Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/1277 K.2025/8088

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1277 📋 K. 2025/8088 📅 13.05.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/1277 E.  ,  2025/8088 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/300 E., 2024/411 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı asil dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait okul kantini işletmesinde, okulun tatil olduğu dönemlerde de davalıya ait marketin önünde kurulan ve davalı tarafından işletilen çay bahçesinde çalıştığını, 2012 yılında doğum yaptığı için çalışmaya ara verdiğini ileri sürerek, davacının 24.09.2009 – 08.06.2012 ve 16.09.2013 – 16.11.2013 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
1.Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazında bulunarak, davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 18.06.2015 tarih ve 2014/67 - 2015/219 E.K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmaları üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 24.05.2016 tarih ve 2015/17190 - 2016/8678 E.K. sayılı kararı ile dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalıya ait okul kantininde ve markette çalıştığını beyan eden davacı adına davalı işveren tarafından düzenlenen işe giriş bildirgesi ve davalı Kuruma bildirilen çalışma bulunmadığı, davalı adına 10.12.2012 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamına alınan okul kantini işyeri bulunduğu, yine 01.08.2005 tarihinden itibaren Kanun kapsamına alınan başka bir işyeri bulunduğu, davacı tanığı olarak dinlenilen ve davacının çalıştığını beyan ettiği okulda öğretmen olan tanıklar tarafından davacının okuldaki çalışmalarının doğrulandığı, komşu işyeri tanığı tarafından; davacının okul kantininde çalıştığını duyduğunun ve davalıya ait marketin yakınında Aile Sağlığı Merkezinin bulunduğunun, davacının çalışması varsa burada çalışanların bilgi sahibi olabileceklerinin beyan edildiği, Mahkemece Tekkeköy Aile Sağlığı Merkezinde çalışanların dinlenilmediği, burada çalışanların yazılı beyan ile davacının çalışmaları hakkında bilgi sahibi olmadıklarını bildirdikleri, ancak; dinlenilen bordro tanıkları tarafından davacının çalışmadığının beyan edildiği, somut olayda ise davacının okul kantinindeki ve marketteki çalışmaları tereddüte mahal bırakmayacak şekilde ortaya konulmadan sonuca gidildiği, Mahkemece yapılacak işin; davacının davalıya ait market işyerinde geçen çalışmalarının tespitine yönelik olarak; talep edilen dönemde Tekkeköy Aile Sağlığı Merkezinde çalışan kişileri tespit ederek dinlemek, her ne kadar daha önce zabıta tarafından davalıya ait markete komşu işyeri tanığı olarak sadece bir kişi tespit edilmişse de; market yakınında Aile Sağlığı Merkezi bulunduğu anlaşıldığından, hayatın olağan akışı içerisinde merkeze yakın eczane vs. gibi işyerlerinin de bulunması olasılığının yüksek olması, dolayısıyla tek bir işyerinin bulunmasının hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği dikkate alınarak zabıtadan yeniden davalıya ait markete komşu işyeri tanıklarının araştırılmasını isteyerek tespit edilecek kişileri dinlemek, davalıya ait market işyerinin talep edilen döneme ait resmi belge, defter ve faturalarını isteyerek bu belgelerde adı ve imzası bulunan kişileri tespit ederek dinlemek, davalıya ait market işyeri bir apartmanın alt katında bulunuyor ise apartman sakinlerini dinlemek, davacının davalıya ait okul kantini işyerinde geçen çalışmalarının tespiti açısından ise; talep edilen dönemde okulda öğretmen ve yönetici olarak çalışan kişileri tespit ederek dinlemek ve böylece davacının okul kantini ve market işyerlerindeki çalışmalarını tereddüte mahal bırakmayacak şekilde ortaya koyarak sonuca gitmekten ibaret olduğu belirtilerek, hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 10.12.2019 tarih ve 2016/274 - 2019/336 E.K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 13.04.2021 tarih ve 2021/312 - 2021/5125 E.K. sayılı kararı ile "Mahkemece bozma kararına uyularak, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, hükmün eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu belirtilerek, Mahkemece yapılacak işin,
1-Davacının davalıya ait okul kantini işyerinde çalıştığı sabit olmakla birlikte, davalı okul kantini işyerinin 10.12.2012 tarihinden itibaren Kanun kapsamına alınmış olması karşısında, bu tarihten önce işyerinin var olup olmadığı, Kanun kapsamı veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
2-Davalı okul kantini işyerinin, okulların tatil olduğu dönemlerde açık olup olmadığını tespit edilerek, okulun tatil dönemlerinde çalışmadığına dair kanıya varıldığı taktirde Milli Eğitim Bakanlığından okulun kapalı olduğu tarihler sorulmak suretiyle bu dönemlerin dışlanarak karar verilmelidir.
3-Davacının davalıya ait market işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmişse de talep edilen dönemde Tekkeköy Aile Sağlığı Merkezinde çalışan kişilerin davacıyı tanımadıkları, bir kısım okulda öğretmenlik yapan tanıkların ise duyuma dayalı beyanda bulundukları anlaşılmaktadır.
Davacının ihtilaflı dönemde hangi sürede davalı market işyerinde, hangi sürede okul kantini işyerinde çalıştığı açıklatılarak taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan dönem tereddütsüz belirlenmeli, talep edilen dönemde Tekkeköy Aile Sağlığı Merkezinde çalışan kişilerinden doktor, hemşire ve diğer çalışan kişileri tespit edilerek yeniden dinlenmeli, markete yakın eczane vs. gibi işyerlerine zabıtadan yeniden davalıya ait markete komşu işyeri tanıklarının araştırılmasını isteyerek tespit edilecek kişileri dinlemeli, davacının çalışmalarının sürekli mi yoksa kısmi zamanlı mı olduğunu net bir şekilde belirlemeli, davalıya ait market işyerinin talep edilen döneme ait dosyada yer alan resmi belge, defter ve faturalar belgelerde adı ve imzası bulunan kişileri tespit ederek dinlemeli, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, sigortalılık sürelerinin ayrı ayrı ve infaza elverişli bir şekilde yapılan açıklamalar çerçevesinde irdeleme yapılarak, sonucuna göre karar verilmelidir." şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin 20.02.2024 tarih ve 2021/140 - 2024/81 E.K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının 24.09.2009-22.01.2010 tarihleri arasında, 08.02.2010-18.06.2010 tarihleri arasında, 20.09.2010-28.01.2011 tarihleri arasında, 14.02.2011-17.06.2011 tarihleri arasında, 19.09.2011- 20.01.2012 tarihleri arasında, 06.02.2012-08.06.2012 tarihleri arasında 16.09.2013-16.11.2013 tarihleri arasında davalı ... ...'a ait iş yerlerinde hizmet akdine tabi olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Daire kararı ile Mahkemece, kararın gerekçe bölümünde davacının okul kantininde geçen çalışmaları bakımından hizmet tespiti isteminin kabulüne karar verildiği, market önünde yaz aylarında işletildiği iddia edilen çay bahçesindeki çalışmanın ispatlanamadığı yönünde değerlendirme yapıldıktan sonra, hüküm bölümünde" davalı ... ...'a ait iş yerlerinde hizmet akdine tabi olarak çalıştığının tespitine" denilmek suretiyle davacının davalı işverene ait hangi sicil numaralı işyerinde çalıştığı belirlenmeksizin infaza elverişli olmayacak şekilde hüküm tesisinin usul ve kanuna aykırı olduğu belirtilerek hüküm bozulmuştur.
F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Dördüncü Karar
Mahkemenin 22.10.2024 tarih ve 2024/300 - 2024/411 E.K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının 24.09.2009 -22.01.2010 tarihleri arasında, 08.02.2010 - 18.06.2010 tarihleri arasında, 20.09.2010 - 28.01.2011 tarihleri arasında, 14.02.2011 - 17.06.2011 tarihleri arasında, 19.09.2011 - 20.01.2012 tarihleri arasında, 06.02.2012 - 08.06.2012 tarihleri arasında, 16.09.2013 - 16.11.2013 tarihleri arasında davalı ... ...'a ait 1092701 sicil numaralı iş yerinde hizmet akdine tabi olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece, bozma kararına uyulmuş ise de bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, davacının davasını ispatlayamadığını, dosya kapsamında dinlenen tanıkların davacının iddialarını destekler mahiyette olmadığını, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; çalışma olgusunun ispatlanamadığını, tanık beyanlarının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığını, kararın infaza da elverişli olmadığını, Kurum lehine takdir edilen vekalet ücretinin de hatalı olduğunu belirterek, kararın temyizen bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.