Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/8522 K.2025/8119
10. Hukuk Dairesi 2024/8522 E. , 2025/8119 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1154 E., 2024/992 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 7. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/221 E., 2023/318 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf isteminin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 13.05.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davalı asil ... ve adına Av. ... geldiler. Davacı adına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle; 575.278,55 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 75.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararı taraf vekillerine tebliğ edilmiş olup, davalı vekili yönünden tebliğ tarihi 23.08.2023 tarihidir. Davalı vekili kararın kendisi adli tatildeyken 23.08.2023 tarihinde muhtara tebliğ edildiğini, 7 günlük ek süresi içerisinde istinaf ettiklerini de belirtmek suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararına karşı 07.09.2023 tarihinde istinaf yoluna başvurmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf isteminin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; esasa ilişkin temyiz nedenlerinin yanında davalı vekili sıfatıyla baroya ve dosyaya bildirilmiş büro adresine yapılması gereken tebligatın her avukatın yasal tatil hakkı olan adli tatilde dinlendiği ve bürosunda olmadığı esnada mahalle muhtarına yapılan tebligatın geçerli kabul edilmesinin mümkün olmadığını, bunun yanında anılan dosyada avukat olarak adli tatildeyken şahsına tebligat yapılmamış olmasının da Tebligat Kanunu'nun m.11/2-3 hükmüne açıkça aykırı olduğunu, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf dilekçelerinin süresinde olmadığından bahsile süre yönünden usulden reddine ilişkin kararının bozulması gerektiğini, adli tatilin avukatların resmi çalışma günü ve saati olmadığını, tam tersine adli tatilin avukatların çalışmayıp dinlenmeleri gereken adı üstünde tatil günleri olduğunu, resmi çalışma günleri olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olarak İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin istinaf yoluna başvuru dilekçesinin süresinde ibraz edilip edilmediğine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 102. maddesine göre adli tatilin, her yılın yirmi temmuz günü başlayıp, otuz bir ağustos günü sona ereceği ve yeni adli yılın bir eylülde başlayacağı belirtilmiştir. Bu süre içerisinde görülecek dava ve işler yönünden ise 103. maddede düzenleme yer almakta olup 104. maddesi kapsamında adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanun'un tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılacağı belirtilmiştir. Ancak "103/1-ç" maddesi kapsamında hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar için adli tatil hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 417/3. maddesi kapsamında ise işçinin ölümü halinde zarara uğrayanların zararlarının tazmininin iş sözleşmesine aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabi olduğu düzenleme altına alınmıştır. Bu açıklamalar karşısında gerek sigortalının iş göremezliğe uğramasından, gerekse de vefatı nedeniyle destekten yoksunluktan kaynaklı hak sahipleri tarafından açılan tazminat davaları yönünden adli tatil hükümlerinin uygulanmayacağı açıktır. (Dairemizin 10.01.2023 tarih ve 2022/11679 E.- 2023/95 K. sayılı ilamı da bu yöndedir)
İstinaf dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup somut olayda adli tatil hükümlerinin uygulanmadığı dikkate alındığında davalı vekilinin istinaf dilekçesinin yasal süresi geçtikten sonra 07.09.2023 tarihinde ibraz edildiği açık olduğuna göre Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf dilekçesinin süreden reddine ilişkin temyiz incelemesine konu kararına karşı temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.