Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/9319 K.2025/8101
10. Hukuk Dairesi 2024/9319 E. , 2025/8101 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/173 E., 2024/1243 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/133 E., 2022/289 K.
Taraflar arasındaki prim teşvik hükümlerinden yararlanabileceğinin tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından, 5510 sayılı Kanun'un ek 17. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında geriye yönelik teşvik değişiklik başvurusu üzerine İptal-Ek-Asıl Bildirge yükleme işlemleri SGK V2 sitemine yapıldığı ve davalı Kurum tarafından onaylanarak, şirketin prim borçlarına istinaden mahsup işlemi yapıldığı, Kurum tarafından geriye dönük teşvik alacaklarından kaynaklanan faiz alacağı talebin Kurum tarafından 30 gün içinde bir cevap verilmeyerek talebin reddedilmiş sayılmasının hukuka ve kanunlara açıkça aykırılık teşkil ettiği, kanuna ve Anayasa'da yer alan mülkiyet hakkına da aykırılık teşkil ettiği, davacının Kuruma 06.01.2022 tarihli başvuru dilekçesiyle yapmış olduğu faiz talebi başvurusuna cevap verilmeyerek reddedilmiş sayılan ret işleminin iptaline, davacının 06.01.2022 tarihli başvurusunun işleme alınmasına ve geriye dönük teşvik alacaklarından kaynaklanan faiz alacağının hesaplanarak cari ay borçlarına mahsup veya iade edilmesine yönelik taleplerinin kabul edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 5510 sayılı Kanun ek 17. maddesi kapsamınca geriye dönük teşvik başvurularının 2020/08, 09, 10, 11, 12 ayları kapsadığı tespit edildiği, davacının faiz talebinin hukuki dayanağı bulunmadığı, 2020/08, 09, 10, 11, 12 aylara ilişkin 5510 sayılı Kanun ek 17 onay işlemleri 04.05.2021 tarihinde yapıldığı, teşviklerden doğan alacağın 2021/07 dönem borcuna mahsup edildiği tespit edildiği, tüm bu sebeplerle Kurum işlemlerinde usul ve yasaya aykırı bir husus olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davacı tarafça geriye dönük teşvik alacaklarından kaynaklanan faiz alacağı talep edilmiş ise de, talep edilen dönemlerin 2020/08, 09, 10, 11 ve 12 aylarına ilişkin olduğu, talebe dayanak olarak gösterilen 5510 sayılı Kanun'un ek 17/1. maddesine göre aranılan şartların sağlanması halinde 2018/04 dönemi ve sonrası için geriye dönük teşvikten yararlanma ve teşvik işlemlerinin yapılabileceği, 5510 sayılı Kanun'un ek 17. maddesinde, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlere ilişkin yapılan başvurularda farklı faiz başlangıç tarihleri öngörülerek faiz uygulaması yapılacağının belirtildiği, buna karşılık maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki dönemlere ilişkin ise herhangi bir faiz uygulamasının öngörülmediği, bu durumda maddenin yürürlüğe girdiği dönem (2018/04) ve sonrasına ilişkin olarak 5510 sayılı Kanun'da belirtilen esaslar dahilinde mahsup işlemleri yapılması gerektiği, Kurumun 2018/17 sayılı Genelgesinin 2.2 maddesinde de yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda 2018/04 dönemi ve sonrasına ilişkin yapılan başvurularda faiz uygulanmayacağının belirtildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava ve istinaf dilekçelerini tekrarla faiz alacağının doğması için konusu bir miktar para olan bir borcun bulunması ve bu borcun geç ödenmesinin genel hükümler çerçevesinde yeterli bulunduğu, hukuki niteliği Kurum işleminin iptali olan davada dava açılmasına sebebiyet veren Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin de yerinde olmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, prim teşvik hükümlerinden yararlanabileceğinin tespiti ile aksine Kurum işleminin iptaline ilişkindir.
1.4447 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesine istinaden 6111 sayılı Kanun gereği öngörülen teşvik hükümlerinden faydalandırıldığı halde faiz isteminin Kurum tarafından reddedilmesi üzerine 20.05.2022 tarihinde açılmış eldeki davada, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
2.01.04.2018 tarihi itibari ile 5510 sayılı Kanun'un ek 17. maddesi yürürlüğe girmiş olup bu maddenin ilk fıkrasında aynen: “Bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabileceği halde yararlanılmadığı ay/dönemlerde gerekli tüm koşulların sağlanmış olması ve yararlanılmayan ayı/dönemi takip eden altı ay içerisinde Kuruma müracaat edilmesi şartlarıyla, başvuru tarihinden geriye yönelik en fazla altı aya ilişkin olmak üzere, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşviki, destek ve indirimi ile değiştirilebilir.” hükmü ve ikinci fıkrasında ise; “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlere ilişkin olmak üzere tüm şartları sağladığı halde bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanmamış işverenler ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yararlanılan prim teşviki, destek ve indirimlerin değiştirilmesine yönelik talepte bulunan işverenler tarafından en son bu maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından itibaren bir ay içinde Kuruma başvurulması halinde, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşvik, destek ve indirimi ile değiştirilebilir.” şeklinde belirtilmiş hükümleri mevcut olup, bu yeni madde hükümleri ile tüm teşvik unsurlarından faydalandırılma veya fazla ödemelerin iadesi veya değiştirme istemleri hakkındaki uyuşmazlıklarda ek 17 nci maddede yer alan hükümlerin irdelenmesi gerektiği açıktır.
2.Değinilen ek 17. maddenin üçüncü fıkrasında ise; “Bu maddenin ikinci fıkrası kapsamında talepte bulunan işverenlere iade edilecek tutar, maddenin yürürlük tarihinden önce talepte bulunanlar için maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından, yürürlük tarihinden sonra talepte bulunanlar için ise, talep tarihini takip eden aybaşından itibaren kanuni faiz esas alınmak suretiyle hesaplanarak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak üç yıl içinde ödenir. Ödeme, öncelikle bu Kanun'un 88. maddesinin on dört ve on altıncı fıkralarına göre muaccel hale gelmiş prim ve her türlü borçlardan, sonrasında ise ilgili kanunlar uyarınca yapılandırma veya taksitlendirme de dâhil olmak üzere müeccel haldeki prim ve her türlü borçlarından mahsup yoluyla gerçekleştirilir. Ancak, üç yıl sonunda ilgili kanunları gereği yapılandırılma veya taksitlendirilme sebebiyle vadesi gelmemiş taksit ödemelerinden peşinen mahsup edilir. Kuruma borcu bulunmayan işverenlere altı ayda bir eşit taksitlerle iade yapılır.” hükümleri mevcuttur.
3.Diğer taraftan ek 17. maddenin 4. fıkrası hükmündeki “Görülmekte olan davalarda, ayrıca bir başvuru şartı aranmaksızın, dava öncesi yapılan idari başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte hesaplanacak tutar üçüncü fıkra hükümlerine göre mahsup veya iade edilir. Mahkemelerce, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Yargılama giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekâlet ücretinin dörtte birine hükmedilir. Ayrıca, ilk derece mahkemelerince verilen kararlar hakkında ...'nca kanun yollarına başvurulmaz ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan kanun yolu başvurularından vazgeçilmiş sayılır.” ibaresinin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulunulmuş ve Anayasa Mahkemesince 19.02.2020 gün ve 2018/139 Esas 2020/12 Karar sayılı karar ile bu hükmün iptaline karar verilmiş olup, karar 05.05.2020 tarih ve 31118 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
4.Somut olayda, Mahkeme, Kurumun geriye dönük teşvik değişikliği talebini kabul etmiş; 2020/8-12 ayları bakımından ise 2018/17 sayılı Genelge’nin 2.2 maddesine dayanarak, 2018/Nisan döneminden sonraki dönemler için faiz uygulanmayacağı gerekçesiyle davacının faiz talebini reddetmiştir. Ancak bilindiği üzere, hukuk sistemimizde normlar hiyerarşisi gereği, yönetmelik, tebliğ ve genelge gibi idari düzenlemeler kanunların altında yer alır. Bu tür düzenleyici işlemler ancak yürürlükteki kanunların uygulanmasını açıklamak, yorumlamak veya idarede uygulama birliğini sağlamak amacıyla düzenlenebilir; kanuna aykırı hüküm içeremezler. Kanuna aykırılık taşıyan bir genelgenin ise hukuken geçerli olması ve uygulanması mümkün değildir. Bu doğrultuda, ilgili mevzuat hükümleri dikkate alınarak Kurumdan davaya konu dönemlere ilişkin teşvik tutarları açık şekilde yeniden sorulmalı, faiz hesaplaması buna göre yapılarak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeden, eksik incelemeyle karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
5. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.