aleyhine takip ve tahsiline gidilmesinin hukuken mümkün olmadığını, asıl borçlu şirketin takip edilmeden müvekkili hakkında işlem yapılamayacağını, borcun tamamının zamanaşımına uğradığını belirterek, davalı Kurumca düzenlenen ödeme emirlerinin iptaline, bu ödeme emirlerine dayanılarak tesis edilmiş hacizler var ise bunların terkinine, müvekkilinin ödeme emirlerine dayanak amme alacaklardan borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; dava açmadan önce Kuruma başvurunun şart olduğunu, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davacının ... .. İşletmeleri A.Ş. ünvanlı şirketin yetkilisi ve müdürü olduğundan bu dava konusu icra takiplerinin kendisine tebliğ edildiğini, şirketin Kuruma borcunun bulunduğunu, söz konusu iş yerinin dosyası incelendiğinde şirketin prim, işsizlik sigorta primi, idari para cezası, damga vergisi borçları olduğunu, bahsi geçen şirketin 667 ve 668 sayılı KHK ekinde yer alan Kurum ve kuruluşlar içinde yer aldığından mal varlıklarının Hazineye devrolduğunu, 5510 sayılı Kanun'un 88. maddesi gereğince bu durumda davacının sorumlu olduğunu, KHK çerçevesinde davacının sorumluluğunu ortadan kaldıran bir hüküm bulunmadığını, dolayısıyla davacının yöneticisi olduğu şirketin Kuruma borcu olduğu sürece davacının da müşterek ve müteselsil sorumluluğu devam ettiğinden Kurum kayıtlarından da borcun halen ödenmediği belirlendiğinden, davacının borçlardan sorumluluğunun devam ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 14.03.2024 tarihli kararı ile davacı vekilinin ve davalı Kurum vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile Bakırköy 37. İş Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli, 2021/423 Esas-2021/296 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 2019/024366, 2019/024367, 2019/024368, 2019/024267 takip no.lu ödeme emirlerinin iptaline, 2015/038498, 2015/038370, 2016/026284, 2016/026283, 2016/26285 takip no.lu ödeme emirlerine ilişkin davanın reddine, 2019/024268 ve 2019/024266 sayılı ödeme emrine konu 2013/1,2,3,4,5,6,7,8. ay Kurum alacakları ve gecikme faizlerinin iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.03.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, eldeki davada, davacının, 21.05.2012-16.02.2016 tarihleri arasında şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğu, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 2019/24266 sayılı dosyadaki 2013/1-10. aylar işsizsizlik sigorta prim borcu ile 2019/24268 sayılı dosyadaki 2013/1-2015/4 aylarına ait prim borçlarından sorumlu olduğu gözetildiğinde, 2013/1-8. aylar yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir ve bozmayı gerektirir gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 2019/024366, 2019/024367, 2019/024368, 2019/024267 takip nolu ödeme emirlerinin iptaline,
2015/038498, 2015/038370, 2016/026284, 2016/026283, 2016/26285, 2019/024268 ve 2019/024266 takip no.lu ödeme emirlerine ilişkin davanın reddine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili;
Davacının yetkili olduğu dönem itibariyle tüm ödeme emirlerinden sorumlu olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık ödeme emirinin iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.