Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/14645 K.2025/8134
10. Hukuk Dairesi 2024/14645 E. , 2025/8134 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1484 E., 2024/1859 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/370 E., 2024/225 K.
Taraflar arasındaki iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının forklift kullanıcısı olarak davalı iş yerinde çalıştığını, olay günü sigorta girişinin olmadığını, iş kazasının olduğu tarihte saat 17:00-18:00 gibi mola verdiğini, davacının iş yerinin depo kısmında forklift ile çalışmaktayken iş arkadaşı ...’ın kullandığı forkliftin üstüne çıktığını, bu sırada arkadaşının forklifti davacı forkliftin üzerindeyken geri almak amacıyla gaza basması ile davacının düşerek sağ elini forkliftlerin arasına sıkıştırdığını,sağ elinden 2. 3 ve 4. parmak parmaklarının koptuğunu, küçük parmağını ise parçalandığını, fazla ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1000 TL maddi tazminatın ve 75.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Meydana gelen olayın iş kazası olmadığını, davacının kendi isteği ile fokliftin üzerine çıkarak ağaçtan ıhlamur toplamak isterken düşüp yaralandığını, zamanaşımı süresinin geçtiğini, olay tarihinde davacının davalı işyerinde sigortalı olarak çalışan bir işçi olmadığını, yargılama aşamasında dinlenecek tanıklar ile davacının şirkette sigortalı olarak çalışmadığı ve mesai saati dışında şirket arsası üzerindeki ıhlamur ağacı üzerinden düşerek yaralandığının ispatlanacağını beyan ederek davanın reddini” talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; ".."Davacının davalı iş yerinde çalışmakta iken yaralanma meydana geldiği ve olayın dosyada bulunan SGK raporlarına göre iş kazası niteliğinde olduğu, davacının geçirdiği iş kazası sonucunda % 17 oranında kesinleşen maluliyetinin oluştuğu meydana gelen iş kazasında davalı işverenin % 60 oranında, davacı kazazedenin ise % 30 oranında kusurlu olduğunun bilirkişi raporlarıyla anlaşıldığı, yine davacının kusur ve maluliyet oranına göre toplam zararının, davacıya ödenen peşin sermaye değerli gelirinin mahsubu sonrasında 683.695,34 TL olduğu, yine bu zarar miktarından kusur bilirkişisi raporuna göre kusurlu oldukları belirlenen davalı şirketin sorumlu olduğu, manevi tazminat yönünden ise iş kazası neticesininde davacının bedensel bütünlüğünün zedelenmesi sonucu zarar gördüğü hususu da nazara alındığında davacının uğramış olduğu, manevi zararın tazmini amacıyla meydana gelen bedensel zararın niteliği, ağırlığı, tarafların mali ve içtimai durumları tazminata konu fiilin niteliği ve yine davacının zenginleşmesine mahal vermemesi hususları da göz önüne alındığında davacının manevi tazminat talebininde kısmen kabulü ile
683.695,34 TL maddi tazminatın ve 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. ' gerekçesi ile
''Açılan davanın kısmen kabulüne, 683.695,34 TL maddi tazminatın; olay tarihinden (02.06.2015) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 50.000 TL manevi tazminatın; olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine.." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "..A-Davalı vekilinin, istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilip yeniden esas hakkında karar verilmek üzere HMK 353/1-b.2 maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına,
B- Açılan davanın kısmen kabulüne
683.695,34 TL maddi tazminatın; dava tarihinden (03.07.2019) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
50.000,00 TL manevi tazminatın; dava tarihinden (03.07.2019) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine.." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;meydana gelen olay iş kazası olmayıp, dava konusu olayda problem davacının iş yerinde işçi olarak kabul edilip edilmemesi davanın sonucunu doğrudan etkileyecek bir tespittir. İş kazası olmadığının tespiti halinde tazminat istemindeki 2 yıllık zaman aşımı süresi dolduğu,
Davacının kendi isteği ile fokliftin üzerine çıkarak ağaçtan ıhlamur toplamak isterken düşüp yaralanmasına neden olduğu ve kendi kusurundan kaynaklanan bir olay olduğu, şirket çalışanı olmadığı,
Davanın, ... Ltd. Şti. aleyhine açıldığı, 14.09.2022 tarihli raporda kusur dağılımı, ... Ltd Şti % 60 , ... % 10, davacı % 30 olarak tespit edilmiştir. Raporda hesaplama yapılırken yalnızca davacının kusuru düşülmüş, hakkında dava açılmayan ...'nın % 10 kusuru da müvekkile yüklenmiş ve % 10 düşülmeden hesaplama yapıldığı, bu nedenle kusur ile ilgili bilirkişi raporuna itirazlarımız değerlendirilmeden ve yeni bilirkişi raporu alınmadan karar verilmesi dosyanın istinaf incelemesi sonucu bozulmasını gerektirdiği,
Faiz başlangıç tarihi; muhakeme hukukunda hâkimin taleple bağlılığı kuralı geçerlidir. Buna göre hâkim, tarafların talep sonuçlarından fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. (HMK m. 26).
Taleple bağlılık kuralının doğal bir sonucu olarak dava dilekçesinde talep edilen tarihten itibaren faize hükmedileceği, bu itibarla, Mahkemenin dava tarihinden itibaren faiz istenmiş olmasına karşın, (HMK m. 26) gözönünde tutulmayarak talepten fazla olarak olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin isabetsiz olduğu,
Mahkeme tarafından hükmedilen manevi tazminat rakamı da olay tarihi ile karar aşamasındaki 9 yıllık süre ve davacının olaydaki asli kusur oranı dikkate alındığında fahiş olup kararın bozulmasını gerektirdiğini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazası sonucu nedeniyle maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
İş kazasından kaynaklı tazminat davalarının görülmesi için ön koşul zararlandırıcı olayın Kurumca iş kazası niteliğinde olduğunun tespit edilmesidir. İş kazası tespiti ile ilgili ihtilaf Sosyal Güvenlik Kurumunun hak alanını doğrudan ilgilendirmekte olup tazminat davasında Kurum taraf değildir.
Somut olayda; Sosyal Güvenlik Kurumu Merkezinin kararıyla 02.06.2015 tarihinde meydana gelen olayın iş kazası sayılmasına karar verildiği ancak davalının tazminata konu olayın iş kazası olmadığı davacının da kendi sigortalısı olmadığı savunması karşısında davalıya bu savunması ile ilgili olarak Kurum ve davacıyı da taraf göstermek suretiyle açılacak iş kazası olmadığının tespiti davasının bekletici mesele yapılması suretiyle davanın sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hatalı olmuştur.
İş kazasının olmadığının varlığının kesinleşmesi ve devamında davalının işveren sıfatının bulunmadığı anlaşılması halinde ise Dairemiz içtihatlarına uygun olarak karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedeni olup Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmalıdır
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA
Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.