Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/902 K.2025/7300

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/902 📋 K. 2025/7300 📅 30.04.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/902 E.  ,  2025/7300 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/437 E., 2024/743 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle; davacının 01.01.2010 tarihinden 2014 yılı sonuna kadar davalı iş yerinde çalıştığını, davacının 02.04.2012 tarihine kadar sigortasız çalıştırıldığını fark etmediğini, sigortasının yapıldığını ve primlerin ödendiğini sandığını ancak 01.01.2010 - 02.04.2012 tarihleri arasındaki sigorta bildirimlerinin yapılmadığını beyanla sigorta başlangıç tarihinin 01.01.2010 olarak tespiti ile bu sürelerde yatırılmayan günlerin davalı tarafından yatırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili özetle; dava dilekçesinde yer alan iddia ve talepleri kabul etmediklerinin davacının davalı iş yerinde 02.04.2012 tarihinde çalışmaya başladığını, davacının bu tarihte işe başladığının SGK kayıtlarından anlaşılacağını, sigorta başlangıç tarihi olarak belirtilen tarihi kabul etmediklerinin, Mahkeme tarafından komşu iş yerlerinden bu konuda araştırma yapılması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.06.2021 tarihli kararı ile "Davanın kısmen kabulü ile
1-Davacı ...’ın 02.09.2010-01.04.2012 (bu tarihler dahil) tarihleri arasındaki dönemde kesintisiz olarak hizmet akdi ile sigortasız olarak 570 prim günü dönem asgari ücreti ile davalı ... Gıda Tekstil İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketinde çalıştığının ve bu sürelere ilişkin yatırılmayan primlerin davalı işveren tarafından yatırılması gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 17.11.2023 tarihli kararı ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 28.03.2024 tarihli ilamında, "...Somut olayda, davacının aynı hizmet süreleri ile ilgili olarak işçilik alacakları davası açmış olup bu davada davacının işe başlangıç tarihi 02.04.2012 tarihi olarak hesaplanıp karara bağlanmış ve bu karar davacıya tebliğ edilmiş olmasına rağmen temyiz edilmeden kesinleşmiştir.
Kesinleşen işçilik alacakları davası hizmet tespiti davalarında güçlü delil niteliğindedir. Mahkemece bu delil değerlendirilmeden sadece tanık beyanlarıyla eksik araştırma ile hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın reddine" karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davanın kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
2. Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
3. İnceleme konusu eldeki davada, davacı 01.01.2010-02.04.2012 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiş olup Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiş ise de verilen kararın eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
4. Mahkemece, bozma öncesinde davanın kısmen kabulüne dair verilen karar kesinleşen işçilik alacakları davasının da değerlendirilmesi yönünden bozulmuş olup Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiş ise de işçilik alacakları davası ile ilgili karar, davacının kararı temyiz etmemesi nedeniyle Yargıtay denetiminden geçmeden kesinleşmiş olup hizmet sürelerine ilişkin olarak Mahkemece kesinleşmiş bir kabul bulunmamaktadır. Bu nedenle Mahkemece işçilik alacakları dosyasında toplanan deliller de değerlendirilmek suretiyle bu davadaki toplanan delillerle de karşılaştırılarak davacının talebine konu dönemdeki fiili çalışma durumunun varlığı araştırılmalı, kesinleşen ve dava konusu dönemde çalıştığı belirtilerek açılan işçilik alacakları davası ile bu davada toplanan delillerden hangilerine değer verildiği tartışılıp belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bozma ilamına yanlış anlam verilmek suretiyle doğrudan red kararı verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.