Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15083 K.2025/7297
10. Hukuk Dairesi 2024/15083 E. , 2025/7297 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/236 E., 2024/362 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 2015 yılı Ocak ayında davalı işverene ait Umurlu Mezbahası karşısında bulunan besihanede çalışmaya başladığını, davalının bugüne kadar, davacının işçi olarak çalıştığına dair yasal bildirimde bulunmadığını, 21.03.2015 tarihinde işyerinde çalıştığı sırada, işyerinin girişinde bulunan demir kapının davacının üzerine düşmesi şeklinde iş kazası geçirdiğini, davacının ağır şekilde yaralandığını, 15.04.2015 tarihine kadar yoğun bakımda kaldığını, tedavisinin halen devam ettiğini, iş göremez duruma geldiğini, olayla ilgili olarak Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/7301 soruşturma numaralı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, davalının, besihanenin sıva işleri için davacı ile anlaştığını, dava konusu kazanın da işbu sıva işleri esnasında meydana geldiğini, kaza ile ilgili 14.07.2015 tarihinde davalı Kuruma başvuru yapıldığını, başvuru sonucu idari soruşturma başlatıldığını, davacı tarafa geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi, sürekli iş göremezlik geliri bağlanması ve diğer zararların karşılanması için, davanın iş kazası olduğunun ve iş göremezlik derecesinin tespitinin gerektiğini, bu sebeple dava konusu olayın iş kazası olarak ve davacının iş göremezlik derecesinin tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... 28.08.2015 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle, davacının işçisi olmadığını, davacının 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı sayılmayan sıva, inşaat ustası olduğunu, davacı ile hayvan damının duvarlarının sıvanması için Borçlar Kanunu 470. maddesi ve devamı uyarınca düzenlenen ... sözleşmesinin sözlü olarak yapıldığını, masrafları kendisinin karşıladığını, davacının da sıva işlerini yaptığını, davacının kendisine kolaylık olması bakımından hayvan damının kapısını çıkardığını, bu sebeple yaralandığını, geçirdiği kazaya kendisinin sebep olduğunu, dava konusu olayda davacının kusurunun bulunduğunu ve davanın reddini talep etmiştir.
Davalı SGK vekili 04.09.2015 havale tarihli dava dilekçesinde özetle, davacının 14.07.2015 tarihinde dava konusu kaza sebebi ile Kuruma başvurduğunu, başvurusunda, çalışma bildiriminin diğer davalı tarafça Kuruma yapılmadığını ileri sürerek iş kazasına ve maluliyet oranının tespiti ile sürekli iş göremezlik gelirinin bağlanmasını talep ettiğini, 24.07.2015 tarihli yazı ile hizmet tespiti için talebin Denetmenler servisine intikal ettirildiğini, Kurumda, diğer davalı ile ilgili işyeri tescil kaydının bulunmadığını, davacının işbu davayı 05.08.2015 tarihinde ikame ettiğini, kuruma başvuruyu 14.07.2015 tarihine yaptığını, 5521 sayılı Kanun'un 7/3. maddesi uyarınca dava açılmadan önce Kuruma başvuru zorunluluğunun bulunduğunu, müracaata 60 gün içinde cevap verilmez ise taleplerin reddedilmiş sayılacağını, davacının yasal süre dolmadan davayı ikame ettiğini, bu sebeple davanın açılmasında hukuki yararının bulunmadığını ve davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.01.2023 tarihli kararı ile "1-Dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 25.01.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 13.07.2023 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.07.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 08.02.2024 tarihli kararı ile "... Somut olayda, 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca iş kazası olduğunun tespit edildiğine dair SGK Başkanlığının yazısı nezdinde, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de aslen Kurumca alınan karar tek taraflı ve sadece davalı Kurumu bağlayacak olup, uyuşmazlığın tüm taraflar yönünden kesin surette çözülmesi gerektiğinden, diğer davalı bakımından da söz konusu olayın araştırılması, 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinde belirlenen şartları taşıyıp taşımadığı ve devamla iş kazası olup olmadığı hususunun belirlenmesi gerekmektedir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.02.2023 tarih ve 2022/10-287 Esas ve 2023/83 Karar sayılı hükmü de bu yöndedir." gerekçesiyle söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-Davanın kabulüne, davacının, davalı işveren ... bünyesinde çalışmaktayken 21.03.2015 tarihinde geçirdiği kaza olayının 5510 sayılı Kanun hükümleri gereğince iş kazası olduğunun ve söz konusu iş kazasından kaynaklı davacının meslekte kazanma gücünü %57 oranında kaybetmiş sayılacağının tespitine" karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın reddi gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş kazası ve iş göremezlik derecesinin tepiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.