Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/10958 K.2025/7274
10. Hukuk Dairesi 2024/10958 E. , 2025/7274 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/248 E., 2024/227 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.01.1980 yılında ... ile evlenerek eşinin çalıştığı davalılara ait evde dadı olarak çalışmaya başladığını, müvekkilinin 1980-1991 yılları arasında davalı çiftin çocuklarına dadılık yaptığını, 1980 yılında davalılara ait Bebek’teki ... Apartmanında işe başlayan davacının, davalıların 1985 yılında ... Apartmanına taşınması ile burada çalışmaya devam ettiğini, 1991 yılında davalılardan ... ve ...’in annesi, Geri’nin eşi olan ...’ nin öldüğünü, yeniden evlenen davalı ...’nin yeni eşiyle başka bir evde yaşadığı için bu evi antika depolama ve satış yeri olarak kullandığını, davalı ...’ nin evinde halen 18.000 parçaya yakın antika olduğunu, müvekkilin eşiyle beraber bu antikaların tasnifi, bakımı, korunması ve satışı ile ilgilendiğini, evde yaşam olmadığı için ev hizmetleri ile değil, davalı tarafından getirilen antikaların korunması, temizliği, satışa hazırlanması, depolanması, alım için gelen kişilere gösterilmesi gibi işleri yaptığını, bu çalışması 09.01.2014 tarihine kadar devam ettiği halde davalılar tarafından sigortaya bildirilmediğini, müvekkilinin 13.12.2012 tarihinde sosyal Sigortalar Kurumu Beşiktaş Sosyal Güvenlik Merkezine şikayet dilekçesi vererek sigortalı olarak tespitini talep ettiğini, sigortanın bir yıl sonra 06.11.2013 tarihinde müvekkilini tespit için işyerine geldiğini ve müvekkilini 06.11.2013 işyerinde tespit ettiğini, sigorta müfettişlerinin tespite gelmesi ve işverene 30.10.2012 tarihinden tespit tarihine kadar ceza düzenlenmesi üzerine davalı tarafından ispiyonculukla suçlanıp 09.01.2014 tarihi itibariyle işten çıkarıldığını, müvekkilinin en son aldığı net maaşın 2.500 TL olduğunu ileri sürerek müvekkilinin 01.01.1980 tarihi ile 30.10.2012 tarihleri arasında davalılara ait işyerinde sigortalı çalışmasının tespitine ve Kurum kayıtlarının da bu şekilde düzeltilmesine, ödenmeyen primlerinin davalı işverenlerce ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1- Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının kocası ...’ın, müvekkilin evinde emekli olmadan önce ev işlerinde çalıştığını, davacının da onunla birlikte bir aile olarak ve ortak çocuklarıyla söz konusu evde yaşadıklarını, davacı ile müvekkil arasında bir işçi-işveren ilişkisi olmadığını ve kendisinin müvekkilin evinde çalışmasının hiçbir şekilde olmadığını, müvekkilin evinin depo olarak kullanılmaya başlandığının gerçek olmadığını, müvekkilin yaşadığı evde hobi olarak antika eşya biriktirdiğini, davacının 1980-1991 yıllarında müvekkil için dadılık yaptığını iddia etse de bunun gerçek olmadığını, davacı ve eşinin çift olarak farklı zamanlarda yine Bebek Mahallesindeki farklı birçok ailede ev hizmetlerinde çalıştıklarını, davacının müvekkil veya diğer davalılar için hiçbir hizmet vermediğini, davacı ile müvekkil arasında hiçbir bir işçi-işveren ilişkisi olmadığını, davacının söz konusu adresteki ikametini kendi rızasıyla ve sağlık sorunları sebebiyle sonlandırdığını beyanla davanın reddini istemiştir.
2- Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının blok şeklinde olmayan çalışmalarında 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş bulunduğunu, çalışmanın sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı ya da ne zaman bu niteliğe kavuştuğu üzerinde durulması, kapsam dışı dönemlerin tespitinin dikkate alınması gerektiğini, çalışma konusu işin niteliği, devamlılık gösterip göstermediğinin ve ücret konusunun titizlikle araştırılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
3- Davalılar ... ve ... beyan dilekçelerinde; davacının çocukken kendi bakımlarını üstlenmediği gibi ev hizmetlerinde de çalışmadığını, davacının eşi ... 'ın çalışan olması sebebiyle davacıyı tanıdıklarını belirtmişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 01.12.2015 tarihli kararı ile davacının davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine,
A-Davacının 01.01.1980 - 30.10.2012 tarihleri arasında davalı işverene ait 56992.48.01 sigorta sicil nolu işyerinde kesintisiz olarak çalıştığı,
B- Davalı işveren tarafından davalı Kuruma bildirilenler dışında;
01.01.1980 - 29.02.1980 tarihleri arasında 60 gün ve günlük 400,00 TL kazançla,
01.03.1980 - 31.03.1981 tarihleri arasında 390 gün ve günlük 401,40 TL kazançla,
01.04.1981 - 30.04.1981 tarihleri arasında 30 gün ve günlük 401,40 TL kazançla,
01.05.1981 - 31.01.1982 tarihleri arasında 270 gün ve günlük 675,00 TL kazançla,
01.02.1982 - 28.02.1982 tarihleri arasında 30 gün ve günlük 700,00 TL kazançla,
01.03.1982 - 31.12.1982 tarihleri arasında 300 gün ve günlük 743,33 TL kazançla,
01.01.1983 - 31.12.1983 tarihleri arasında 360 gün ve günlük 1.187,00 TL kazançla,
01.01.1984 - 31.03.1984 tarihleri arasında 90 gün ve günlük 1.204,20 TL kazançla,
01.04.1984 - 30.06.1984 tarihleri arasında 90 gün ve günlük 1.542,00 TL kazançla,
01.07.1984 - 31.12.1984 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 1.631,00 TL kazançla,
01.01.1985 - 30.06.1985 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 1.823,03 TL kazançla,
01.07.1985 - 30.09.1985 tarihleri arasında 90 gün ve günlük 1.823,03 TL kazançla,
01.10.1985 - 31.12.1985 tarihleri arasında 90 gün ve günlük 2.293,00 TL kazançla,
01.01.1986 - 30.06.1986 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 2.662,00 TL kazançla,
01.07.1986 - 31.12.1986 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 3.023,00 TL kazançla,
01.01.1987 - 30.06.1987 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 3.077,40 TL kazançla,
01.07.1987 - 08.07.1987 tarihleri arasında 8 gün ve günlük 4.400,00 TL kazançla,
09.07.1987 - 30.06.1988 tarihleri arasında 352 gün ve günlük 5.519,25 TL kazançla,
01.07.1988 - 31.07.1989 tarihleri arasında 390 gün ve günlük 9.366,00 TL kazançla,
01.08.1989 - 31.07.1990 tarihleri arasında 360 gün ve günlük 16.725,00 TLkazançla,
01.08.1990 - 31.07.1991 tarihleri arasında 360 gün ve günlük 30.774,00 TL kazançla,
01.08.1991 - 31.07.1992 tarihleri arasında 360 gün ve günlük 59.541,00 TL kazançla,
01.08.1992 - 31.07.1993 tarihleri arasında 360 gün ve günlük 107.709,00 TL kazançla,
01.08.1993 - 31.08.1994 tarihleri arasında 390 gün ve günlük 185.092,00 TL kazançla,
01.09.1994 - 31.12.1994 tarihleri arasında 120 gün ve günlük 243.834,00 TL kazançla,
01.01.1995 - 31.03.1995 tarihleri arasında 90 gün ve günlük 252.700,00 TL kazançla,
01.04.1995 - 14.11.1995 tarihleri arasında 224 gün ve günlük 271.542,00 TL kazançla,
15.11.1995 - 30.06.1996 tarihleri arasında 226 gün ve günlük 572.232,00 TL kazançla,
01.07.1996 - 31.07.1996 tarihleri arasında 30 gün ve günlük 628.860,00 TL kazançla,
01.08.1996 - 31.12.1996 tarihleri arasında 150 gün ve günlük 973.590,00 TL kazançla,
01.01.1997 - 31.07.1997 tarihleri arasında 210 gün ve günlük 1.264.410,00 TL kazançla,
01.08.1997 - 31.12.1997 tarihleri arasında 150 gün ve günlük 2.074.909,00 TL kazançla,
01.01.1998 - 31.07.1998 tarihleri arasında 210 gün ve günlük 2.634.187,50 TL kazançla,
01.08.1998 - 30.09.1998 tarihleri arasında 60 gün ve günlük 3.439.311,00 TL kazançla,
01.10.1998 - 31.12.1998 tarihleri arasında 90 gün ve günlük 3.556.069,50 TL kazançla,
01.01.1999 - 30.06.1999 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 5.007.450,00 TL kazançla,
01.07.1999 - 31.12.1999 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 6.070.000,00 TL kazançla,
01.01.2000 - 30.06.2000 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 8.161.800,00 TL kazançla,
01.07.2000 - 31.12.2000 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 8.830.800,00 TL kazançla,
01.01.2001 - 30.06.2001 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 10.402.950,00 TL kazançla,
01.07.2001 - 31.07.2001 tarihleri arasında 30 gün ve günlük 10.923.097,50 TL kazançla,
01.08.2001 - 31.12.2001 tarihleri arasında 150 gün ve günlük 12.483.540,00 TL kazançla,
01.01.2002 - 30.06.2002 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 16.502.055,75 TL kazançla,
01.07.2002 - 31.12.2002 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 18.648.375,00 TL kazançla,
01.01.2003 - 31.12.2003 tarihleri arasında 360 gün ve günlük 22.746.000,00 TL kazançla,
01.01.2004 - 30.06.2004 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 31.443.000,00 TL kazançla,
01.07.2004 - 31.12.2004 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 33.015.150,00 TL kazançla,
01.01.2005 - 31.12.2005 tarihleri arasında 360 gün ve günlük 36,33 TL kazançla,
01.01.2006 - 31.12.2006 tarihleri arasında 360 gün ve günlük 39,47 TL kazançla,
01.01.2007 - 30.06.2007 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 41,81 TL kazançla,
01.07.2007 - 31.12.2007 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 43,49 TL kazançla,
01.01.2008 - 30.06.2008 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 45,22 TL kazançla,
01.07.2008 - 31.12.2008 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 47,48 TL kazançla,
01.01.2009 - 30.06.2009 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 49,51 TL kazançla,
01.07.2009 - 31.12.2009 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 51,51 TL kazançla,
01.01.2010 - 30.06.2010 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 54,19 TL kazançla,
01.07.2010 - 31.12.2010 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 56,53 TL kazançla,
01.01.2011 - 30.06.2011 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 59,21 TL kazançla,
01.07.2011 - 31.12.2011 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 62,22 TL kazançla,
01.01.2012 - 30.06.2012 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 65,90 TL kazançla,
01.07.2012 - 30.10.2012 tarihleri arasında 118 gün ve günlük 69,91 TL kazançla,
11818 gün daha sigortalı olarak çalştığının tespitine,
Davacının ücrete ilişkin fazlaya dair talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
Mahkemenin 01.12.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum ve davalı işveren ... tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairece; "...Somut olayda davacı, 01.01.1980-30.10.2012 tarihleri arasında en son aylık net 2.500,00 TL ücretle çalıştığının tespitini istemiş, Mahkemece ise hizmet tespitine yönelik istem aynen hüküm altına alınarak, Kurum denetmeni tarafından tanzim edilen durum tespit tutanağı esas alınarak, denetmence tespit edilmeyen talep konusu dönemler yönünden asgari ücretin 2,23 katı oranında hesaplama yapılmak suretiyle prime esas gerçek kazanç belirlenmiştir. Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ile ortaya çıkan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulduğunda; sadece davacının sözlü beyanı ile 30.10.2012 ila 30.10.2013 arası bir yıl süreli hizmet ve prim yönünden tanzim edilen 06.11.2013 tarihli durum tespit raporu hükme esas alınarak, sigorta primine esas kazanç tutarı konusunda öngörülen yönteme uygun inceleme yapılmaksızın ve hizmet tespiti yönünden de yine eksik araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Mahkemece yapılacak iş; kendiliğinden araştırma yapılarak, davacının çalışmasının gerçekliği, işin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla, öncelikle davacının talep dönemi içerisinde, bordro tanığı olarak beyanı alınan ve davalının ev hizmeti mahiyetindeki konut işyerinde yatılı olarak çalıştığı anlaşılan ... ile evli olmasından ötürü mü, yoksa iddia olunduğu üzere çocuk bakımı, temizlik v.b. hizmetlerin ifası amacıyla mı konutta bulunduğu, bu noktada davacı ile işveren davalı arasında bağımlılık ilişkisi olup olmadığı, davacının iddia ettiği bir kısım ev hizmeti niteliğindeki eylemlerinin kendisi ve aynı konutta kaldığı eşinin rutin, gündelik ihtiyaçlarından dolayı mı, işveren davalıya hizmet amacıyla mı icra edildiği yeterince araştırılmalı; mevcut tanık beyanlarının, hüküm kurmaya yeterli olmadıkları gözetilerek, bordrolarda adı geçen ... ile davacının bir dönem bakımlarını üstlendiğini ileri sürdüğü davalının çocukları diğer davalılar ve aynı çevrede işyeri olan işveren ya da bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş diğer kişiler ilgili Kolluk ve Kurumdan sorulmak suretiyle saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, bunların bulunmaması halinde komşu evlerde, işyerinde yaşayanlar yine kolluk araştırması ile tespit edilerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı; sigortalının kayıtlarda gözükmeyen iddia ettiği çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu ile davacıya ödemelerin nasıl yapıldığı, çalışma gün ve saatleri gereğince yeterince araştırılmalı; dinlenen tanık beyanları arasında yeniden çelişki oluşması halinde bu çelişki giderilmeli; sigorta primine esas kazanç tutarı talebi konusunda ise açıklandığı üzere öngörülen yönteme uygun inceleme ve araştırma yapılmalı, durum tespit tutanağının yorum gücüyle, varsayıma dayalı olarak ve yasal mesnetten yoksun şekilde, tespit dışında kalan sürelere teşmil edilemeyeceği bilinmeli; böylece gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
2)Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde, "Hüküm sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir", hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgilidir.
Mahkemece, davacı yanca husumet yöneltilen diğer davalılar yönünden, herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın, bu davalılar yönünden hüküm tesis edilmemesi usul ve yasaya olup ayrıca bozma nedenidir..." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 30.04.2024 tarihli kararı ile davacının 01.01.1980 - 30.10.2012 tarihleri arasında davalı işverenlere ait 6151288.34.02 sigorta sicil nolu işyerinde kesintisiz olarak fiilen çalıştığı değerlendirilerek davasının kısmen kabul, kısmen reddine dair ilk kararla aynı yönde hüküm kurulmuştur.
C. 2'nci Bozma Kararı
Mahkemenin 01.10.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairece; "...1-Davacının talep dönemi içerisinde, bordro tanığı olarak beyanı alınan ve davalının ev hizmeti mahiyetindeki konut işyerinde yatılı olarak çalıştığı anlaşılan ... ile evli olmasından ötürü mü, yoksa iddia olunduğu üzere çocuk bakımı, temizlik v.b. hizmetlerin ifası amacıyla mı konutta bulunduğu, bu noktada davacı ile işveren davalı arasında bağımlılık ilişkisi olup olmadığı, davacının iddia ettiği bir kısım ev hizmeti niteliğindeki eylemlerinin kendisi ve aynı konutta kaldığı eşinin rutin, gündelik ihtiyaçlarından dolayı mı, işveren davalıya hizmet amacıyla mı icra edildiği hususunda yapılan araştırmada 1991 yılı öncesine ait bilgi sahibi olan tanık dinletilmediği görülmekle bu konuda araştırma yapılmalı,
Davacının bir dönem bakımlarını üstlendiğini ileri sürdüğü davalının çocukları diğer davalıların doğum tarihleri itibari ile davacının çalıştığını iddia ettiği talep dönemi başlangıcı olan 1980 yılında 3 ve 4 yaşında oldukları gözetilerek beyanları alınmalı,
Bordrolarda adı geçen ...’ın ve davalı Kurum tarafından bildirilen komşu işyeri ... Duna yanında bordrolu çalışan ... Çalışkan’ın bilgi ve görgüsüne başvurulmalıdır.
2- 6100 sayılı HMK'nın 297. ve 298. maddelerine göre Yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.
Bozma ilamında, tüm davalılar hakkında değerlendirme yapılarak hüküm tesis edilmesi gerektiği belirtilmiş ise de mahkemece gerekçede davalılar ... ve ... hakkında değerlendirme yapılmaksızın sadece hüküm fıkrasında “davalı işverenlere ait” ibaresine yer verildiği,
Sigorta primine esas kazanç tutarı talebi konusunda kararın gerekçesinde; “Davacının prime esas kazancının tespiti istemi yönünden ise ispat olunamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.” denildiği, ancak ilk bozma ilamına konu kararın hüküm fıkrasının aynen alındığı, böylece kararın gerekçesi ile çelişki oluşacak şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır..." gerekçesi ile Mahkemece verilen karar bozulmuştur.
D Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile: davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine,
a-Davacının, ev hizmetlerinde ikamet sakinlerine özgülenen hizmeti kapsamında işverenler ... ve ... (İzafeten yasal mirasçıları ... ve ... )nezdinde;
01.07.1984 - 30.10.2012 tarihleri arasında kesintisiz ve aralıksız olarak Kurum taban ücretleri altında kalmaksızın dönemin asgari kazanç miktarı ile 10.198 gün süre ile çalıştığının tespitine,
b-Tespit ve sigorta primine esas kazanç yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1- Davalılar ..., ... ve ... vekilleri temyiz dilekçesinde; Yerel Mahkemece verilen kararın yine usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ile davalı müvekkillerş arasında işçi- işveren ilişkisi bulunmadığını, bu durumun tanık anlatımları ile dosyada mübrez olduğunu, davacının eşinin davalı ...'nin işçisi olduğunu, davacının çocuk yaştaki davalılardan talimat alamayacağının da ortada olduğunu,... ve ... yönünden aktif husumet eksikliğinden davanın reddi gerektiğini, Mahkemenin görevli olmadığını, davacının sigortalı olarak kabul edilebilmesi için aranan ücretli ve sürekli çalışmış olma koşullarının ikisinin de gerçekleşmediğini, davacının sigortalı olarak tespit edilmesi hatalı olduğu gibi, sigortalılığa ilişkin dosyada yer alan tespitlerin de hatalı olduğunu beyan etmektedir.
2- Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davada 5 yıllık hak düşürücü sürenin resen nazara alınması gerektiğini, yetersiz tanık ifadesi üzerine hüküm kurulduğunu, Kurumun "fer'i müdahil" sayılacağından aleyhine hüküm kurulmaması ve Kurum aleyhine ücreti vekalete hükmedilmemesi gerektiğini, davacının hizmet akdiyle çalıştığı iddia edilen döneme ait belgelerin Kuruma verilip verilmediği ya da çalışmaların Kurumca tespit edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini, davacının işyerinde devamlı olarak hizmet akdiyle çalışmış olduğunu, tanık beyanları dışında, resmi, yazılı ve sağlıklı deliller ile ( işyeri kayıtları, ücret tediye bordrosu, makbuz, ticari defterler, zabıta kayıt ve defterleri, vergi karnesi vs…) ispatlanması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının Kuruma bildirilmeyen hizmet sürelerinin ve prime esas kazancının tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden ...'ye yükletilmesine,
Fazla alınan temyiz harcının istek halinde davalılardan ... ile ...'yi iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.