Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/4756 K.2025/7413

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4756 📋 K. 2025/7413 📅 05.05.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/4756 E.  ,  2025/7413 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/289 E., 2025/37 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/242 E., 2024/123 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; esinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde, sıva ustası olarak çalışan davacının 20.05.2013 günü işyerinde geçirdiği iş kazası sonucu yaralandığını ve sürekli iş göremez hale geldiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili birleşen davada, 100.000 TL manevi tazminat ile bilirkişi raporunda tespit edilen 727.411,16 TL maddi tazminatın kaza tarihinden faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 14.03.2024 tarihli dilekçe ile dava dilekçesindeki 1.000,00 TL maddi tazminat talebini 2.211.948,91 TL olarak arttırdığını belirterek birleşen davadaki maddi tazminat talebi yönünden davanın usulden reddine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; inşaat işleri konusunda tecrübeli bir işçinin adeta bastığı yeri görmeden geri geri yürümesi ve çukura düşmesinin davacı işçinin kazaya tamamen kendi kusuruyla sebep olduğunun göstergesi olduğunu, iddiaların aksine iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin eksiksiz olarak alındığını, eğitimlerin tam ve eksiksiz olarak verildiğini, maluliyet oranına itiraz ettiklerini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulü ile "2.211.948,91 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 20.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen davanın kısmen kabulüne kısmen reddine maddi tazminat talebi yönünden açılan davanın derdestlik nedeni ile dava şartı yokluğundan usulden reddine, 80.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine manevi tazminat talebi yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının maluliyet oranı belirtilen hüküm ve ilkelere uygun tespit edildiğinden, maluliyete ilişkin oranlar arasında çelişki bulunmadığından davalının maluliyete ilişkin istinaf talebinin yerinde olmadığı, 20.05.2013 tarihinde yapımı davalı ... ... ve Mekanik Makine İmalat San. ve Tic. A.Ş. tarafından yürütülen fabrika ek binası inşaatında davacı sıva işçisi olarak çalışırken saat 08.30 sıralarında işyerinde 2,8 metre derinliğinde, üzeri açık vaziyette havuz (çukur) bulunmakla birlikte su hortumuyla temizlik yaptıktan sonra, hortumu toplarken arka tarafında bulunan üzeri açık havuzun zeminine düşmesi sonucunda yaralandığı iş kazasının meydana geldiği, 18.10.2020 tarihli raporda davalı taraf kazanın meydana gelmesinde başlıca etkili, davacı ise etkili kabul edilmiş olup aynı heyet tarafından 10.11.2020 tarihli ek kusur heyeti raporunda, davacı %30 oranında, davalı şirket %70 oranında kusurlu bulunduğu, her ne kadar SGK inceleme raporu ile eldeki dava dosyasındaki rapor uyumlu değil ise de, İzmir 9. İş Mahkemesi'nin 2020/157 Esas sayılı rücuan alacak dosyasında alınan 27.11.2020 tarihli kusur bilirkişi raporu ve 04.05.2021 tarihli kusur heyeti raporunda ve eldeki dava dosyasında alınan 18.10.2020 tarihli kusur heyeti raporu ve 10.11.2020 tarihli ek rapordaki kusur oranları birbiri ile uyumlu olduğundan kusura ilişkin itirazların yerinde bulunmadığı, davalı tarafın maddi tazminata dair somut ve gerekçeli olmayan itirazlarının yerinde görülmediği, tarafların sosyal ekonomik halleri, iş kazasının meydana geldiği tarih, tarafların kusur durumları, davacının sürekli iş göremezlik oranı gözetildiğinde, ilk derece mahkemesinin takdir edilen manevi tazminat miktarına ilişkin kararının isabetli olduğu gerekçesiyle davalının ileri sürdüğü istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden davalının istinaf başvurusunun esastan reddine; davacının vekalet ücretine dair istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının bu yönden kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurularak "asıl davanın kabulüne, 2.211.948,91 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 20.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen davanın kısmen kabulüne, maddi tazminat talebi yönünden açılan davanın derdestlik nedeni ile dava şartı yokluğundan usulden reddine,80.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine manevi tazminat talebi yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının kendi emniyet ve güvenliğini sağlamada gerekli özen ve itinayı göstermemesi sebebiyle kazada ağır kusurlu olduğunu, müvekkili şirket tarafından iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin eksiksiz olarak alındığını, davacı işçiye ve diğer tüm işçilere iş sağlığı ve güvenliği ile gerekli bütün ekipmanların sağlandığı, eğitimlerin tam ve eksiksiz olarak verildiğini, davaya konu kazada müvekkili şirketin %70 oranda kusurlu olduğu ile davacı işçinin %30 oranda kusurlu olduğunun kabulü ile bu kusur oranları esas alınarak verilen hukuka ve hakkaniyete aykırı kararı kabul etmenin mümkün olmadığını, davacı işçinin herhangi bir hareket engeli olmamasına ve aynı iş kolunda çalışmaya devam edebildiğinin bilinmesine karşın %33,2 oranında iş göremezlik derecesine hükmedilmesinin afaki olduğu, manevi tazminat talebinin reddi gerekirken 80.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
A) Davalı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362.maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. addesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
B) Davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davalı vekilinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgililerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.