Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/4386 K.2025/8086

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4386 📋 K. 2025/8086 📅 13.05.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/4386 E.  ,  2025/8086 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ : 25.06.2024
SAYISI : 2023/676 E., 2024/186 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar ve ek karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurum tarafından herhangi bir ödeme emri ya da hakkında başlatılan bir icra takibi olmaksızın, banka hesabına haciz konulduğunu ileri sürerek, davalı Kurum tarafından yapılan haksız icra takibi ve haciz işlemlerinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; dava açmadan önce Kuruma başvuru yapılması gerektiğini, davada idari yargının görevli olduğunu, görevsizlik ve yetkisizlik kararı verilerek ... İdare Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının şirketin ortağı ve müdürü olması dolayısıyla borçtan sorumlu olduğunu, davacı tarafından 6183 sayılı Kanun'un 58/5. maddesi gereği %10 haksız çıkma tazminatı ödenmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.06.2018 tarih ve 2018/45 - 2018/313
E.K. sayılı kararıyla; davanın kabulü ile davalı Kurum tarafından davacıya ait .... Ziraat Bankası A.Ş. Şubesi nezdinde bulunan hesaplarına haciz konulmak suretiyle yapılan Kurum işleminin iptaline, Mahkemece verilen tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 26.11.2020 tarih ve 2018/3267 - 2020/1744 E.K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin; "Eldeki davanın 26.03.2018 tarihinde açıldığı anlaşılmakla, 11.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun'un 64. maddesi ile 5521 sayılı Kanun'un 7. maddesine 3. fıkra olarak eklenen düzenleme gereği, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaatın olması ve Kurumca müracaata konu istemin zımnen ya da açıkça reddedilmesi gerektiği dava şartı olarak düzenlenmiş olup, davacı tarafından 5521 sayılı Kanun'un 7/3 maddesine uygun bir şekilde, davaya konu istem hakkında, Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat ve Kurum tarafından bu müracaata konu istemin reddine ilişkin bir belgenin dosya içeriğinde bulunmadığı görülmektedir. Mahkemece, davacının dava konusu talebi ile ilgili olarak dava tarihinden önce Kuruma başvurusunun olup olmadığı araştırılmalı, şayet başvuru yoksa; Mahkemece, davacı tarafa 6100 sayılı HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca, 6552 sayılı Kanun'un 64. maddesi ile 5521 sayılı Kanun'un 7. maddesine üçüncü fıkra olarak eklenen düzenleme doğrultusunda, Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmesi ve bu müracaat hakkında anılan yasal düzenleme uyarınca Kurumun ret iradesini gösterir işlem veya eyleminin olduğunun belgelenmesi için kesin süre ihtaratlı önel verilmeli, bu süre içerisinde dava şartı eksikliğinin tamamlanmaması halinde, dava dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmeli, Kuruma müracaat ve müracaatın reddine dair Kurum işlem veya eylemine ilişkin dava şartının tamamlanması halinde ise davanın esasına girilerek, varılacak sonuca göre karar verilmelidir. Mahkemenin, yukarıda belirtilen eksik incelemeye dayalı olarak, davanın esasına girerek, yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir" şeklindeki gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 07.02.2024 tarih ve 2023/676 - 2024/186 E.K. sayılı kararı ile davanın kabulü ile davalı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya ait .... Ziraat Bankası A.Ş. şubesi nezdinde bulunan hesaplarına haciz konulmak suretiyle yapılan Kurum işleminin iptaline, Mahkemece verilen tedbir kararının Mahkeme kararı kesinleşinceye kadar devamına, 25.06.2024 tarihli ek kararla gider avansının muhtıra tebliğine rağmen bir haftalık kesin sürede yatırılmadığı gerekçesiyle, davalı ... vekili Avukat ...'ın istinaf kanun yolu başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; muhtıranın usulüne uygun olmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, icra takip ve hacizlerin iptaline ilişkindir.
1.İnceleme konusu eldeki davada, İlk Derece Mahkemesi kararının davalı Kurumun UETS hesabına tebliğ edilmesi gerekirken ilgili vekilin UETS hesabına 02.04.2024 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği, dosyanın Yargıtaya gönderilmesi için gerekli gider avansının yatırılması için davalı Kurum vekiline muhtıra çıkarıldığı, muhtıranın yine Kurumun UETS hesabına tebliğ edilmesi gerekirken ilgili vekilin UETS hesabına 29.04.2024 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği, davalı Kurum vekili tarafından 09.07.2024 tarihinde 500,00 TL gider avansının Mahkeme veznesine yatırıldığı, aynı tarihli makbuzun da sunulduğu görülmekle, İlk Derece Mahkemesince verilen ek kararın yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
2.Esas yönden yapılan incelemede; temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
İlk Derece Mahkemesince verilen 25.06.2024 tarihli ek kararın KALDIRILMASINA,
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.