Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/1024 K.2025/7609
10. Hukuk Dairesi 2025/1024 E. , 2025/7609 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2019/447 E., 2021/380 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kurumun Adana Sigorta Müdürlüğünde sayılı dosyada davalı ... Adana Ticaret .....'nin işçisi olan sigorta sicil TC kimlik numaralı ...'ın davalı ... yönetimindeki ... plakalı otobüsün 29.10.2001 tarihinde ...plakalı kamyona arkadan çarpması ile meydana gelen trafik iş kazası nedeniyle malul kaldığını, meydana gelen iş kazası ile ilgili olarak Şereflikoçhisar Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/179 Esas ve 2003/468 Karar sayılı ilamında davalı ...'in meydana gelen kaza nedeni ile 8'de 8 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kendisine ödeme yapılan ...'ın davalı yanında sigortasız olarak çalıştırıldığını, meydana gelen iş kazası nedeniyle Şereflikoçhisar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/262 Esas 2007/144 Karar sayılı kararı ile toplam 13.280,88 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği, meydana gelen kaza nedeniyle İş Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü'nün 3. ve 4. maddeleri ve 506 sayılı Kanun'un 10. ve 26. maddesi gereğince işverenin kazada ve oluşan zarardan sorumlu bulunduğunu, fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla 107.931,16 TL peşin sermayeli gelir ile 348,73 TL SYZ'nin gelirin onay tarihi olan 27.06.2006 tarihinden, 300,80 TL SYZ'nin ise 25.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ... şirketinin poliçe limiti dahilinde sorumlu tutulmasına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçesinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile -300,80 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin ödeme tarihi 25.11.2010'dan itibaren davalı ... ve ... ..'dan yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davacı lehine tahsiline, -348,73 TL SYZ ile 107.931,16 TL peşin sermaye gelirinin ödeme tarihi 27.06.2006 tarihniden itibaren davalı .....'dan yasal faizi ile tahsiline, davalı ... (İsviçre) Sigorta .....'ye karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
.... Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı SGK Başkanlığı ve davalılardan ... .. Seyahat ...... vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2.Daire kararında; 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3.Dava, davalılardan ... .. Seyahat ...... tarafından işletilen ve ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüste servis elemanı olarak bulunan sigortalının, 29.10.2001 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu %36 oranında iş göremez duruma girmesi ile sigortalıya bağlanan gelir ile geçici iş göremezlik ödeneğinden oluşan Kurum zararının, sürücü ..., otobüs işleteni ... .. Seyahat ...... ile otobüsün zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan ... (..) Sigorta ......'den rücuan tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 10 ve 26. maddesidir. Öte yandan 506 sayılı Kanun'un 26. maddesinde belirtilen ve işveren yönünden belirlenen sorumluluk kusur sorumluluğu olup, aynı Kanun'un 10. maddesindeki sorumluluk ise kusursuz sorumluluktur. Davalı işverenin 506 sayılı Kanun'un 10. maddesine göre sorumluluğu; kusursuzluk ilkesine dayanır. İş kazasında işverenin hiç kusuru olmasa bile şayet sigortalının işe girişi süresinde Kuruma bildirilmemişse, Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarından 10. maddeye göre sorumlu tutulması gerekir. İşverenin, 506 sayılı Kanun'un 10. maddesine dayalı tazmin sorumluluğunun sınırlarının belirlenmesi konusuna çözüm getiren, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun, 15.03.1995 T., 1994/800 E., 1995/166 K. sayılı ilamında “...Hal böyle olunca Mahkemece yapılacak iş, hak sahiplerinin işverenden isteyebileceği tazminat (tavan) miktarını önce kusur durumunu hiç gözetmeksizin belirlemek ve belirlenen tazminat miktarını geçmemek üzere davalının olaydaki kusursuzluğu dikkate alınarak Borçlar Kanunu'nun 43 ve 44. maddeleri uygulanarak varılacak sonuç uyarınca rücu alacağına hükmetme...” gereği öngörülmüş olup; işverenin sorumluluk sınırlarının belirlenmesinde, kendisinin kusurlu olup olmaması etkili bulunmakta, işverenin kusursuz bulunduğu durumlarda, ilk peşin sermaye değerli gelir miktarı olarak ortaya çıkan tazminat tavanından, Borçlar Kanunu'nun 43 ve 44. maddeleri uyarınca, % 50'den aşağı olmamak üzere indirim yapılarak, işverenin sorumlu olduğu tazminat tutarının belirlenmesi gerekmektedir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olduğundan
bahisle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre davalı ....'ye ait poliçe limitinin kişi başı 11.000,00 TL olduğu, Mahkemenin 05.07.2007 2005/262 Esas ve 2007/144 sayılı ilamı ile Kurum zararının tazmini amacıyla davalı ... Şirketi hakkında Kurum zararının tazmini amacıyla 12.772,96 TL'ye hükmedildiği ve 28.01.2019 tarihinde davanın kesinleştiği, bu durumda ... Sigorta Şirketinin poliçe limitinin kalmadığı anlaşıldığından hakkında açılan davanın reddine, davacı Kurum tarafından davalılardan 107.931,16-TL peşin sermayeli gelir ile 348,73-TL SYZ gelirinin onay tarihinden itibaren tahsilinin talep edildiği, davalı işverenin sorumluluk sınırlarının belirlenmesinde, davalı sürücü ...’n %100 kusurlu olduğu, gerek Asliye Ceza Mahkemesi, gerekse de Şereflikoçhisar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/262 Esas 2007/144 Karar sayılı dosyasında davalı ...'in %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği, davalı işverenin kusursuz sorumluluğu kapsamında hakkaniyet indirimi sonrasında davacı Kurumun zararının %50’sinden sorumlu olacağı, bu nedenle davacı Kurumun fazlaya ilişkin talebi reddedilerek, davanın kısmen kabulüne 300,80-TL geçici iş göremezlik ödeneğinin ödeme tarihi 25.11.2010'dan itibaren davalı ... ve ... ..'dan yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davacı lehine tahsiline, 54.139,94-TL SYZ ile peşin değerli sermaye gelirinin ödeme tarihi olan 27.06.2006 tarihinden itibaren davalı .....'dan yasal faizi ile tahsiline, davalı ... (..) Sigorta .....'ye karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
.... Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararı kabul etmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin atfı ile 1086 sayılı Kanun'un 428 ve 439. maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 26. ve 10. maddeleri ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesi ile Borçlar Kanunu'nun 43. ve 44. madde hükümleri
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.