Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/11930 K.2025/7284
10. Hukuk Dairesi 2024/11930 E. , 2025/7284 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/552 E., 2024/489 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirkette 15.08.1997 tarihinden itibaren terzi pozisyonunda işe başladığını, iş yerinin 1997 yılından bu yana ..., ... ve ... no.lu iş yeri kodlarını kullandığını, işten ayrılma tarihine kadar (askerlikten bir hafta önce, askerlikten bir hafta sonraki dönem haricinde) çalıştığını, sigorta primlerinin yaklaşık 4 yıl kadar eksik yatırıldığını belirterek davacının davalı iş yerinde 15.08.1997-19.05.1999 ve 03.12.2000-23.08.2016 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığınının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1- Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının mesnetsiz ve hukuk dışı olduğunu, davacının müvekkili şirket bünyesinde dönem dönem çalıştığını, kendi isteği ile çıktığını, kendi isteği ile geri döndüğünü, çalıştığı alanda elemana ihtiyaç olduğundan buna göz yumulduğunu, şirketin davacıya her zaman kapısını açtığını, iş akdine son vermediğini, son iş akdini de davacının feshettiğini, 15.08.1997- 03.10.1997 arası çalıştığını, bundan 5 yıl sonra tekrar başvurduğunu, 08.01.2003 - 01.04.2003 arası 3 ay, 01.09.2003-31.01.2004 arası 5 ay çalıştığını, çok deneyimli olması nedeni ile giriş çıkışlarına iyi niyetle müsamaha gösterildiğini, 17.04.2004 tarihinde tekrar işe başlayarak 31.08.2016 tarihine kadar neredeyse 12 yıldan fazla bir süre aralıksız çalıştığını, şirketlerinin saygın bir şirket olduğunu, iddia edildiği gibi 4 yıllık bir sigorta yapılmaması bir yana tüm işçilerin sigortalarının ilk günden itibaren eksiksiz yatırıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2- Fer'i müdahil Kurum tarafından davaya cevap verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.06.2022 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne;
Davacının davalı işverene ait;
-...-... sicil numaralı iş yerinde; 04.10.1997-19.05.1999 tarihleri arasında 585 gün;
-...-... sicil numaralı işyerinde;
-03.12.2000-07.01.2003 tarihleri arasında 766 gün,
-02.04.2003-31.08.2003 tarihleri arasında 152 gün,
-01.02.2004-16.04.2004 tarihleri arasında 76 gün,
-2007/5 döneminde 3 gün,
-2007/6 döneminde 3 gün,
-2008/9 döneminde 27 gün,
-2008/10 döneminde 15 gün,
-2009/1 döneminde 3 gün,
-2009/3 döneminde 2 gün,
-2009/6 döneminde 2 gün,
-2010/4 döneminde 1 gün,
-2010/6 döneminde 1 gün,
-2011/3 döneminde 1 gün,
-2013/11 döneminde 1 gün,
-2014/7 döneminde 1 gün olmak üzere; toplamda Kuruma bildirilen süreler hariç 1639 gün süre ile asgari ücret karşılığı sigortaya tabi hizmetle çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 28.06.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 13.10.2022 tarihli kararı ile davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.10.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...HMK'nın 31. maddesi kapsamında davacıya davasını somutlaştırması yükümlülüğü çerçevesinde hangi tarihte, hangi adreste, kimlerle çalıştığı, hangi işi yaptığı, çalışmasının sürekli olup olmadığı, işe ara verip vermediği hususları sorulmalı, hangi bankadan ücret aldığı da sorularak dekont varsa ibraz etmesi ve ilgili Bankaya müzekkere yazılmalı; bildirim dışı kalan dönemlerde birlikte çalıştığını söylediği kişiler tanık olarak dinlenilmeli, tanık beyanları arasında çelişki oluşursa giderilmeli, dinlenen tanıkların hizmet döküm cetvelleri getirtilmeli, bu konuda yeterli ve gerekli tüm soruşturma yapılarak eylemli çalışmanın var olup olmadığı, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir... "gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının davalıya ait iş yerlerinde 15.08.1997-19.05.1999 ile asker dönüşü 03.12.2000-23.08.2016 arası asgari ücretle hizmet akdine dayalı olarak kesintisiz çalıştığının, toplam 1645 gün hizmetinin bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece tanık beyanları arasındaki somut çelişkilerin hiçbirinin giderilmediğini, verilen kararın bozma ilamına açık bir biçimde aykırı olduğunu beyan etmektedir.
2. Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacı yanın sigortalılığının tespitini talep ettiği tarihlerin tamamı yönünden kabul kararı verilmemişken davanın kısmen kabulü yerine davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacının dönem dönem farklı iş yerlerinde çalıştığı, çalışmaya ara verdiği hususlarının sabit olduğunu, çalışma olgusunun hiç bir duraksama ve tereddüte yer vermeyecek şekilde ispat edilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalı iş yerinde 15.08.1997-19.05.1999 ve 03.12.2000-23.08.2016 tarihleri arasında geçen hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.
1- Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen iş yerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik alacakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
2- Somut uyuşmazlıkta, bozmaya uyulmuş ise de, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün olmadığı gibi, usulüne uygun hüküm de oluşturulmamıştır.
3- Mahkemece toplanan delillere göre; davacının uyuşmazlık konusu dönemde davalı şirkete ait ..., ... ve ... sicil numaralı üç ayrı iş yerinden bildirimlerinin bulunduğu, bu iş yerlerinden ... ve ... sicil numarası ile kayıtlı olan iş yerlerinin " ... Bölgesi" adresinde, ... sicil numaralı iş yerinin ise "... OSB... Sokak No: .../1 ..." adresinde kayıtlı gözüktükleri, davacı adına verilen 15.08.1997 tarihli işe giriş bildirgesinde ise işyeri adresinin ".../... Blok ..." olduğu, dinlenilen tanıkların beyanlarına göre davalı şirkete ait iki ayrı fabrika iş yerinin bulunduğunun tespit edildiği, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında davacının beyanı alınmış ise de; davacıdan davalı şirkete ait iş yerlerinden hangi adreste, hangi tarihlerde çalıştığı hususlarının sorulmadığının anlaşılması karşısında somutlaştırma yükümlülüğü gereğince öncelikle davacının yeniden beyanı alınmak suretiyle talep konusu dönem içerisinde davalı şirkete ait hangi iş yerinde ne kadar süreyle çalıştığı netleştirilmeli, buna göre davacının çalışma süreleri hakkında infaza elverişli bir şekilde hüküm kurulmalıdır.
4- Öte yandan davalı işveren tarafından sunulan iş yeri kayıtlarına göre 2008 yılı 10. ay puantaj kaydı imzalı olup, davacı tarafça imzasının inkar edilmediği de gözetilerek 2008/10. ay dönemi için 15 günlük daha hizmetinin bulunduğu yönündeki Mahkeme kararı da hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
5- İnceleme konusu eldeki davada, Mahkemenin 28.06.2022 tarihli ilk kararında, davacının davalı şirket nezinde 2014/7. ayına kadar, Kuruma bildirilen süreler hariç toplam 1639 gün süreyle çalıştığının tespit edildiği, Mahkemece reddedilen 2014 yılı 7. aydan sonraki döneme ilişkin davacı tarafın temyiz isteminin bulunmadığı, buna göre sübuta ermeyen 2015 yılı 7., 11. ve 12. aylarda 1'er gün ile 2016 yılı 4. ayda 3 gün olmak üzere toplam 6 gün daha fazla çalıştığına dair davacı lehine hüküm kurulması da usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir
VI. KARAR
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.