Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/3715 K.2025/7350
10. Hukuk Dairesi 2025/3715 E. , 2025/7350 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3033 E., 2024/3444 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/327 E., 2024/172 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının ... Tur. Tic. San. Ltd. Şti. unvanlı iş yerinde 01.03.1991 tarihinde bir gün süreyle çalıştığı, 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi gereğince 18 yaşını doldurduğu 10.08.1994 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olduğu ve bu tarihten önceki çalışma süresinin prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, davacının, 01.10.1990 tarihinde bir gün süre ile çalıştığının 18 yaşını doldurduğu 01.03.1991 tarihininin sigorta başlangıç tarihi olarak tespitini karar talep etmiş ise de davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıya ait sigorta sicil dosyasının incelenmesinde; iş yerinde davacıya ait işe giriş bildirgesinin verildiği, ancak dönem bordrosunun verilmediğinin tespit edildiğini, bu nedenle; davacının işe giriş bildirgesi verildiği tarihte sigortalılığı başlatılamadığını, dönem bordoları bir işçinin ne kadar süre ile ve ne kadar ücretle çalıştığını gösteren belgeler olduğnuu, bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmadığını, aynı zamanda o kişinin iş yerinde fiilen çalışmış olmasının şart olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının, ... Tur. Tic. Ltd. Şti.'nin ... sicil numaralı iş yerinde hizmet akdine tabi olarak mülga 506 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalılığa tabi olarak asgari ücret karşılığında 01.03.1991 tarihinde bir gün süreyle fiilen çalıştığının tespitine davacının 18 yaşını doldurduğu 10.08.1994 tarihinin mülga 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık başlangıç tarihi olduğunun ve belirtilen tarihten önce davacının adına ödenen primlerin prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Davacının, ... Tur. Tic. Ltd. Şti.'ye ait olup, 01.01.1991 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamında bulunan iş yerinde; 01.03.1991 tarihinde işe girdiğine ilişkin, imzalı, davacının kimlik bilgileri ile uyumlu işe giriş bildirgesinin 27.03.1991 tarihinde davalı Kurum kayıtlarına intikal ettiğinin; sigorta sicil numarasının sonraki sigortalılık bildirimlerinde de kullanıldığının; davacının anılan tarihte çalıştığının (çay servisi) tanık beyanları ile de doğruladığının anlaşıldığı..." gerekçesiyle davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2., 3. maddesinin II. fıkrasının D bendi, 6., 9., 79., 108. maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının iş yerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği iş yerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir tereddüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu iş yeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.
Öte yandan, 506 sayılı Kanun'un 3. maddesinin II numaralı fıkrasına, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle eklenen (D) bendinde “El halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında yalnız iş kazaları ile meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigorta kolları uygulanır. Ancak bunlar istekleri halinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından 85. madde hükmüne göre isteğe bağlı sigortalı olabilirler.” düzenlemesine yer verilmiş, sonrasında 06.08.2003 günü yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanun'un 57. maddesiyle söz konusu bent ilga edilmiş olup yürürlükten kaldırmaya yönelik yasama işleminin geriye yürütüleceğine ilişkin herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığından, şu durumda 09.07.1987–05.08.2003 (dahil) dönemi bakımından bentte yazılı nitelikteki hizmetin 506 sayılı Kanun hükümleri gereğince uzun vadeli sigorta kollarına tabi zorunlu sigortalılık olarak değerlendirilemeyeceği belirgindir.
2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
3.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının, dava dışı ... San. Tur. Ltd. Şti. unvanlı işverenin ... sicil no.lu iş yerinden davacı adına 01.03.1991 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, iş yerinin 01.03.1991-30.06.1994 tarihleri arasında Kanun kapsamında olan büro iş yeri mahiyetli iş yerinden verilen 1991/1. dönem bordrosunda davacının adının yer almadığı ve 9 kişinin bildirilmiş olduğu, bunlardan 2 sinin vefat etmiş olduğu, 4 ünün dinlendiği, davacının ve davacı tanığı olarak dinlenen tanıkların anılan iş yerinde çay servisinde, halı açma işinde ve yardımcı işlerde çalıştığını beyan ettikleri, davacının beyanında iş yerinin turistik tesis olduğu, halı satışı yapılan,halıların dokunduğu, gelen misafirlere çay, kahve ikram edilen bir tesis olduğunu belirttiği, öte yandan iş yeri kapasitesinin ne olduğu, çay servisi-temizlik işinde ne kadar kişinin çalıştığı hususları tam olarak ortaya konmadan, Mahkemece bir kısım tanık beyanlarına ve dosyadaki diğer delillere göre yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
4.Tüm bu açıklamalara göre Mahkemece, öncelikle iş yerinin niteliği, kapasitesi araştırılmalı, bu kapsamda iş yerinin mahiyeti büro iş yeri olmasına karşın davacı ve tanıkların beyanlarında iş yerinin turistik tesis olduğu belirtilmekle, iş yerinin turistik tesis olup olmadığı, bu hususta sahip olması gereken belgeler (ruhsat vs.) de araştırılmak suretiyle iş yerinin niteliği tereddütsüz ortaya konmalı, iş yerinde tam olarak hangi işlerin yapıldığı, kaç kişinin halı dokuduğu, kaç kişi tarafından çay servisi-temizlik, halı açma vs. işlerinin yapıldığı belirlenmeli, bu kapsamda aynı işyerinden çay servisi-temizlik işleri yaptığı iddiasıyla açılan başkaca dava dosyaları olup olmadığı da araştırılarak bu husus da değerlendirilmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.