Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/5065 K.2025/7353

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/5065 📋 K. 2025/7353 📅 30.04.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/5065 E.  ,  2025/7353 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1864 E., 2024/2502 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/840 E., 2023/154 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 15.11.1990 tarihi olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, hizmet akdi ile davalı işverene bağlı olarak fiilen çalışıldığının ispatlanmasını, çalışmanın niteliği ve ödenen ücretin somut deliller ile ispatlanmasını, kurumun Resmi kayıtlarının incelenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının ... sicil numaralı ... San. ve Tic. A.Ş. adlı iş yerinde 15.11.1990 tarihinde sigortalı olarak 1 gün çalıştığının tespitine, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin (18 yaşını ikmal ettiği tarih olan) 28.06.1997 olduğunun tespitine, 18 yaşını ikmal ettiği bu tarihten önceki çalışma süresinin mülga 506 sayılı Kanun'un 60/G hükmü gereğince sadece prim ödeme gün sayısına dahil edilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, eksik araştırma ve inceleme ile sonuca gidildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2, 6, 9, 60. madenin (G) bendi, 79,108. hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kaun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada,mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı ... Dik. San. Tic. A. Ş. ünvanlı işverenin ... sicil no.lu işyerinden 15.11.1990 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, 28.06.1979 doğumlu davacının işe giriş bildirgesi tarihinde 11 yaşında olduğu, konfeksiyon mahiyetli iş yerinin 01.03.1988-31.10.2012 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, işyerinden dava konusu 1990 /3. Döneme ilişkin dönem bordrosunun verilmediği,buna karşın 1 ve 2. Dönem bordroları ile 1991/1-3,1992/1-3 ve 1993/1-3 arasındaki dönem bordrolarının dosyaya gönderilmiş olduğu,geniş çaplı yapılan komşu araştırmasında komşu işyeri tespit edilemediği,öte yandan işyerinden dava konusu dönem öncesi çalışmaları olanlardan 3 kişinin davacı tanığı olarak dinlendiği,talep tarihi sonrası işyeri çalışanlarından dinlenen olmadığı, 11 yaşında olan davacının tam olarak işyerinde ne yaptığı dolayısıyla fiili çalışmanın tam olarak ispatlanmadan anılan tanık beyanları ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
3.Buna göre, Mahkemece, dava konusu tarihte 11 yaşında olan davacının işyerinde ne iş yaptığı,kimlerle birlikte çalıştığı hususunda beyanı alınmalı,dava konusu dönemden sonraki 1991 yılında da çalışması olanlardan yeteri kadarı dinlenmeli,11 yaşındaki davacının hangi işi yaptığı hususunda da beyanları alınmalı, taraflardan davacının çalışmasını bilebilecek olanların kimler olabileceği hususunda beyanları alınarak bu kişilerin sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı, böylelikle, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.