Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/11591 K.2025/8131
10. Hukuk Dairesi 2024/11591 E. , 2025/8131 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/707 E., 2024/1368 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2013/651 E., 2023/800 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin fabrikada yükleme böltümünde sigortalı işçi olarak sapancı sıfatı ile hizmet akdi ile çalışırken 27,03.2013 tarihinde uğradığı iş kazasında ağır şekilde yaralandığını, fazlaya ilişkin hakklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL (Bin TL) maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, olay (27.03.2013) tarihinden itibaren yasal faizin yürütülmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalılardan ... .. Çelik End. ve Tic. A.Ş. ile Eti Toprak End. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline ait işyerinde meydana gelebilecek kazalara karşı ... Sigorta A.Ş.'ye mali mesuliyet sigortası yaptırıldığını, bu bakımdan, işbu davanın .... poliçe numarası kapsamında .... Sigorta Anonim Şirketi'ne ihbarını talep ettiklerini, dava konusu iş kazası doğrudan davacının kusuru ve dikkatsizliği sonucu meydana geldiğini, davacının maddi zararı, SGK tarafından yapılan geçici işgöremezlik ödemeleri ve bağlanan maluliyet aylığının peşin sermaye değeri ile karşılandığını, davacı için iş kazası nedeniyle bir tazminata hükmedilecek ise, Türk BK.'nın 52 maddesindeki, “Zarar gören, zararı doğuran fiile raı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. “ hükmünün de dikkate almarak tazminatlan indirim yapılmasını talep ettiklerinden bahisle davanın reddine, Mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "..A-Asıl davanın kabulüne,
1-1000,00 TL maddi tazminatının kaza tarihi olan 27.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
B-Birleşen Gebze 9. İş Mahkemesinin 2023/77 Esas ve 2023/161 Karar sayılı davanın kısmen kabul kısmen reddine,
1-Asıl dosyamızda hükmedilen 1.000,00 TL alacak ile mükerrer olmamak kaydıyla 648.656,33 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 27.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
2-Fazlaya dair arttırılan 1000,00 TL lik maddi tazminat talebinin reddine,
C-Birleşen Gebze 2. İş Mahkemesinin 2023/25 Esas ve 2023/22 Karar sayılı davanın kısmen kabul kısmen reddine,
1-60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
2-Fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine, .." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "...Tarafların istinaf başvurularının HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, .." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bu kaza nedeniyle, Mahkemece yapılan kusur incelemesinde, davalı işverenin ağır kusurlu olduğu tespit edildiğini, hükmedilen manevi tazminat, yüksek enflasyon ve paranın alım gücünün de düştüğü düşünüldüğünde az olduğunu, yargılama sırasında tazminat raporuna, geleceğe dönük ücret artışları, olası sistem değişiklikleri ve hatalar yönlerinden de itiraz olunduğunu, hükümde geleceğe yönelik değişmelerden ve hatalardan kaynaklanacak haklarımızın saklı tutulmaması, yargılama prensiplerine aykırı olduğunu, gerçeğin veya gerçeğe yakın ihtimalin (olayımızda ücretin) belli olması halinde varsayımsal artış yerine gerçek ücretlerin tazminat hesabında esas alınması BK.42, TBK.50 hükmünün sarih ve âmir muhtevası gerektiğini, belli olmayan dönemler yönünden daha yüksek oranlı artış yöntemi benimsenmesi gerektiğini, Mahkeme kararındaki yargılama gideri ve vekalet ücreti de eksik hesaplanmış olduğunu belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Davalılar vekilleri temyiz dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulundukları, dava konusu olayda tır aracında bulunan demirlerin forklift yardımı ile istiflenmesi sırasında meydana gelmiş ve bu olay akabinde davacı ... 27.03.2013 tarihinde kaza geçirdiğini, dava konusu kaza davacının iddialarının aksine, tamamen davacının ve diğer bağımsız işverenlerin dikkatsiz çalışması olduğu, birleşen Gebze 9. İş Mahkemesinin 2023/77 E. sayılı davası yönünden: derdestlik itirazı bulundukları, Gebze 1. İş Mahkemesinin 27.03.2023 tarihli ilamında ise açılan yeni dava için derdestlik itirazının ileri sürülemeyeceği kabul edilse de söz konusu husus hukuka aykırılık teşkil ettiğini, yerel mahkemenin 03.10.2023 tebliğ tarihli bilirkişi raporunda henüz dosya münderecatında SGK'dan gelen bir PSD cevabı bulunmamasına rağmen farazi miktarlar üzerinden hesaplama yapıldığını, müvekkili şirketlere fahiş oranda kusur atfedildiğini, müvekkili şirketler aynı holding çatısı altında faaliyet gösterdiklerinden aralarında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinde tanımlanan şekilde bir asıl işveren — alt işveren ilişkisi olmadığını belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık,iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir.
1- Davacı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 378.290,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin ve davalılar vekilinin hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre kusur belirlemesine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,
2. Davacı vekilinin ve davalılar vekilinin hükmedilen maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
3. Aşağıdaki temyiz harçlarının temyiz eden ilgililerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.