Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/307 K.2025/7457
10. Hukuk Dairesi 2025/307 E. , 2025/7457 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/938 E., 2024/2286 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 17. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/330 E., 2023/2 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalının mali müşavirlik bürosunda 01.12.2003-03.06.2016 tarihleri arasında kesintisiz ve sürekli olarak muhasebeci yardımcı personeli statüsünde çalıştığını, davacının davalı yanında 01.12.2003 tarihinde çalışmaya başlamış olmasına rağmen sigorta girişinin 19.03.2012 tarihine kadar yapılmadığını, müvekkilinin 10 yıl boyunca sigortasız çalıştırıldığını, müvekkilinin 2001 yılında emekli olduğunu davalı tarafça müvekkilinin emekli olması fırsat bilinerek işe girişinin yapılmadığı, sigorta primlerinin yatırılmadığını, çalışmanın başlangıcından itibaren tüm süre boyunca davalının müvekkiline para gönderdiğini, para gönderimlerinin zaman zaman müvekkilinin aylık ücreti, zaman zaman masraflar olduğunu, müvekkili tarafından davalının muhasebe işleri yaptığı çoğu şirketler adına ödemeler yapıldığını ya da ödemeler alındığını, 2003-2016 arasındaki dönemde müvekkiline ait Garanti Bankası... Nolu hesapların getirtilmesini istediklerini bu sebeple müvekkilinin 01.12.2003-19.03.2012 tarihleri arasında hizmet akdi ile davalı işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini davacının kendi nam ve hesabına ticaretle uğraştığını, müvekkilinin SMMM olarak 2004/Şubat ayında vergi mükellefi olduğunu, davacının 23.12.1999 tarihinde Bursa Mustafa Kemal Paşa Mal Müdürlüğünce açılan ihaleye katıldığını ve beş yıl müddet ile kum ocağı ihalesini aldığını, 2011 yılında kum ocağına ilişkin 6111 sayılı Kanun'dan yararlanmak için başvuruda bulunduğunu, davacının oğulları ... ve ... ... ... adına 16.11.2001 tarihinde ... ... Ltd. Şti. kurduğunu, oğlu ...'in ABD'ye gitmesi ile şirket hisselerini karısı ... ...'e devrettiğini, ...'in süresiz olarak ortak olmadığı şirkette tek başına müdür olarak atandığını, anılan firmanın 2001-2009 tarihleri arasında medikal malzeme alımı, gübre alımı konularında yoğun olarak alım satım faaliyetinde bulunduğunu, davacının anılan yıllarda davalının yanında sigortalı muhasebe yardımcısı olarak çalıştığı yönündeki iddiaların hukuken ve fiilen imkansız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacının ... Spor Ltd. Şti. ne 29.12.2008 tarihinde ortak olduğunu ve 17.02.2010 tarihine kadar bu ortaklıkta kaldığını bu ortaklık süresinde davacının maaşından SGDP kesildiğini, davacının 2011-2012 yıllarında Ankara Fırıncılar Odasında tahsilat elemanı olarak ücretli çalıştığını, Fırıncılar Odası Yönetim Kurulu tarafındarı 05.01.2011 tarih ve O1 sayılı yönetim kurulu kararı alındığını, davacının topladığı aidat ve bağışlar karşılığı el yazısı ve imzası ile gelir makbuzları düzenlediğini, davacının mal varlığı ve yaşam şeklinin emekli maaşı ve veya muhasebe yardımcı personeli olarak çalışmayla elde edilemeyecek derecede büyük olduğunu, müvekkilinin uzun yıllar mülkiyeti ...'e ait ofisi kiracı olarak kullandığını, ... Caddesi .... sokak .../... ... adresindeki işyerini davacı ile birlikte kullandıklarını, müvekkilinin anılan adresli işyerinin iki odasında 2004-2014 arası kiracı olarak muhasebecilik yaptığını, davacı ile müvekkili arasında işçi işveren ilişkisi olmadığını, uzun yıllar aynı ofisi kullanmadan kaynaklı duygusal ilişki yaşandığını, davacının bu durumu kötüye kullanması, tehdit ve şantaj yapması üzerine husumet başladığını, müvekkilinin Ankara Cumhuriyet Savcılığına 13.06.2016 tarihinde suç duyurusunda bulunduğunu, Savcılık tarafından davacının tüm adreslerinde eş zamanlı aramalar yapıldığını, cep telefonlarına ve bilgisayarlarına el konulduğunu, müvekkiline polis koruması verildiğini, konunun derdest olduğunu, davacının müvekkiline maddi manevi zarar vermek için kamu kurum ve kuruluşlarına asılsız ihbarlarda bulunduğunu, müvekkilinin bilgisayar kayıtlarındaki mükellefiyet bilgilerini kopyaladığını, özel ajandalarının fotokopilerini aldığını, müvekkilini Maliye Bakanlığına ve ASMMMO Odasına şikayet ettiğini, müvekkilinin tüm mükelleflerini tek tek gezerek özel hayata ilişkin yaşadıklarını anlatarak itibar kaybına yol açtığını, davacının SMMM belgesine sahip iki kişiyi ofisinde işe aldığını, müvekkiline ait firmaların muhasebelerini bu kişilere aldığını, müvekkilinin şikayeti üzerine ismi geçen kişilerin davacının yanından ayrıldığını, müvekkili tarafından haciz işlemi uygulattırdığını, Ankara 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/599 sayılı davasının müvekkili lehine sonuçlandığını, davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.
2.Feri müdahil cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminin yerinde ve yasal mevzuata uygun olup, davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde:
a. Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
b. Müvekkilinin, davalının yanında, iş akdiyle 01.12.2003 tarihinden beri tam zamanlı, kesintisiz ve aralıksız çalıştığını,
c. Bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.