Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/4849 K.2025/7381

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4849 📋 K. 2025/7381 📅 30.04.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/4849 E.  ,  2025/7381 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/404 E., 2025/8 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının, ... Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. ünvanlı iş yerinde 27.01.1992-27.04.1992 tarihleri arasında çalıştığını, işe giriş bildirgesinin de Kuruma verildiğini ancak dönem bordrosu verilmediği gerekçesiyle bu tarihin sigorta başlangıç tarihi olarak kabul edilmediğini ileri sürerek davacının anılan tarihler arasındaki çalışmaların tespitine karar verilmesini talep etmiş; 04.03.2020 tarihli oturumda talebini daraltarak sigortalılık başlangıç tarihinin 27.01.1992 tarihi olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, işe giriş bildirgesi verilmesine rağmen işverence dönem bordrosu verilmediğini, çalışma olgusunun hiç bir tereddüte mahal verilmeden ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.01.2022 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davacının sigorta başlangıç tarihi 18 yaşını tamamladığı 21.10.1987 tarihi olmak üzere, ... sicil numaralı iş yerinde 01.08.1987 tarihinde 1 gün hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine, tespitine karar verilen 1 günlük sigortalılık için yatırılacak primin, prim ödeme gün sayısına dahil edilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 07.01.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 07.02.2023 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA KARARI
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.02.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 17.05.2023 tarihli kararı ile "...davalı şirkete ait ... sicil no.lu iş yerinin adresi mahiyeti Kanun kapsam dönemini içerir şekilde tescil bilgileri ile iş yerinin 15.10.1991 tarihinde kanun kapsamına alınıp aynı gün itibariyle kapsamdan neden çıkarılmış olduğu hususu davalı Kurumdan sorulmalı, davalı Kurum tarafından anılan iş yeri ile ilgili kapsam, mahiyet ve adresi ile ilgili gelen bilgilere göre kapsam ve dava konusu dönem itibariyle iş yeri adresine talep konusu dönemdeki komşu iş yerleri vergi dairesi, belediye ve SGK’dan resen araştırılarak, komşu iş yeri sahipleri ve sigortalı çalışanları yöntemince tespit edilerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı, öte yandan, davacının talep tarihi ve iş yerinin Kurumdaki ilk tescil tarihi de belirtilmek suretiyle ilgili vergi dairesinden vergi mükellefiyet durumu ve ilgili kayıtları getirtilmeli, dosyada dinlenmiş olan tanık beyanlarında işin niteliğinin otomobil koltukları içine konulan malzeme üretimi şeklinde belirtilmiş olmasına göre söz konusu yapılan işin niteliği ile davalı şirketin ... Okul cad.No:10-12-14 no. Bursa adresinde şirketin iş yerine ilaveten depo iş yeri açıldığına ilişkin 04.03.1992 tarihli vergi yoklama tutanağında belirtilen işin nitelik olarak farkı yada aynılığı da tespit edilmek üzere davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.
..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Dava dosyası içerisinde yer alan yazılı deliller, tanık anlatımları, bilirkişi raporu ve Yargıtay bozma ilamındaki gerekçe birlikte ele alındığında mahkememizce, davanın, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 27.01.1992 olduğunun tespiti talebine ilişkin olduğu, dava dışı işveren tarafından davalı kuruma verilen 27.01.1992 tarihli sigortalı işe ilk giriş bildirgesinin aslının davalı Kurumdan getirilerek bildirge üzerinde bulunan imzanın davacıya ait olup olmadığı yönünden 21.10.2020 tarihli bilirkişi raporu alındığı, bilirkişi raporunda, bildirge üzerinde yer alan imzanın davacının eli ürünü olduğu yönünde görüş bildirildiği, bununla beraber davalı tarafça bildirgenin sahte olduğu yönünde herhangi bir iddia ve savunmanın ileri sürülmediği, dolayısıyla dava dışı işveren tarafından davalı kuruma verilen bildirgenin geçerli olduğunun kabulünün zorunlu olduğu, toplanan delillerle süresinde Kurum kayıtlarına geçen ve sahteliği savunulmayan işe giriş bildirgesinin en azından davacının dava dışı işveren iş yerinde 1 (Bir) gün eylemli çalıştığının karinesini oluşturacağı hususu ile Mahkemece dinlenen tanık ifadesinde davacının dava dışı işveren iş yerinde çalıştığının ifade edilmesi karşısında davacının, dava dışı işveren iş yerinde 27.01.1992 tarihinde eylemli olarak çalıştığının kabulünün gerektiği, Mahkemece bozma kararından sonra davalı Kurumdan celp edilen 29.02.2024 tarih ve 91000093 sayılı cevabi yazıda, dava dışı işveren şirketin kanun kapsamından çıkış tarihinin 31.03.1994 olarak güncellendiğinin bildirildiği, dolayısıyla davacının işe giriş bildirgesinin verildiği tarihte dava dışı şirketin Kanun kapsamında kaldığının kabulü gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak.... " gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının, davacının dava dışı ... sicil numaralı ... Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. ünvanlı iş yerinde sigorta başlangıç tarihinin 27.01.1992 tarihi olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın reddinin gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve bu tarihin sigortalılığının başlangıç tarihi olarak tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2., 6., 9., 79., 108. hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının iş yerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği iş yerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu iş yeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada,mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, bozma hükmüne uyularak yapılan yargılamada, sentetik elyaf imali mahiyetli ... sicil no.lu iş yerinin 15.10.1991-31.03.2004 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu, iş yerinden 1992 yılında bordro verilmediği belkirtilerek 1993/1-3. dönemler ile 1994/1. dönem bordrosunun gönderildiği, geniş çaplı yapılan komşu iş yeri araştırmasında yeni bir komşu iş yeri tespit edilemediği, bozma öncesi davacı tanığı olarak dinlenen ... ile ... adına dava konusu iş yerinden işe giriş bildirgesi verilmediğinin bildirildiği, böylelikle eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, tarafların da beyanları alınarak davacının çalışmasını bilebilecek olan kişiler tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, fiili çalışmanın tereddütsüz şekilde varlığının ortaya konulmaması halinde ise davanın reddinin gerekeceği gözetilmelidir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple,
Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.